Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Yapılan zulmün bir başka türü olarak, Ustachi askerleri baltalarla parçalamadan önce 331 Sırp’ı kendi mezarlarını kazmaya zorlamıştı. Bir Ortodoks papazına, oğlu gözlerinin önünde parçalanırken, ölüm duası yapması emredilmiş; ardından papaza akıllara durgunluk veren bir işkence yapılmıştı. Askerler papazın sakalı yüzünden ve saçlarını da kafa derisinden soyup, gözlerini oyarak onu o şekilde canlı bırakmışlardı. Ustachi askerleri,…

  • Bütün toplu taşıma araçlarının üzerinde ve parkların girişinde, “Sırplar, Yahudiler, Çingeneler ve köpekler giremez!” yazısı yer alıyordu. Ancak bu tür uygulamalar Yeni Hırvatistan rüyasının gerçekleşmesi için yeterli değildi. “İstenmeyenler” in hepsinin toplu bir şekilde katledilmesine karar verildi. Hint-Avrupa kökeninden gelmeyen ya da Roma Katolik Kilisesi’nin üyesi olmayan herkes “istenmeyenler” listesindeydi. 2 Haziran 1941’de Adalet Bakanı…

  • II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte Vatikan tekstil, çelik, maden, maden ürünleri, gübre, bitki, tarım ürünleri, kereste, seramik, demiryolu, kereste fabrikaları, pasta ürünleri, telefon ve telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren şirketlerin hisselerinin büyük çoğunluğunu ele geçirdi. Buna benzer varlıkların listesi yetmiş sayfalık bir ana hesap defterini dolduruyordu. Bu şirketlerin birkaçı bomba, tank hatta gebelik önleyici ürünleri…

  • 16 Ekim 1922’de Mussolini 40 bin yandaşıyla birlikte Roma sokaklarında yürüdü. 100 binden fazla vatandaş faşizme olan desteklerini göstermek için sokakları doldurdu. İtalya’nın kral vekili olan eski Kral Emmanuel, bu manzara karşısında o kadar korkmuştu ki faşistlere hemen yeni bir hükümet kurma sözü verdi. Bir gece sonra Mussolini içişleriyle ilgili tüm bakanlıkları ele geçirdi. Dışişleri,…

  • Mussolini, Kilise’ye bağlı dindar bir adam değildi. Dindar olması şöyle dursun, 1910 yılında Tanrı Yoktur adlı kışkırtıcı bir kitapçık yayınlamış ve Kardinalin Metresi adında bir de roman yazmıştı. Bu da yetmiyormuş gibi geleneksel Katolik değerlerini aşağılamak için eski bir Marksist olan Dona Rachele ile evlenmeden birlikte yaşamaya başlamış ve bu ilişkiden birkaç çocuğu olmuştu. Mussolini…

  • Demek ki, camilerin, devlet eliyle, politize edilmeleri, Komünizmle Mücadele Dernekleri ile başlıyordu; Sf. 542 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 542) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mevlevilik, Yunusiliğin daha entelektüel halidir ve sadece yasakları delmek anlamına geliyordu. “Atatürk, okul tatillerinde Selanik’e döndükleri zaman Mevlevi tekkesini ziyarete giderler, orada Mevlevi ayini dinler semah seyredermiş”, bu iddia, Büyük Kurtarıcıyı, bir müntesip (katılmış, üye olmuş) olmasa bile bir Mevlana hayranı yapmaktadır. Kültür Müsteşarı Mehmet Önder, önce şu bilgiyi veriyor: “20 Mart 1923 Salı günü…

  • O günlerde İonia Körfezi’nin ağzında bulunan dağın civarında ve Sakız Adası’nın karşılarında Stilerion adlı yerde (şimdi Karaburun, yk.) kendi kendine yaşayan bir köylü meydana çıktı. Bu zat Türklere fakirliği (yani mal ve mülk sahibi olmamayı) ted­ris etti (ders verdi, öğretti); kadınlardan başka her şeyin, yani yiyecek, giyecek, çift ve ekil­miş tarlaların insanlar arasında müşterek olması…

  • Cantacasin; Torlakilerden çok kalabalık bir din olarak söz etmektedir. Buradan ve bütün kayıtlardan “Torlaki” adında bir tarikat veya din olduğunu çıkarıyoruz; ancak, “Torlak” sözcüğünün bir “acemi” veya “yeni yetme” anlamı da var. Yeni din değiştirenlere ve hatta din değiştirdiklerinden şüphe duyulanlara da “Torlak” deniyordu, öyleyse bu sözcük, “Torlaki”, her ikisini birlikte anlatıyor mu, yeni Dönmelerin…

  • Ricaut, Büyük Britanya’nın İstanbul Büyükelçisi’nin maiyetinde, XVII. yüzyılın tam ortasında Türkiye’ye gelmiş ve çok dikkatli bir etüt bırakmıştır, bunun bilinmediğini söyleyemeyiz. Buradan bir paragraf aktarıyorum, “Burada bir örnek vermekle yetineceğim”, Ricaut böyle başlıyor ve şöyle sürdürüyor. “Türklerin beşinci Padişahı Sultan Mehmet’in kardeşi Musa Çelebi’nin ölümünü takiben İznik’e sürülen Şeyh Bedrettin, yardımcısı Mustafa ile ikinci bir…

  • İkincisi Abayezid’in, 1396 yılında, artık bizim “Niğbolu” dediğimiz yerde, Haçlı kuvvetlerini yenmesidir; pek çok Hıristiyan prensi telef oldu, bazıları esir ve eşleri cariye düştüler. Hıristiyan tarihleri bu­na “son” Haçlı Seferi demektedir, Aslında Hıristiyanlık, 1347 tarihin­de başlayan Büyük Veba ile çekiciliğini yitiriyordu; insanlar, belalara karşı kendilerini koruyamayan papalardan ve taptıkları Tanrı’nın dininden soğuma eğilimindedirler. Abayezid’in zaferi,…

  • Yunus Emre’nin bir tarikat mensubu olduğu gerçeğinin üstü hep örtülüyordu; bu bir “sol tarikat” marife­tidir öte yamaçta, yirmili yılların başında, Moskova’da Doğu Üniversitesi’nde tahsil görmüş bir Nâzım Hikmet, Hurufî Bedrettin’e materyalizm yükleyebiliyordu, Profesör A. Yaşar Ocak, “Geniş çapta eski İran dinlerinin kalıntılarını, Hıris­tiyanlık. Kabbalizm ve Neoplatonizm’e ait inanç ve telakkileri mistik bir karak­terle birleştirerek Esterabad’da…

  • Sevi, bir Kabbalist idi; Yahudi sufîzmi demektir ve Kabbala’nın İspanya’daki İslâmik tarikatlar ve tekkeler içinde geliştiği, ittifakla kabul edilmektedir. Sf. 210 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizde iman zayıftır ve din, sadece bağlanmak için ayrılmak anlamındadır. Sf. 121 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir; asıl göç, 1391 yılında başlamıştı. İkincisi, sadece Türkiye’ye değil Kuzey Afrika’ya, İtalya’ya ve Hollanda’ya gittiler. Üçüncüsü, Yahudi olarak değil, Marranos olarak geldiler. “Evde Yahudi, sokakta Hristiyan” idiler ve bu gelenek Sabatayizm’i kolaylaştırıyordu, Sabatayizm’e ikinci converso (değişme) hareketi gözüyle de bakabiliriz. Sf. 119 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 119) kitabından…

  • Bu düzen ayakta kalmak için putlar yapıyor, ben de bütün gücümle onları kırıyorum. Şimdi ben bir put kırıcısı’yım ve tek put kırıcısı oldum. Bu halk düşmanı düzen, var olan bütün değerleri yok ediyor ve hiçbir değer yaratamıyor. Sadece put imal ediyor ve ben put’ları kırıyorum. Sf. 401 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11.…

  • Ha­vari Pol’e kadar sadece Yahudi kavminden olanlar İsevi olabiliyorlardı, bunu de­ğiştirmek ve genişletmek Pol’ün marifetidir. Başka yenilikleri de olduğunu bili­yoruz ve üzerinde durmuyorum, “Protestanlaşma” da bir kavramdır, ikiye indir­geyebiliriz, birincisi katolizmin ritüellerini değiştirmiş ve çok basitleştirmiştir, Hıristiyanlığı görkem ve ciddiyetinden soymuştur. İkincisi, her din, zenginleş­meye, sömürüye karşıdır ve yoksul halka sempati ile bakmaktadır. Protestanlık, bunları…

  • Din ve ideoloji de huzur vericisidirler; doğayı ve toplumu sistematize et­mek, elemanlar arasında bir mantıklı uyum kurabilmek, huzur vermektedir, ideolojinin rahatlatıcı ilacını buradan çıkarıyoruz. İdeoloji sahibi olan insan, iç huzuru olandır; yüzünü gördüğümüzde hemen huzurunu görüyoruz, çünkü iç huzur, dışa varabilendir ve dışa vurmasıyla fark ediyoruz. Şöyle de söyleyebiliriz. Huzur, hazır olanlarla uyum içinde olmaktır;…

  • İbn Fadlan, Oğuzlar için “bir dine inanmazlar” ve “hiçbir şeye ibadet etmezler” notlarını düşüyordu ve yine göç edenler içinde Müslüman olmayan Oğuzlardan kesin­likle söz ediyordu; demek ki yurtlarında ayıramıyoruz. Sf. 193 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din planında da benzer bir “özgürlük” görüyoruz, hiç önemsemedikleri kesindir. Olcaytu, çok öğretici bir vaka olarak karşımızda duruyor, vaftiz edildiğini ve Nikola adı verildiğini biliyoruz, sonra Budist ve daha sonra da Müslüman oluyor, aslında hangisi oluyor, pek de söyleyemiyoruz. Dine, bir­leştiren ya da bağlayan bir ideoloji olarak hiç bakmıyorlar, hâlbuki din budur ve bu yoksa…