Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • Roma, Akdeniz’in en uygar ve iktisaden en gelişmiş yerlerini fethetmişti. Buralarda, üretim, İtalya’da olduğundan daha örgütlü ve daha kaliteliydi. Roma, bu kaliteli insanları ve el emeğini, Roma’da toplamanın veya Roma hizmetinde kullanmanın yolunu bulmuştu. Bu yol, köleleştirmekti. Köle, doğuştan olunurdu, borç ödenemediği için olunurdu, terk edilen çocuklar ve kaçırılan çocuklar ve yetişkinler köle kaynakları idi,…

  • Altıncı Fasıl: Mevaddı Müteferrika Vilâyat, Vilayetler İle İlgili Maddeler; Madde 89: Türkiye coğrafi vaziyet ve iktisadi münasebet noktai nazarından vilâyetlere, vilâyetler kazalara, kazalar nahiyelere münkasimdir (bölünmüştür, taksim edilmiştir) ve nahiyeler de kasaba ve köylerden terekküp eder (oluşur).  Madde 90: Vilâyetlerle şehir, kasaba ve köyler hükmî şahsiyeti haizdir.  Madde 91: Vilâyetler umuru tevsii mezuniyet ve tefriki…

  • Beşinci Fasıl: Türklerin Hukuku Âmmesi; Türklerin Genel Hukuku Madde 75: (Özgün hali) Hiçbir kimse mensup olduğu din, mezhep, tarikat ve felsefî içtihadından dolayı muaheze edilemez. Asayiş, âdabı muaşereti umumiye ve kavanine mugayir olmamak üzere her türlü âyinler serbesttir. Madde 75: (Değişik: 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 8) Hiçbir kimse mensup olduğu felsefî içtihad (görüş, bakış…

  • Beşinci Fasıl: Türklerin Hukuku Âmmesi; (Türklerin genel hukuku) Madde 68: Her Türk hür doğar, hür yaşar. Hürriyet, başkasına muzır olmıyacak her türlü tasarrufatta bulunmaktır.  Hukuku tabiiyeden olan hürriyetin herkes için hududu başkalarının hududu hürriyetidir. Bu hudut ancak kanun marifetiyle tesbit ve tâyin edilir. Madde 69: Türkler kanun nazarında müsavi ve bilâistisna kanuna riayetle mükelleftirler. Her…

  • Divanı Âli; Yüce Divan Madde 61: (Özgün hali) Vazifelerinden mümbais hususatta İcra Vekilleriyle Şûrayı Devlet ve Mahkemei Temyiz rüesa ve âzasını ve Başmüddeiumumiyi muhakeme etmek üzere bir (Divanı Âli) teşkil edilir. Madde 61: f1. (İlk Değişiklik: 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 6) Vazifelerinden münbais hususatta İcra Vekilleri ile siyasî müsteşarları ve Şurayı Devlet ve Temyiz…

  • Dördüncü Fasıl: Kuvvei Kazaiye, Yargı Gücü Madde 53: Mahkemelerin teşkilâtı, vazife ve salâhiyetleri kanunla muayyendir (belirlenmiştir). Madde 54: Hâkimler bilcümle dâvaların muhakemesinde ve hükmünde müstakil ve her türlü müdahalâttan âzâde olup ancak kanunun hükmüne tabidirler. Mahkemelerin mukarreratını Türkiye Büyük Millet Meclisi ve İcra Vekilleri Heyeti hiçbir veçhile tebdil (ortadan kaldırma) ve tağyir (değiştirme) ve tehir…

  • Madde 50: (Özgün hali) Türkiye Büyük Millet Meclisince İcra Vekillerinden birinin Divanı Âliye sevkına dair verilen karar vekâletten sukutunu dahi mutazammındır. Madde 50:f1. (İlk Değişiklik: 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 5) İcra Vekillerinden veya siyasî müsteşarlardan birinin Divanı Âliye sevkine dair Türkiye Büyük Millet Meclisince verilen karar vekâlet veya müsteşarlıktan sukutu dahi mutazammındır. Madde 50:…

  • Üçüncü Fasıl: Vazifei İcraiye; Yürütme, hükümet Madde 44: (Özgün hali) Başvekil, Reisicumhur canibinden ve Meclis âzası beyanından tâyin olunur. Sair Vekiller Başvekil tarafından, Meclis âzası arasından intihap olunarak heyeti umumiyesi Reisicumhurun tasdikiyle Meclise arzolunur. Meclis müçtemi değilse arz keyfiyeti Meclisin içtimaına talik olunur. Hükümet hattıhareket ve siyasi noktai nazarını âzami bir hafta zarfında Meclise bildirir…

  • Üçüncü Fasıl: Vazifei İcraiye: (Yürütme Görevi Hükümet) Madde 31: Türkiye Reisicumhuru Büyük Millet Meclisi Heyeti Umumiyesi tarafından ve kendi âzası meyanından (arasından) bir intihap devresi için intihap olunur (seçilir). Vazifei Riyaset yeni Reisicumhurun intihabına kadar devam eder. Tekrar intihap olunmak caizdir. Madde 32: Reisicumhur Devletin Reisidir. Bu sıfatla merasimi mahsusada Meclise ve lüzum gördükçe İcra…

  • Üçüncü Fasıl: Vazifei İcraiye: (Yürütme Görevi, Hükümet) Madde 31: Türkiye Reisicumhuru Büyük Millet Meclisi Heyeti Umumiyesi tarafından ve kendi âzası meyanından (arasından) bir intihap devresi için intihap olunur (seçilir). Vazifei Riyaset yeni Reisicumhurun intihabına kadar devam eder. Tekrar intihap olunmak caizdir. Madde 32: Reisicumhur Devletin Reisidir. Bu sıfatla merasimi mahsusada Meclise ve lüzum gördükçe İcra…

  • İkinci Fasıl: Vazifei Teşriiye (yasama görevi) Madde 17: Hiçbir mebus Meclis dâhilindeki rey ve mütalâasından ve beyanatından ve Meclisteki rey ve mütalâasının ve beyanatının Meclis haricinde irat ve izharından (söylem ve hazırlığından) dolayı mesul değildir. Gerek intihabından evvel gerek sonra aleyhine cürüm isnat olunan bir mebusun maznunen isticvabı (zanlı olarak sorgulanması) veya tevkifi veyahut muhakemesinin…

  • İkinci Fasıl: Vazifei Teşriiye Madde 9: Türkiye Büyük Millet Meclisi, kanunu mahsusuna tevfikan Millet tarafından müntahap mebuslardan müteşekkildir (seçilmiş milletvekillerinden oluşmuştur). Madde 10: (Özgün hali) On sekiz yaşını ikmal eden her erkek Türk Mebusan intihabına iştirak etmek hakkını haizdir.  (Değişik : 5/12/1934 – 2599 S. Kanun/md. 1) Yirmi iki yaşını bitiren kadın, erkek her Türk…

  • Birinci Fasıl: Ahkâmı Esasiye (Esas Hükümler)  Madde 1: Türkiye Devleti bir cumhuriyettir.    Madde 2: (Özgün hali) Türkiye Devletinin dini, Din-i İslâmdır; resmî dili Türkçedir; makarrı (merkezi) Ankara şehridir.  (İlk Değişiklik: 10/4/1928 – 1222 S. Kanun/md. 1) Türkiye Devletinin resmî dili Türkçedir; makarrı Ankara şehridir.  (Son Değişiklik: 5/2/1937 – 3115 S. Kanun/md. 1) Türkiye Devleti, Cumhuriyetçi,…

  • İdare; Yönetim Madde 15.- Kaza, yalnız idari ve inzıbati cüz’ü olup mânevi şahsiyeti haiz değildir. İdaresi Büyük Millet Meclisi Hükümeti tarafından mansup ve valinin emri altında bir kaymakama mevdudur.NAHİYEMadde 16.- Nahiye, hususi hayatında muhtariyeti haiz bir mânevi şahsiyettir.Madde 17.- Nahiyenin bir şûrası, bir idare heyeti ve bir de müdürü vardır.Madde 18.- Nahiye şûrası, nahiye halkınca…

  • İdare; Madde 10.- (Özgün hali) Türkiye coğrafi vaziyet ve iktisadi münasebet noktai nazaran vilâyetlere; vilâyetler kazalara münkasem olup kazalar da nahiyelerden terekküp eder. Madde 10.- (Değişik : 29.10.1339 (1923) – 364 S. Kanun) Türkiye Reisicumhuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Heyeti Umumiyesi tarafından ve kendi âzası meyanından bir intihap devresi için intihap olunur. Vazifei Riyaset yeni…

  • Ahkâmı Esasiye; Esas Hükümler Madde 1.- (Özgün hali) Hâkimiyet bilâkaydü şart milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir (dayalıdır). Madde 1.- (Değişik : 29.10.1339 (1923) – 364 S. Kanun) Hâkimiyet, bilâ kaydü şart Milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekli Hükümeti, Cumhuriyettir.…

  • Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye 1869–1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir heyet tarafından bölüm bölüm hazırlanarak kabul edilen, İslam dünyasının ilk ve en önemli medeni kanunu. Bir giriş ile 16 bölümden oluşmuştur ve 1851 madde içerir. AHMET CEVDET PAŞA (1822 – 1895) Osmanlı devlet adamı, tarihçi ve hukukçu. 12 ciltlik bir Osmanlı tarihi yazmış, Mecelle’nin…

  • Mecelle’nin 100 Maddesi; (Dil içi çevirme kısmen yapılmıştır) 41. Örf ile tayin nass ile tayin gibidir.   42. Vücudda bir şeye tabi olan, hükümde dahi ona tabi olur.     43. Tabi olan şeye ayrıca hüküm verilmez.     44. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin zarûriyyatından olan şeye dahi malik olur. 45. Asıl sakıt oldukta, fer’i dahi sakıt…

  • Mecelle’nin 100 Maddesi; (Dil içi çevirme kısmen yapılmıştır.) 1. İlm-i fıkh, mesâil-i şer’iyye-i ameliyeyi bilmektir.      2. Bir işten maksat ne ise hüküm ona göredir.    3. Ukutta itibar mekasıd ve meaniyedir; elfaz ve mebaniye değildir.    4. Şekk ile yakin zail olmaz.    5. Bir şeyin bulunduğu hal üzere kalması asıldır.   6. Kadim, kıdemi üzerine terk olunur.    7.…

  • 13-Usûlsüz vüsûl (ulaşma, erişme) olmaz  (lâ vusûle illâ bi’l-usûl)  Yani bir işi yapabilmek, neticeye ulaşabilmek, ancak o iş için asıl teşkil eden vâsıtaları bilip kullanmakla olur. Usûle metod da denir.  Her işin bir usûlü vardır.  Meselâ, bir akdi kurmak için gereken bir takım şartlar vardır.  Bunları yerine getirmeden o akdi kurmak ve neticelerine kavuşmak mümkün…