Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • 3 O yıllarda TBMM’de Bursa Milletvekili olarak görev yapan askeri Doktor Osman Şevki (Uludağ)’a göre, marşın bestesi özgün değildir. Cemal Reşit Bey librettosu (güftesi) ve bestesi ünlü yazar Jean-Jacques Rousseau ya ait olan ve ilk kez 1752 yılında Kral XV. Louis’in huzurunda sergilenen tek perdelik “Le devin du village” (Köy Kâhini) adlı operanın; “J’ai perdu…

  • 2 İlk takdimi İstanbul’da Şehir Bandosu tarafından Beyazıt Meydanı’nda yapılan marş, Taksim Meydanı’nda da icra edildikten sonra, tüm ülkede benzer talimlerde seslendirildi. Marş okuma kursları açıldı, on binlerce kişi bu kurslarda marşı ezberledi. Sf. 148 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 148)…

  • Komite ayrıca Cumhuriyet’in simgesi olacak bir marş hazırlanmasına karar vermişti. İddialara göre bu marş, söylenmesi pek zor olan ve milli temalardan çok dinî temalara yaslanan İstiklal Marşı’nın yerine ısmarlanmıştı. Sonunda güftesini Behçet Kemal (Çağlar) ve Faruk Nafiz (Çamlıbel)’in, bestesini Cemal Reşit (Rey)’in yaptığı 10. Yıl Marşı seçildi. Sf. 148 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler…

  • Kutlamalar için o günler için çok büyük miktar olan 230 bin liralık bir bütçe ayrılmış, 10. Yıl Dönümü Kutlama Komitesi’nin başına CHF Genel Sekreteri Recep (Peker) getirilmişti. Sf. 147 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 147) kitabından birebir alınmıştır.

  • ABD ile ilişkiler o kadar iyiydi ki, 1933’te, Türkiye’de faaliyet gösteren Gerry Tobacco Şirketi’nin 1922 İzmir Yangınında uğradığı 1 milyon 300 bin dolarlık zararın, yıllık 100 bin dolar taksitle 13 senede tazmin edilmesini Türkiye kabul etmişti. Böylece Türkiye zımnen yangındaki sorumluluğunu kabul ediyordu. ABD ise bunun karşılığında, yıllardır sürüncemede bıraktığı Suçluların İadesi Antlaşması’nı onayladı. Bu…

  • 25 Eylül 1932’de, ABD Genelkurmay Başkanı General Douglas Mac Arthur, Köstence’den Daçya vapuruyla İstanbul’a geldi ve büyük kabul gördü. Mustafa Kemal’in 27 Eylül’de Mac Arthur’la bir görüşme yaptığı biliniyor. Türk Tarih Kurumu (TTK) tarafından yayımlanan Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri adlı esere bakılırsa, tutanağı olmayan bu görüşmede Gazi, Almanların yakında bir savaş çıkaracağını ve savaşın galibinin…

  • 1931 yılında Dışişleri Bakanı Şükrü (Saraçoğlu) başkanlığındaki bir heyet, Amerikan sermaye piyasasında temaslarda bulunmak için ABD’ye gitti. Heyetin 50-100 milyon dolarlık kredi talebi ABD Maliye Bakanlığı tarafından uygun görülmedi. Aynı şekilde, Amerikan şirketleri ve sermaye grupları da Türkiye’de yatırım yapmaya hevesli değillerdi. Bu doğaldı, çünkü ABD, 1929 Büyük Buhranı’nın korkunç etkileriyle boğuşuyordu. Bu tavrın tek…

  • Olaydan sonra, aynen 1928’de olduğu gibi, ateşli bir “Vatandaş Türkçe Konuş!” kampanyası başlatıldı. Bursa, Diyarbakır, Adana, Ankara, Edirne ve Kırklareli Yahudileri Türkçeyi ‘öz dil’ ilan ettiler, cemaatin mekânlarına “Türkçe konuş!” levhaları astılar. İstanbul’da yaşayan Rum, Ermeni ve Yahudilerden bir grup, Beyoğlu Halkevi’nde bir araya gelip, Türk Dilini Yayma Birliği adı bir cemiyet kuracaklarını açıklamak zorunda…

  •  Türkiye’de yataklı vagonları Osmanlı döneminden beri, La Compagnie des Wagons-Lits (kısaca Vagon-Li denirdi) adlı bir Belçika şirketi işletirdi. 1926’da Mustafa Kemal’in isteğiyle şirkete, yeni kurulan TCDD’nin yataklı ve yemekli vagonlarını da kırk yıl boyunca işletme ayrıcalığı tanındı. İşte devlet katında böylesine itibarlı bir şirket olan Vagon-Li’nin Beyoğlu Acentesinde, 22 Şubat 1933 günü, tarihe ‘Vagon-Li Olayı’…

  • 10 Mart 1934’te, Bebek, Set Sokaktaki evinde koluna boryum klorid enjekte ederek hayatına son veren Kimyager Dr. Cevat Mazhar’ın ölümü doğrudan 1933 Üniversite Reformu ile ilintiliydi. Bu ülkenin endüstriyel kimya alanında yetiştirdiği ilk uzman olan Cevat Mazhar Bey, yıllarca hocalık yaptığı Darülfünun ani bir kararla İstanbul Üniversitesine çevrilirken, kadrodan çıkarılanlar arasındaydı. Hükümet, çoğu arkadaşına lise…

  • Maarif Vekili Dr. Reşit (Galip), 1 Ağustos 1933’te verdiği demeçte epey ağır konuşmuştu (bugünün Türkçesi ile): “Ülkede siyasi, sosyal büyük devrimler oldu, Darülfünun bunlara karşı tarafsız gözlemci kaldı. Ekonomik alanda önemli hareketler oldu, Darülfünun bunlardan habersiz göründü. Hukukta radikal değişiklikler oldu, Darülfünun yalnız yeni kanunları tedrisat programına almakla yetindi. Harf devrimi oldu, öz dil hareketi…

  • Maarif Vekili Reşit Galip 12 Eylül 1933 tarihli Milliyet gazetesine verdiği demeçte “ilimden ziyade idealistliğin ön planda tutulduğunu” söylüyordu. Nitekim tasfiye edilenler arasında Avrupa’da eğitim görmüş, uluslararası kuruluşlara üye olmuş, ödül almış, eserleri basılmış, modern araştırma kurumları kurmuş olanlar vardı; hatta birkaç kişi, çok önceleri rahmetli olmuştu. Sf. 118 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler…

  • 31 Temmuz 1933 günü ‘İstanbul Darülfünunu’ tabelası indirilerek yerine ‘İstanbul Üniversitesi’ tabelası çakıldı. 1 Ağustos tarihli Cumhuriyet gazetesi harekâtın bilançosunu veriyordu: “Mülga (kaldırılmış) Darülfünunun 151 hocasından müderris, muallim ve müderris muavinlerinden yalnız 59’u üniversiteye alınmış, mütebaki 92’si kadro haricinde kalmışlardır. Çıkarılanların 30’u Tıp Fakültesi, 17’si Fen Fakültesi, 5’i İlahiyat Fakültesi, 15’i Hukuk, 13’ü Edebiyat Fakülteleri,…

  • Falih Rıfkı Çankaya’da bunca çabadan sonra varılan sonucu şöyle anlatıyordu: “Bir akşam Atatürk sofra bittikten sonra benim, yanı başındaki iskemleye oturmamı emretti. ‘Dili bir çıkmaza saplamışızdır,’ dedi. Sonra, ‘Bırakırlar mı dili bu çıkmazda? Hayır, ama ben de işi başkalarına bırakmam. Çıkmazdan biz kurtaracağız,’ dedi.” Nihayet Ahmet Cevat Emre, Atatürk’ün “İki şeyde inkılâp olmaz: Dilde ve…

  • Aslında Güneş Dil Teorisi’nin temelleri 1932’de kabul edilen Türk Tarih Tezi ile atılmıştı. Bilindiği gibi bu teze göre tüm medeniyetlerin yaratıldığı yer Orta Asya’ydı ve Türkler bu bağlamda dünya yüzündeki tüm medeniyetlerin kurucusuydular. Sf. 110 Öte yandan fizyolojik araştırmaların da gösterdiği gibi insanın doğal olarak çıkarabileceği ilk ses ‘a’ sesi olmalıydı. Bu ‘a’ sesinin sürekli…

  • Bu bağlamda Mustafa Kemal, soyadı olarak ‘Atatürk’ü aldı. Kemal adını, “aslında Türkçede büyük kale anlamına gelen” Kamâl ile değiştirdi ve ölünceye kadar nüfus cüzdanında bu adı taşıdı. Sf. 109 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Ağustos 1934’te toplanan II. Türk Dil Kurultayı’nda, TDTC adı Türk Dili Araştırma Kurumu (TDAK) olarak değiştirildi. 3 Ekim 1934’te İsveç Veliahdı Güstav Adolf onuruna verilen yemekte yaptığı şu konuşma, tamamıyla Türkçe köklerden yeni bir dil yaratılabileceğini kanıtlama çabası gibiydi: “Bu gece yüce konuklarımıza, Türkiye’ye uğur getirdiklerini söylerken, duyduğum tükel özgü bir kavançtır. Burada kaldığınız…

  • 4 Eylül 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyeti (TDTC) başkanlığı tarafından gazete ve radyolarda yayınlanan bir beyannameyle, Eylül ayının son günlerinde bir dil kurultayı toplanacağı kamuoyuna duyuruldu. Sofya’da yaşayan Agop Martaryan özel olarak davet edilmişti. Sf. 105 1934’te Mustafa Kemal Atatürk tarafından ‘Dilaçar’ soyadı verilen Martaryan, Türk Dil Kurumu’nda (TDK) 1936-1978 arasında görev yaptı. Sf. 105…

  • Türkiye’nin ilk güzellik yarışması, 1925 veya 1926’da İpek Film Şirketi tarafından düzenlenmişti. Melek Sineması’nda yapılan yarışmayı, sinemanın yer gösterici kızlarından Ermeni asıllı Matmazel Araksi Çetinyan kazanmıştı. Ama basın, organizasyon bozukluklarını bahane ederek, yarışmayı geçersiz saymıştı. Sf. 92 Ancak, halk havaya sokulmuştu bile. 25 Şubat 1929’da yapılan duyuruda katılma şartları şöyle sıralanmıştı: “1) Müsabakaya 16 ila…

  • Vali, Belediye Başkanı, Mustafa Kemal ve Kılıç Ali, Saffet (Arıkan), Nuri (Conker), Salih (Bozok) gibi seçkinlerin arasına girmeyi nasıl olduysa başaran Rıza Ruşen, iddiasına göre yemekte yapılan konuşmaların notunu tutmuş, bu notları yıllarca saklamış ve 1947 yılında yayımladığı “Atatürk’e Ait Birkaç Fıkra ve Hatıra” adlı kitabında yer vermişti. İddiaya göre, masadakilerden biri “Bursa Gençliği olayı…