Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet

  • Allah, hiç kimsenin hatta kendisinin de kaldıramayacağı ağırlıkta bir taşı yaratabilir. Peki, kendisi de bu taşı kaldıramazsa, sonsuz kudreti nerede kaldı. Sf. 224 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendisinden ve tartışılmaz kanunlarından başka hiçbir kudretin varlığına müsaade etmeyen tek tanrı fikrinin ortaya çıkması için, başka hiçbir doğa çöl kadar uygun koşullara sahip değildir. Sf. 123 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 123) kitabından not alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (2005); Hasan Sabbah, Nizamülmülk (Hasan Ali), Ömer Hayyam aynı dönemlerde Nişabur’da Muvafık Edin’in medresesinde okuyorlar. Birbirlerine söz vermişler, kim yüksek bir mertebeye çıkarsa diğerlerini koruyacak diye. Nizamülmülk Selçukluya Vezir oluyor, önce Hasan Sabbah’ı değerlendiriyor sonra kıskanıyor ve ona kalleşlik yapıyor, Saray’dan kovduruyor ve kendisine düşman ediyor. Hasan Sabbah, Alamut Kalesini, yani yalancı cenneti…

  • Başbakan Adnan Menderes de, bir zaman sonra Eyüp Sultan sevgisi başlayacaktı. Seçim gezisi için gittiği Adana’da, “Eyüp Sultan Camii’ni ikinci bir Kâbe yapacağız” diyecek, caminin ve Eyüp Sultan’ın türbesinin restorasyonu için çaba sarf edecek, Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur aracılığıyla burada büyük iftar yemeği verecekti. Sf. 444 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner…

  • Halvetilik, Allah’a zikir yoluyla ulaşılacağına inanılan bir tarikattır. Buradaki zikirde ana ilke “zikrullah” yani Allah’ın adını anmaktır- Halvetiler yüz kez istiğfar ediyor, yüz kez de salavat getiriyorlar, sonra da esmayı seba (yedi ad) zikrine geçiyorlar. Ondan sonra mürit önce kafasını sağ omzuna (“la ilahe” diyerek) sonra sol omzuna doğru (“illallah” diyerek) kafasını sallayarak otuz üç…

  • Köprülüler döneminde binlerce insanın kellesi uçuruldu. Peki, doğrudan Osmanlı Devleti’ni hedef alan Mesih olduğunu iddia eden Sabetay Sevi’ye neden hoşgörüyle bakılmıştır? Üstelik Sabetay Sevi’ye yılda 150 akçe (altın sikke) maaş verilmiştir. Saraya “kapıcıbaşı” yapılmıştır. Yani, Saray kapsında görevli olanların amiri olmuştur. Saray kapısını korumakta, ayrıca takipçilerinin Divanı Hümayuna silahsız girmelerine kılavuzluk yapmaktadır. Sevi kendisine ayrılan…

  • Sabetaycı kaynaklara göre Sabetay’ın yakınlık kurduğu dervişlerden biri, tanınmış bir şair ve sûfi olan Niyazi Mısrî Dede’ydi. Niyazi 1617 ya da 1618 yılında Malatya’da doğmuştu. Bir Nakşibendi dervişinin oğluydu. Önce Halvetilere katılmışsa da bir şair ve bir sûfi olarak kendisine büyük saygı gösteren Bektaşiler arasında yaşamıştı. 1670 yılında Sadrazam Fazıl Ahmed Paşa, Niyazi’nin Kabalacı kehanetlerde…

  • Merkez Efendi, Denizli Buldan’ın Sarımahmutlu köyünde 1460 yılında doğdu. Asıl adı Musa bin Muslihiddin bin Kılıç’tı. “Keramet” sahibi bir kişi olarak tanınmaya başladı. On beş yaşında Bursa’ya giderek medresede eğitim gördü. Merkez Efendi, İstanbul’da Halvetiye tarikatının şeyhlerinden Sünbül Sinan Efendiye bağlandı. Mevlevilik, Bektaşilik gibi Osmanlı İmparatorluğunun en önemli tarikatlarından biri de Halvetiye’ydi. Kurucusu Şeyh Ebu…

  • “On yedinci budur ki, onlarla (Müslümanlarla) nikâh akdedilmemesi lazımdır.” Sf. 44 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • İzmirlilerin “Kara Menteş” dedikleri Haham Mordahay Sevi’nin ailesi, kentteki Yahudilerin büyük çoğunluğu gibi, 1492 tarihinde İspanya’dan kovulmuştu. Sevi ailesi önce Mora’ya sonra İzmir’e yerleşti. “Kara Menteş” in oğlu, Sabetay Sevi, 7 Temmuz 1626 tarihinde İzmir’in Agora semtinde doğdu. Sf. 37 (Dip Not; Sinagoglar da dahil olmak üzere tarihi eserlere yeniden hayat vermek için TÜSİAD Başkanı…

  • O karışık günlerde Evliyazâde Mehmed Efendi İzmirli bazı tüccar arkadaşlarıyla birlikte Mekke’ye gitti, “hacı” oldu. Giderken limanda nasıl ilahilerle uğurlandı ise dönüşlerinde de aynı törenle karşılandılar. Her gidenin yaptığı gibi dostlarına dağıtmak üzere, tespih, poşu, akik yüzük, allı pullu minicik torbalarda Kâbe toprağı, Zemzem suyu, hurma ve hasır yelpazeler getirdi. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük…

  • Evliyazâde Mehmed Efendi’nin, Tilkilik’te büyük bir köşkü, köşkün de iki dönümlük bir bahçesi vardı. Çatısında büyük kubbesinin olduğu bu köşk, Konak’ta Kemeraltı Caddesi’nin başlangıç bölümündeydi. Özellikle yoksul Müslümanlar, bu köşkü yakandan tanırdı; çünkü her ramazan ayında köşkte, otuz gün boyunca iftar yemeği verilirdi. Evliyazâde Mehmed Efendi, bu iftarlara yakın dostlarını da çağırırdı. İftarda namaz kıldırmak…

  • İşte İslâm tarihinde bu neticeye çıkan yol, İslam’ın kuruluş ve yayılış devrinde, bir sıra darbelerden, ihtilâllerden geçer. Ömer’den sonra halife olan Osman, Medine’de, 656 Haziranında, şehirde meydan alan bir ayaklanma ve evine yapılan baskın sırasında öldürüldü. Sf. 52 Şam’da merkezîleşen Emevî saltanatı, milâdî 750’nci yıla ka­dar sürdü. O tarihte yıkıldı. 750’nci yılda saltanat, Emevîlerden Hâşimî…

  • Yemekler yenilip içkiler içilirken. ‘Atatürk Selim Sırrı’ya bir soru yöneltiyor: “Sen dinde devrim yapılması hakkında yazılar yazıyormuşsun, amacın nedir?” Tarcan bu konudaki görüş ve düşüncelerini açıklayarak hü­kümetin din işinde de öncülük yapması gerektiğini, yoksa di­nin yok olup gideceğini söylüyor. Bunun üzerine Atatürk “Bu din batacak, ileride yeni bir din çıkacaktır. Sen bu konularda ya­zı yazmayacaksın,…

  • Hepsi Ahmed, Muhammed, ve Mahmud aynı anlama sahipler “övülen” demektir, çok ilginç, “yehudi” de övülen anlamını vermektedir, Memduh diyebiliriz. Sf. 341 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 341) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rahmi Zapsu, bir Kürdist olduğu kadar büyük bir İslam Âlimi olarak ta tanınıyordu; son Osmanlı Şeyhülislamlarından Ürgüplüzade’nin Yahudi asıllı olduğunu işaret etmek yeterlidir; bu aileden Suat Hayri Ürgüplü de Başbakanlık yaptı, hatırlıyoruz. Sf. 301 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fakat her ne olursa olsun, Irak’ın işgal edildiği bir zamanda, Türkiye’de geniş geniş yığınları pasifize edebilmek için bir İslâmik Hükümetin kurulması kaçınılmaz görünüyordu; tarikat bağlantısı ve kripto-Yahudi ve Sabatayist kanalların olmasıysa tercih nedenidir. Sf. 293 Daha milletvekili bile olmadan Washington’da Bush tarafından kabulünde Tayyip Erdoğan’ın Bush’a Kuzey Kapısını vaat etmiş olabileceğini tahmin ve teşhis etmek…

  • Sabatayizm ise başta Nurculuk olmak üzere her türlü, Kürdist ve Türkist tonlu tarikatları geliştirerek, pro-Arap bir tandansa sahip solun yayılmasının önünü kesmek istiyordu ve bu daha sonra, solu bozmak isteyen devlet kadrolarının politikasıyla birleşmiştir. Sf. 243 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 243) kitabından birebir alınmıştır.

  • İklimin bu kadar ön plana çıkartıldığı bir tartışmada, topoğrafyanın ihmal edilmesini şaşırtıcı buluyorum; uçsuz bucaksız bir çölde muhalefetin yaşamasının zor olduğunu kabul etmek durumundayız. Sf. 158 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlıda ilk bilimsel deneyi yapan çok zaman da pozitivist bilimin kurucusu saydığımız Hoca İshak Efendi ile ilgili olarak Galante’nin açıklamaları çok öğreticidir; “İshak Efendi eski mezhebinden olanlarla hoş geçinerek yardımı esirgememiştir. Yahudilerce “Tershane Hahamı” olarak bilinirdi.” Demektedir. (Avram Galante “Türkler ve Yahudiler” kitabından.) Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 –…