Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet

  • 10 Temmuz 1923 Ankara İstasyonundaki kalemi mahsusa (özel kalem) binasında Fırka nizamnamesini (parti yönetmeliğini) müzakere ettikten (görüştükten) sonra Gazi; “Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar. ..Böyle kimselerle memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Bunun için önce din ve namus anlayışını değiştirmeliyiz. Partiyi bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz!”  (Kâzım Karabekir bu düşüncesinin sakıncalarını…

  • 14 Ağustos 1923, Heyeti İlmiye şerefine Türk Ocağı’nda verilen çay ziyafetinde ilk tehlikeli hamle ortaya çıktı. … Mustafa Kemal Paşa … Kur’an’ı Türkçeye aynen tercüme ettirmek arzusunu ortaya attı. (Karabekir buna karşı çıkıyor:)  Mustafa Kemal Paşa; “-Evet Karabekir! Arapların yavelerini (boş ve anlamsız laflarını) Türk oğullarına öğretmek için Kur’an’ı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de…

  • (Mustafa Kemal Paşa, 23 Ocak 1922 Bursa:) “Hilafetin yalnız Türkiye halkına değil, bütün İslam âlemine şümulü (kapsaması) olması hasebiyle (nedeni ile) bu makam hakkında bir karar vermek Türk Milletinin salahiyeti (yetkisi) haricindedir.”   (Mustafa Kemal 3 Şubat 1922 İzmir’de:) “Bizim dinimiz en makbul ve en tabii bir dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur.…

  •   “4.10.1920  Kardeşim      … ucu Hint’e masruf olacak (dayanacak, kelime anlamı; harcanmış olmak) mesai (çalışmalar) ve icraatın ve bunda rehber ittihaz edilecek (kabul edilecek) amal (beklenti) ve makasidin (maksatların) Rusları şüphe ve endişeye sevk etmemesi için Panislamizm şekil ve surette izharında (açığa vurulmasında) bigayet içtinap edilmesi(oldukça sakınılması).” Alıntı: İstiklâl Harbimizde Enver Paşa ve İttihat…

  • 8 Mayıs 1928; 1- Genel Müfettiş İbrahim Tali Bey’in yönetimi altında bulunan bazı doğu illerinin, baharda, yollar geçilebilir duruma gelince derhal geliş – gidişe açılacağı resmen bildirildiği halde bu söz gerçekleştirilemedi. Bu bölgeler eskisi gibi yine sımsıkı kapalı tutuluyor.  2- Diyarbakır’da oturan birisinin İngiltere Konsolosu Alexander Waugh’a anlattığına ve onun da bana aktardığına göre; Doğu…

  • … İslamlıktan sıyrılmış bir Türkiye’nin gelecekteki gelişmesine ve kültürüne temel olarak alabileceği kendine özgü bir uygarlığı yoktur. Şimdi bütün yapacağı şey Batı’yı taklittir.   … Ankara’da bulunan herkesin gördüğü gibi pek azı dışında kalanı ile bugünkü liderler hep dine karşı ilgisiz kişilerdir.  Bazıları kültürsüz, kimileri görgü ve ahlaki dürüstlükten yoksun, fakat her biri de ülkelerinin…

  • (Lütfü Fikri Bey, İstanbul Baro Başkanı, 10 Kasım 1923’de Tanin Gazetesinde yazıyor; Hilafetin kaldırılacağı veya halifenin istifa edeceği dedikodusu ortaya yayılınca, Hilafet’in elimizde bir hazine olduğunu söyleyerek, kaldırılmasına karşı çıkıyor. 11 Kasım’da da Hüseyin Cahit yazıyor;)  “-Hilafet elimizden giderse, beş on milyonluk Türkiye Devletinin, İslam Alemi içerisinde hiç bir önemi kalmayacağını, Avrupa siyaseti gözünde de…

  • “-Adam olmak demektir hocam! Adam olmak! İlk Meclis’te, bir gün, laiklik konuşuluyordu. … din alimlerinden bir arkadaş, kürsüye geldi, alaycı bir tavırla; “Arkadaşlar bir laikliktir gidiyor. Affedersiniz, ben bu laikliğin anlamını anlayamıyorum!” diyor. Riyaset makamında oturan Mustafa Kemal Paşa dayanamamış; “-Adam olmak demektir hocam! Adam olmak!” .. bu cevabı alan mebus arkadaşımız hoca efendi, bir…

  • Harbord Misyonundan üçüncü adam, Tuğgeneral Mosley’dir; görüşmede General Mosley de bulunuyor. Mosley, daha önce değinmiş bulunuyorum, ayrı bir rapor kaleme alıyor, buna göre Mustafa Kemal, Harbord Heyeti ile görüşürken daha önce yabancı devletlerle ilişkilerden yakınıyor ve bunların Türkiye’yi yönetmeye kalktıklarını söylüyor ve daha sonra da, «eğer mandanın verileceği ulus Amerika ise hiç bir güçlük olmayacaktır»…

  • Din, şiddete muhtaç ve şiddet, din’e ihtiyaç duyuyor. Şamanizm ile yola çıkan Türkiye’nin ırkçıları çok hızlı bir biçimde İslâm’a dönüyorlar. Şamanizm’e bağlı kalmak isteyenleri döverek dışarıya atıyorlar. Sf. 433 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 433) kitabından birebir alınmıştır.

  • (ABD Ankara Büyükelçisi) “Grew; ‘…Hükûmet bu olayı kendi yararına kullanmaya hazır ve kararlı idi.’   Duygusuz yabancı, Menemen Olayı sırasında, Yedek Subay Kubilay’ın gereksiz bir telaş ile işi büyüttüğünü, resmi basının ileri sürdüğü gibi, kafasının kopartılıp bir sopaya takıldığı veya kanının içildiği gibi süslemelere inanmamak gerektiğini rapor etti.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın…

  • “Korkudandır; Korkan insanın soyutlamasından dinler doğuyor. Tanrı ve şeytan her dinde var, insanoğlunun ilk büyük soyutlamalarından çıkıyor. Tanrı, en soyuttur; resminin yapılamaması, soyut olmasından kaynaklanıyor….   Şeytan, korkunun kaynağını, Tanrı da korkudan kurtulmayı anlatıyor. İlkel insan, bu kadar bir soyutlamaya dayanamadığı için, Tanrı’yı ya da şeytanı ve genellikle her ikisini fetiş’e indiriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine…

  • “Korku, aklın durmasıdır.    Aklın durduğu yerde bilgisizlik başlıyor, cehalet çıkıyor.     Öyleyse cehalet dönemi için aklın durması zorunludur. Aklın durması için ise korku gerekiyor.   Korkuyu bilimin içine sokmak gerek; çünkü bilimin düşmanıdır.  Bilen insanı cahilleştirmek için korkutmak zorunludur…. Korku insana özgüdür; insan korkuyor… Hayvanı korkutarak cahilleştirmek mümkün değil; çünkü hayvan hem bilmiyor ve hem de…

  • “Tanrı, bakıştır…    Bilim, bakıştır.     İdeoloji, bakıştır…    Her birisi ayrı ayrı bakış olduğu için Tanrı ile bilim’in yan yana gelmesi mümkün olamıyor. Bilim hep Tanrı’ya karşı geliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ahmet Emin Yalman’a Malatya Suikastı Davası’ndaki savcılık iddianamesine göre, homoseksüel olduğu gerekçesi ile Necip Fazıl Kısakürek, Heybeliada’daki Bahriye mektebinden atılıyor… Necip anılarında bunun iftira olduğunu söylüyor. Necip’in İslamcılığı, rejimin izini ve dürtüsü ile başlıyor. Necip bütün ömrü süresince, iktidardakilerin izninin dışında bir adım bile atmıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları…

  • “Kurtuluş Savaşı, belki de bütün savaşlar içinde en renksiz olanıdır; bir ideoloji ile başlamaması bir yana bir ideolojik netlik kazanmasını önlemek için büyük bir titizlik gösteriliyor.    Kurtuluş Savaşı’nın en belirgin ideolojik çizgisi İslamcılıktır.  Köylüler Kurtuluş Savaşı’nda önemli ölçüde uzak durdular.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 90,…

  • “Ali Süavi Kemalizm’in 40’lı yıllarda keşfettiği yenilikçisi. Namık Kemal Londra’da Kur’an’ı matbaada bastırmak isteyince Ali Süavi karşı çıkıyor. Gerekçesi ise, taş baskıda kullanılan mürekkepte domuz yağı bulunması.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Falih Rıfkı ‘Baş Veren İnkılâpçı’ adlı kitabında ‘İlk Kuvayı Milliye Meclisi Anadolu’da yüzlerce medrese açmıştır ve resim dersini yasaklamıştır.’” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kemalizm, dinci ve tekkecidir; daha önceleri kapatmayı düşündüğü yönünde hiçbir işaret ve belgeye rastlanmıyor.    Kemalizm’in tekke düşmanlığı, Şeyh Sait’in rejimi tehdit etmesinden sonrasına rastlıyor.    Kemalizm, ilk fırsatta kapattığı tekkelerle bir sevgi bağı kurmaya başlıyor.     Yunus’u (Yunus Emre) politika sahnesine çıkarıyor.      Yunus, Cengiz istilasının yıkımında yeşermiş bir renksiz ve cansız çiçektir.” Tüm Yunus mensupları hedonist…

  • “Devrim, aynı zamanda olumlu bir bilgi felsefesi yaratma işidir; restorasyon tam bunun tersine düşüyor.    Tüm restorasyon dönemlerinde, din’e ve daha da önemlisi obsküriteye, bilinmezliğe, agnostisizme bir net dönüş var.    Cumhuriyet, İslamcı şair Mehmet Akif’in İstiklâl Marşı ile yürüyor ve kendi restorasyonunun doruk zamanında bir başka İslamcı Şemsettin Günaltay, Başbakanlık koltuğuna oturuyor. (CHP döneminin son başbakanıdır)…