Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Medya, Propaganda
-
(Muhalefetten bunalan CHF, doğal ayrımlara, Türkçülüğe yöneliyor. Türkçülüğün sözcülüğünü de Falih Rıfkı Atay yapıyor. Hüseyin Cahit Yalçın ona cevap veriyor:) “..yayınların şekline göre tüm CHF’nin kanaati ve mesleği (siyasi anlayışı, ideolojisi) olarak şunları kabule zorlanıyorum. Teşkilatı Esasiye Kanunu (anayasa) Türkiye hudutları dâhilinde yaşayan bütün vatandaşlara Türk demiştir. Fakat bu zahiri (görünür) bir şeydir. Gayri…
-
“-…günahı ve kusuru pek çok, basit bir vatandaşım. Yüce heyetiniz nasıl bir partinin intikam aleti değilse, … şefkat mahkemesi de olmasın. Sizden merhamet ve hoşgörü istemiyorum. Sadece adalet istiyorum.” “Çünkü bu, hem benim namusumu kurtarmaya yeter hem de memleketimin.” “Hiçbir davada, kişisel selamet (esenlik, kurtuluş) ile vatanın şerefini koruma düşüncesi bu kadar kuvvetle…
-
(Lütfü Fikri Bey, İstanbul Baro Başkanı, 10 Kasım 1923’de Tanin Gazetesinde yazıyor; Hilafetin kaldırılacağı veya halifenin istifa edeceği dedikodusu ortaya yayılınca, Hilafet’in elimizde bir hazine olduğunu söyleyerek, kaldırılmasına karşı çıkıyor. 11 Kasım’da da Hüseyin Cahit yazıyor;) “-Hilafet elimizden giderse, beş on milyonluk Türkiye Devletinin, İslam Alemi içerisinde hiç bir önemi kalmayacağını, Avrupa siyaseti gözünde de…
-
“…İsmet Paşanın seciyesinde (karakterinde) pek çabuk alevlenen, vehimli ve kindar bir zaaf (zayıflık) fark edilmesi, herkeste hayal kırıklığı doğurabilecek mahiyettedir.” Alıntı: Siyasi Dargınlıklar II – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Hüseyin Cahit;) “O zamanlarda İngiltere Başbakanı Lord Gurzon, Lordlar Kamarasında verdiği bir nutukta; Boğazlardan yalnız tüccar gemilerinin geçmesi hakkını elde edebilmek ümit ettiği halde, harp gemilerine de boğazları açık tutmayı başardığını söylemiştir. İsmet Paşa .. parti görüşmelerinde, önce Lord Gurzon’un bu beyanatını duydum, fakat aslı elime geçmedi diye başlıyor. Sonra da, ‘İngiliz Başbakanı aldandım diyecek…
-
30 Ekim 1923 Tanin Gazetesi; “Yaşasın Cumhuriyet! … Cumhuriyet’in sahiden yaşamasını istiyorsak şunu bilmeliyiz ki, cumhuriyet, alkışlarla, dualarla, şenliklerle yaşamaz. Cumhuriyet ancak iyi idare ile ona lâyık olmakla yaşar. Cumhuriyet bir tılsım değildir, Ali Fethi Bey, Bundan sonra hükûmet olabilir, iş görebilir, demiş. Bu çok basit, çok ilkel ve çocukça bir muhakemedir. Bundan önce de…
-
Mebuslar Lozan’a …, her türlü vasıflara sahip olduklarına kanaat getirdikleri üç isim üzerinde durdular. Rauf (Orbay), Yusuf Kemal (Tengirşek) ve Dr. Rıza Nur Beyler. Mustafa Kemal Paşa ise kimseye beli etmemekle beraber, farklı düşüncede idi; Her halde, harbi başarı ile yaptığı gibi, sulhu da en iyi yapabilecek askerdir, düşüncesi ile olmalı, İsmet veya Fevzi Paşaları…
-
(Hüseyin Cahit Lozan’a, gazetesi Tanin için haber almaya gitmiş ve baştan sona kadar o görüşmeleri izlemiş. Dr. Rıza Nur ile araları iyi olmadığından olsa gerek, önceleri pek takdir ettiği İsmet Paşa’yı, Rıza Nur’un etkisiyle hatalar yapmakla suçlamaya başlıyor. Rıza Nur Bey ise, Hüseyin Cahit’in Heyet ile görüşmesini yasaklıyor. Hüseyin Cahit Tanin’de yazdığı yazısında bu davranışı…
-
“1935 yılı, Karpiç Lokantası, Mustafa Kemal Ahmet Emin Bey’i masasına çağırttırıyor. Mustafa Kemal Ahmet Emin Bey’i eleştiriyor. Hanımı Rezzan, “Aman Efendim estağfurullah, hiç te böyle düşünmemiştir.” diyor. Atatürk hemen; “Aferin! Çok zeki bir Türk kızı!” diyor. Ve “Hanımefendi, … hayatınızdan memnun musunuz?” “-Hayır efendim! Memnun değilim. İş başka türlü çıktı, ben gazeteci ile evlendim, hâlbuki…
-
Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey, mahkûmiyet yeri olan Çorum’a gitmeden önce, mahkeme heyetini ziyaretle, hakkındaki karardan dolayı şükranlarını sunuyor. Hatta Çankaya’ya giderek ziyaretçi defterini de imzalamış bulunuyordu. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 119) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Hüseyin Cahit gazeteci, aydın adam, İstiklâl Mahkemesi…
-
“Hüseyin Cahit Bey daha önce, Terakkiperver Partinin hükûmet tarafından kapatılması haberini gazetelerinde “Basıldı” diye verişinden dolayı, yine aynı kişilerden kurulu İstiklâl Mahkemesi tarafından ömür boyu sürgün edildiği Çorum’dan getirilmişti.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 70 ile 79 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Türkçeye…
-
Kanun numarası; 5816 Kabul Tarihi; 25.7.1951 Madde 1; Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini… eden kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye…
-
13 Şubat 1925 Piran’da Şeyh Sait İsyanının başlaması 14 Şubat 1925 Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın ölümü 17 Şubat 1925 Aşarın kaldırılmasının yasalaşması 28 Şubat 1925 Dini politikaya alet etmenin Hıyanet-i Vataniye Yasası kapsamına alınması 3 Mart 1925 İsmet Paşa’nın başbakan olması ve yeni hükümetini kurması Takrir-i Sükûn Yasasının kabulü 4 Mart 1925 Birisi Ankara’da…
-
İnsan aklıyla görüyor. İnsanı görmez yapmak için gözlerini oymak değil aklını tahrip etmek zorunlu ve gerekli oluyor. Bu, görmek için bakışın zorunlu olması demektir. İnsan, aklıyla bakıyor. Sf. 97 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 97) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kitle iletişim araçları büyük bir şiddetle yirminci yüz yıl insanına aşırı kaygılar ve giderek büyük korkular yüklüyor. Sf. 21 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsanın doğru bilgi edinmeye yatkın olduğunu ve bilgiyi tartarak karar verme yeteneğine sahip bulunduğunu düşünmek, insanı Tanrı’dan ayırmaktır. Tarihte en çok on sekizinci yüz yılda ateizmin yayılması bir rastlantı sayılmamalıdır; kendi kendine doğru bilgi edinebileceğine ve bunu kullanabileceğine inanan bir insanın Tanrı’ya inanması için bir gereksinimi kalmıyor. Sf. 22 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V –…
-
Kaynağa esir düşmek bir gazetecinin ölümüdür. İntiharıdır. Haince ölümüdür. Bugün Türkiye basınında sayılamayacak kadar çok haber kaynağına esir düşmüş makale, fıkra yazarı ile muhabir var. Bunlar, benim gözümde, rüşvet alan kamu görevlisinden daha onursuzdur. Çünkü bunlar, kamuoyunu yavaş yavaş kandırıyorlar. Yavaş yavaş zehirliyorlar. Ayrıca tüm basını zehirliyorlar. Basını bitiriyorlar. Sf. 25 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler…
-
“1931 Yılı Ağustos ayında Cumhuriyet gazetesi, “Vatan haini Arif (Gazeteci Arif Oruç) dün iki gençten dayak yedi” başlığı ile çıkıyor. Son Posta ise Eylül ayında “Yarın (Gazetesinin) sahibi, (Arif Oruç’tan alınan son haber) lokanta açmaya karar verdi” başlığı ile çıkıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 613) kitabından…
-
“12 Temmuz 1947 Türk – ABD yardım Antlaşması imzalanıyor. Antlaşma; “Türk Hükümeti, Türkiye’nin hürriyetini ve bağımsızlığını korumak için, ihtiyacı olan güvenlik kuvvetlerinin takviyesini temin ve aynı zamanda ekonomisinin istikrarını muhafazada devam maksadıyla Birleşik Devletler Hükümeti’nin yardımını istediğinden” diyerek başlıyor. Bir de Misyon Şefi geliyor, emperyalizmden kurtarılmış olan Gazi’nin Ülkesine ABD’nin Ankara Büyükelçisi Edwin Wilson oluyor. …