Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • Kaymakamlık kenti olan Peri’de Bidayet Dairesi (İlk mahkeme) bulunur. Haftada iki üç kere toplanıp hem halkın meselelerini hem de katillerin davalarını hükme bağlarlar. Anayasaya göre, bu kurulda biri sivil, diğeri ruhani (kentin papazı veya rahibi) olmak üzere iki de Hristiyan (Ermeni) hazır bulunur. Sf. 99, 102  Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan,…

  • Yasalar örümcek ağına benzer, güçlü olanlar deler geçer güçsüzler takılır kalırlar. Sf. 133 Alıntı; Musa’nın Gül’ü – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları 6. Basım Mayıs 2007 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • 28 Aralık 2005 tarihli gazetelerde Abdullah Gül’ün oğlu Ahmet Münir Gül’ün adı kazaya karışıyor, kaza sonucu bir kişi hayatını kaybediyor, bir kişi ise yaralanıyordu. Bu olaydan önce Tayyip Erdoğan’ın oğlu Sanatçı Sevim Tanürek’e çarparak onun ölümüne sebep oluyordu. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu Abdullah Unakıtan 34 DM 8144 plakalı Range Rover cipiyle başka bir araca…

  • 10 Temmuz 1792’de “Tecdid: Kanun-ı tımar ve zeamet” çıkarılır; Savaşa katılmayanların tımar hakkı ellerinden alınır, görevini layıkıyla yapanlara verilmesi mecburiyeti gelir. Birçoğu esnaflık, ticaret yapan yeniçerilerin askeri inzibat ve terbiyeden uzak kalmaması için haftanın belli günlerinde talim ve terbiye yapması kuralı getirilir. İrsad-ı cedid adlı yeni hazine oluşturulur. Tütün, kahve, şarap (ferman ve beratlardan alınan…

  • Tımar sistemi XVI. yüzyıl sonlarına doğru büsbütün yozlaşır. Murat III’ten itibaren bozulma başlar, sadrazam ve serdar kişiler “eskiden büyük bir hikmet ile vaz olmuş” bulunan kanunları ihmal ederek “rüşvet sebebiyle” tımar sahiplerini gelişigüzel azleder. Sf. 171 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım…

  • XVIII. yüzyılda Osmanlı, bilinen Abbasi hilafet anlayışını canlandırır ve padişah bütün Müslümanların tek meşru halifesi olarak görülmeye başlanır. Bu görüş 1876 Anayasasının maddelerine yansır. Sf. 166 Hatta XVII. yüzyıldan itibaren, padişahların şeriata aykırı hareket ettiklerine dair şeyhülislam tarafından verilen fetvalarla tahttan indirildikleri bilinir. Selim III’ün halli için Şeyhülislam Ataullah Efendinin verdiği fetvada, onun, “saltanat tahtında…

  • Kanunname, Osmanlı İmparatorluğu’nda şer’i hukukun yanında idari, mali, cezai, çeşitli hukuk alanlarına ait olmak üzere padişahların emir ve fermanlarıyla konmuş olan kânun ve nizamları bir araya toplayan mecmualar veya bu kanunlardan belirli bir zümre veya alana ait olanlardan birine denir. Bazen kanun yerine “yasa” veya “yasak” ve kanunname yerine de “yasak-name” deyiminin kullanıldığı olur. Osmanlı…

  • İzledikleri dinsel siyasete karşın, Büyük Selçuk İmparatoru ve halefleri zamanında eski Türk devlet teşkilatından ve örfi kaza normlarından birçok şey İslam hukukuna göre yasaktır. Moğol istilası birçok Türk-İslam devletlerinde milli geleneklerin daha fazla nüfuz ve önem kazanmasına neden olur. Moğollar ve Timurlular döneminde Türk ulusal devlet teşkilatının ve “yasanın” şeriattan ve İslami denilen devlet nizamlarından…

  • Hüseyin Baybaşin açıklıyor: “Behçet Cantürk ne iş yapıyor ise Yahya Demirel’le ortaktı. Yahya Demirel, yeraltı dünyasıyla ilişkilerini sürdürebilmek için Behçet Cantürk’ü kullanıyordu. Yani Cantürk’ün saygınlığından, kişiliğinden yararlanıyordu. Yahya Demirel haftanın belli günlerini Behçet Cantürk’ün Mecidiyeköy’deki yazıhanesinde geçiriyordu. Behçet Cantürk’ün yaptığı tüm gayrimeşru işlerden Demirellerin haberi vardır. Behçet Cantürk Türkiye’nin en büyük kredi kullanma imkânına sahipti.…

  • Behçet Cantürk’ün tahliye edilmesinin ikinci bir nedenini de, Jean Jacques Rousseau’nun şu sözü açıklıyor “Zengin, yasayı para kesesinde-taşır!.. ” Sf. 188 Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • Behçet Cantürk davası, hukuk fakültelerinde “örnek dava” olarak öğrencilere anlatılmalıdır… Behçet Cantürk’ün polis sorgusu ise, “devleti koruyan kişilerin bilgisizliğini ortaya çıkaracağı” için acilen “yakılmalıdır”!.. Emniyet görevlisi Behçet Cantürk’e soruyor. “Uyuşturucu, Hazar Denizi’ndeki gemilerle Milano’ya mı götürülüyor?” Hadi, soruyu yönelten emniyet görevlisi, Hazar Denizi’nin dünyanın en büyük gölü olduğunu, Milano’nun ise kıyıdan 500 km içeride olduğunu…

  • Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 No’lu Askerî Mahkemesi’nde başladı. Sf. 159 “Bu iddianame, hayalî bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasî yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar…” Askerî hâkim araya girerek, “Egemen güçlerden ne kastediyorsunuz?” diye sordu. Behçet Cantürk,…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Memleket meselelerinde acele etmemek gerekir. Kulaklarına çalınan bir meseleden kuşkuya düştüklerinde işin hakikatinin doğrusu yalanıyla ortaya çıkması için meselenin araştırılmasını emretmelidir. Esasında acelecilik güçlünün değil zayıf adamın kârıdır. İki davacı huzura gelip maruzatlarını arz ettiklerinde padişahın gönlünün kimden yana olduğunun taraflarca malum olmaması lazımdır. Padişahın gönlünün bir tarafa meylettiği…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Sultan Mahmud Irak’ı fethettiği zamanlarda eşkıyalar, Deyr-i geçî kervansarayında kervan yolcularından bir kadının malını gasp ettiler. Bu eşkıyalar Kirmân eyaletinin hemen yanı başındaki Kuçu Beluçlardandır. Kadıncağız Sultan Mahmud’un dergâhına vararak şikâyetini şöylece arz etti: “Eşkıyalar malımı Deyr-i geçî’de gasp ettiler. Ya malımı onlardan geri al yahut malınım bedelini bana…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Mülkün ve adaletin temelinde yatan düsturların başında hükümdarın ve memurların muhtesibi (vergi toplayanlardan sorumlu zabıta) himaye etmeleri (korumaları) gelir. Bundan gayrı bir tavır takınılırsa fakir fukara meşakkat çeker. Tacirler keyfince alışverişe koyulurlarsa halkın başına dertler açarlar. Ardından sapkınlığın gelip şer- i şerifin paymal (şerefli şeriatın yani kanunların darmadağın) olması…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Padişahın memleket sathında görevli kadıların vaziyetlerinden teker teker haberdar olması gerektir. Vazife; onlardan âlim, zahit ve halkın malında gözü olmayanlara teslim edilerek gönlünün harama meyletmemesi için ihtiyaçları olduğu miktarda maaşa bağlanmaları icap eder. s. 53 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) İkta sahiplerinin, memur ve gulamların yerlerine çakılıp kalmamaları, ulaşılmaz yapılar ardına sığınmamaları ve rahatsızlık vermemeleri, halka aklı başında ve iyi muamele etmeleri ve dolayısıyla memleketin huzuru için onları iki yılda bir değiştirmelidir. s. 51 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI.…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Görevlerini icra eden memurlara, Allah’ın kullarına kibar davranmaları, aldıkları haraç ve öşürü nezaketle istemeleri, mahsullerini toplamadıkları sürece onlardan mal talep etmemeleri gerektiği salık verilmelidir. Çünkü tahsildarlar vaktinden evvel mal isterler ise reaya elindekini yarı fiyatına satmak zorunda kalır, zahmete sokulur. Bu durumda o işten zarar eden halk perişan ve…

  • (Nizam’ül Mülk’ün Melik Şah’a sunduğu Siyasetname Kitabından;) Saltanat küfür ile devam bulur; amma zulüm ve gaddarlıkla payidâr kalmaz. s. 15 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Padişahın haftada iki gün divan-ı mezâlime oturup, mazlumun hakkını zalimden alarak ona vermesi, konuyu aracısız bir şekilde tebaadan bizzat kendisinin dinleyip ona hükmetmesi gerektir. s. 17 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. 17) kitabından birebir…