Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet

  • Tac-üt Tevarih yazarı Hoca Sadeddin Efendi ise olaylarla ilgili bilgi verirken, Türklerle ilgili ilginç bir saptama yapmayı da unutmamıştır; “Börklüce Mustafa ise Musa Çelebi olayından sonra, .. Aslen İran kökenli bir aileden gelen vakanüvis Hoca Sadeddin “Kötü Soylu Türkler” diyebilecek kadar ileri de gitmektedir. Naima ise “Çirkin suratlı Türk” ve “Kaba Türk” gibi aşağılayıcı ifadelerle…

  • Büyük olasılıkla, Bizans’ın manastır sistemini esas alan bu kurum, onun kadar organize ve işlevsel değildi. Başlangıç yıllarında oldukça küçük yapılar olarak ortaya çıkmıştı. Kentlerde ve kırsalda manastırlar örneğinde olduğu gibi çığ gibi büyüyen zaviyeler, güvenlik, konaklama, yemek ve tarikatın evleri olarak dar bir işlev alanıyla çalışmaktaydı. Zaviyelerde bir zaviye şeyhi bulunurdu. Bizans manastırlarının mal varlığına…

  • Mizancı Murat Bey, başkaldırıda önemli bir kurumlar gerçeğini yakalayan ve bu kurumlara dikkat çeken bir tarihçimizdir. Bu hareketin önemli odak noktalarından başlıcası olan tekke ve manastırların, Börklüce tarafından hedef kurumlar olarak ortaya konmasındaki nedene dikkat çekmektedir. Ayaklanmacılar, “Camilere, kiliselere ve sinagoglara dokunmuyorlardı. Ancak, Tekkelere ve Manastırlara aman vermiyorlardı. Sf. 34 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin…

  • (Birgivi) El, göz, kulak, dil ve ayak gibi çeşitli organlarla işlenen günahlar dizisine ilginç eklemeler yaparak, adeta günlük yaşamı çekilmez hâle getirmektedir. Mendil kullanmaya karşı çıkmasının yanı sıra giyilecek elbiselerdeki sarı ve kırmızı renklerine dahi karışan Birgili, tutucu dünya görüşüyle adeta özdeşleşmekte, Anadolu’nun Gazali’si olmaya heveslenmektedir. Şarkı, raks ve semaları dine aykırı bulan Birgili’nin önünü…

  • Tebliğlerdeki asıl keskin bakış “Yiyecek, giyecek, hayvan, arazi ve ürünler toplumun ortak malı olmalıdır.” ifadelerini kapsayan ideolojik söylemde yatmaktadır. “Cennet, cehennem bu dünyadadır, ölümden sonra dirilme yoktur. Her ne kadar Kur’an’da böyle bir ifade varsa da onun anlamı başkadır” diyen Bedreddin, Sf. 10 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004…

  • Henüz gençtim, Yahudi dininin, kadını her türlü süsten vazgeçmeye zorlaması, beni daha o yaşta isyan ettiriyordu; erkeklerin kösnül isteklerini uyandırmamak için çirkinliği bir erdem gibi beslemek; saçlarını gizlemek, teninin her santimetrekaresini örtmek; ancak görev icabı ve soyunu sürdürmek için kocasıyla ilişkiye girerken onun da zevk almaması için yeterince itici olmak. Sf. 114 Alıntı; İstanbul’da Bir…

  • Yahudi’nin ilk sabah duası şöyle; “Sen kutsalsın. Tanrım, bizim Tanrımız, Dünyanın hâkimi,                                                                                           Beni esir olarak yaratmayan, Beni Yahudi olarak yaratan Beni kadın olarak yaratmayan?.” Sf. 49 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sokakta reayadan biri, kaldırımları Müslümanlara bırakmak zorunda olan ikinci sınıf bir vatandaş olduğunu nasıl düşünebilirdim? Diğer Yahudiler, Rumlar ve Ermeniler gibi, babamın yüksek evler yaptırmaya, ata binmeye ve silah taşımaya izni olmadığını bilmiyordum. Kimsenin önünde eğildiğini, insanların önünde küçüldüğünü, yapılan hakareti köle gibi kabul ettiğini görmemiştim. Sf. 33 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken)…

  • İspanya’da Yahudilere uygulanan ilk büyük katliam 1392 tarihinde oldu; çıkmaya başladılar ve dağıldılar, her tarafa gidiyorlardı. Türkiye’ye de geldiler ve bu tarihte Osmanlı emirliğinde dini tahakküm yoktu ve özellikle Yıldırım’ın yenilmesiyle başlayan iç savaş döneminde, nerede ise bir no man’s land izlenimi veriyordu, çıktılar. Hiç kimse davet etmedi, ihtiyaç da yoktu ve bunlara ya “avdeti”…

  • Fuller, Türkiye’de daha çok biliniyor ve diğeri de daha çok bilinmeye adaydır. Söyledikleri çok açık; “sol güçlüydü, karşısına İslam’ı çıkardık”, demek ki, bir Washington programı idi ve Tağmaç ve Evren Darbeleri, bu programı uygulamak için yapılıyordu. Sf. 504                           Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 504) kitabından birebir alınmıştır.                                                               

  • Mevlevilik, Yunusiliğin daha entelektüel halidir ve sadece yasakları delmek anlamına geliyordu. “Atatürk, okul tatillerinde Selanik’e döndükleri zaman Mevlevi tekkesini ziyarete giderler, orada Mevlevi ayini dinler semah seyredermiş”, bu iddia, Büyük Kurtarıcıyı, bir müntesip (katılmış, üye olmuş) olmasa bile bir Mevlana hayranı yapmaktadır. Kültür Müsteşarı Mehmet Önder, önce şu bilgiyi veriyor: “20 Mart 1923 Salı günü…

  • “Lailahe illallah” anlamındadır. Muhammed Resulüllah yoktur. Sf. 325 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 325) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İbranicede Türkiye’ye, “Türkiye Memleketi” dendiği gibi “İsmail Memleketi” de denir. 1326’da Sultan Orhan, Bursa’yı ele geçirdiği vakit, orada bir Musevi Cemaati bulmuştur. 1416’da Şeyh Bedrettin’in sosyal devrimine katılarak İslamiyet’i kabul eden Torlak Kemal adında Musevi, Manisalı idi. 1521 yılında Rodos Adası, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Türklerin eline düşmüş, esir edilen ve zorla Hıristiyanlığı kabul eden…

  • O günlerde İonia Körfezi’nin ağzında bulunan dağın civarında ve Sakız Adası’nın karşılarında Stilerion adlı yerde (şimdi Karaburun, yk.) kendi kendine yaşayan bir köylü meydana çıktı. Bu zat Türklere fakirliği (yani mal ve mülk sahibi olmamayı) ted­ris etti (ders verdi, öğretti); kadınlardan başka her şeyin, yani yiyecek, giyecek, çift ve ekil­miş tarlaların insanlar arasında müşterek olması…

  • Cantacasin; Torlakilerden çok kalabalık bir din olarak söz etmektedir. Buradan ve bütün kayıtlardan “Torlaki” adında bir tarikat veya din olduğunu çıkarıyoruz; ancak, “Torlak” sözcüğünün bir “acemi” veya “yeni yetme” anlamı da var. Yeni din değiştirenlere ve hatta din değiştirdiklerinden şüphe duyulanlara da “Torlak” deniyordu, öyleyse bu sözcük, “Torlaki”, her ikisini birlikte anlatıyor mu, yeni Dönmelerin…

  • Ricaut, Büyük Britanya’nın İstanbul Büyükelçisi’nin maiyetinde, XVII. yüzyılın tam ortasında Türkiye’ye gelmiş ve çok dikkatli bir etüt bırakmıştır, bunun bilinmediğini söyleyemeyiz. Buradan bir paragraf aktarıyorum, “Burada bir örnek vermekle yetineceğim”, Ricaut böyle başlıyor ve şöyle sürdürüyor. “Türklerin beşinci Padişahı Sultan Mehmet’in kardeşi Musa Çelebi’nin ölümünü takiben İznik’e sürülen Şeyh Bedrettin, yardımcısı Mustafa ile ikinci bir…

  • Köylü ozan, hakikat için, şeriat gemisinden çıkmayı şart koşuyor; ancak hakikati bulabilmek için okumayı da reddediyor. Kaldı ki okuma ve yazma­sı yoktur, eskiden böylelerine, anadan-doğduğu halde kalmış anlamında “ümmi” deniyordu, Arabi “ümmi” anne’dir ve “ümmi”, doğduğu üzere kalmış, yontulmamış ve dolayısıyla, cahildir. Yoldaş Yunus, cahilleşmeyi savunuyor­du, Sf. 232 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…

  • Yunus Emre’nin bir tarikat mensubu olduğu gerçeğinin üstü hep örtülüyordu; bu bir “sol tarikat” marife­tidir öte yamaçta, yirmili yılların başında, Moskova’da Doğu Üniversitesi’nde tahsil görmüş bir Nâzım Hikmet, Hurufî Bedrettin’e materyalizm yükleyebiliyordu, Profesör A. Yaşar Ocak, “Geniş çapta eski İran dinlerinin kalıntılarını, Hıris­tiyanlık. Kabbalizm ve Neoplatonizm’e ait inanç ve telakkileri mistik bir karak­terle birleştirerek Esterabad’da…

  • Bir nokta var, ümmi olması ayrı, Yunus açıkça cahilleşmeyi savunuyordu, yeni bir düzen, “Cumhuriyet” kurulmuştu, okumayı ve öğrenmeyi reddeden bir köylü âşığın doktrin haline getirilmesi, bir “yol”  olarak empoze edilmesi bir paradokstur ,.. Sf. 192 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 192) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ne ortaya çıkıyor; İsrael, belki Filistin’den daha çok, Amerika’da ve Tür­kiye’de güçlüdür. Türkiye’de “Kripto” Yahudiler, en çok İslam’da gizlidir. Sf. 29 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf.29) kitabından birebir alınmıştır.