Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Dünyadaki bü­yük devletlerin hiçbiri tarafsız bir politika ilkesiyle değil mücadeleyle bulundukları yere geldiler. Eğer dünyanın önemli güçlü devletleri varsa, ufak devletlerin ya gele­ceklerinden vazgeçmekten veya birleşerek ve güçlenerek savaşmaktan başka şansı kalmaz. Sf. 185

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu, şu an geçerli olan demokratik parlamenter siste­min çifte belasıdır. Yalnızca yaratıcı başarıları engellemez, aynı zamanda ortalamanın üstündeki insanları tehdit altın­da tutarak onların gelişmesini de engeller. Ortalama ap­tallığın, yetersizliğin, korkaklığın ve kibirliliğin üstüne çıkanları çoğunluk tehlikeli bulur. Buna ek olarak demok­rasilerde, yeteneksizlerin lider olmaları yasayla gerçek­leştirilir. Sonuç olarak bu sistem, herhangi bir kuruma sü­rekli olarak uygulanırsa tüm liderliği çökertir. Bu, demok­rasinin temelinde eksik olan sorumluluk duygusu nede­niyle ortaya çıkar. Çoğunluklar güvenilmez bir kavramdır, hem de sorumlulukla bir arada düşünülmeyecek kadar güvenilmez. Sf. 58, 59 

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 58, 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yoksulluk; ihtiyaç, dini ve­ya politik baskıya bağlı olmaksızın, her zaman en sağlıklı ve sağlam olan en büyük direnci gösterir. İlk önce zayıf­lar teslim olurlar. Sf. 27

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Politika, eylemin tarihidir. Tarihin kendisi, insanların yaşam mücadelesindeki gelişimdir. Sf. 19

    Alıntı; Kavgam II – Adolf Hitler, Ç; Orhan Tuncay (Nokta Kitap 1. Baskı Ocak 2004 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (2014); Kaynak, Meydan Larousse; Temmuz 1919’da Alm. İşçi Partisine girdi.  1921’de partinin başına geçti ve Alman Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi yaptı.  1923’te Bavyera’da gösteriler sırasında yakalandı, hapsedildi Ocak 1924’ten itibaren 5 yıl kalebentlik cezası aldı.  Ancak bir yıl yattı.  1929 yılı Ocak buhranı Hitleri ön plana çıkardı. 1930 seçimlerinde 107 milletvekili kazandı.  Erken seçim oldu, Hitler 1932’de 230 mebus kazandı, Von Papeen tekrar parlamentoyu feshetti….   Büyük sanayiciler Hitleri destekliyor.  5 Mart 1933’te seçimde oyların % 44’nü aldı.  30 Haziran 1934’te bütün karşıtlarını temizledi (Uzun Bıçaklar Gecesi) Reich Şansölyesi Ağustos 1934’te öldü.. Halkoyu ile %88 oyla Reichs Führer seçildi.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 588 ile 590 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • İkinci Balkan Savaşı’nda olduğu gibi, müttefikler birbiriyle savaşa tutuşmamışlarsa, bunun nedeni Almanya’da bir Enver Paşa bulunmamasından…  Sf. 588 

    Lloyd George, eski Reich şansölyesi Simon’un hazır bulunduğu bir toplantıda alaylı bir tavırla: “Almanlar kendilerine lider olarak zeki adamlar bulmasını bilmiyorlar” demişti.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 588) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün Avrupa’da yeni topraklardan söz ediyorsak önce Rusya’yı düşünebiliriz.  Sf. 569 Rusya’yı yönetenler, kanlara bulanmış canilerden ibarettir.  …  bu hükümet adamları, hayvani bir zalimliği inanılmaz derecede güçlü bir yalanla birleştirmesini bir ırka mensupturlar. Sf. 574

    Alman siyasi vasiyetnamesi şu olmalıdır:  Hiçbir zaman Avrupa’da iki kudretli devletin kurulmasına izin vermemek.   …  Sıkı sıkı yaklaşmakta çıkarımız olacak iki devlet diye İngiltere ve İtalya’yı işaret etmiştim.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 569 ile 577 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Avrupa kıtası üç yüz yıldan beri İngiltere’nin siyasi emellerinin egemenliği altına girmiş ve böylece kalmıştır. Sf. 531

    İngiltere Fransa’yı karada birinci devlet durumuna getirmişti.  Birleşik Amerika’yı da denizlerde kendisine denk bir devlet olarak kabul etmek zorunda kalmıştı. …  Almanya’nın ittifak kurma imkânları incelenince, yapabileceğimiz şeyin İngiltere’ye yaklaşmak olduğunu çabuk anlarız. Sf. 535

    Şu durumda filan ve falan milletin devlet adamları “Almansever” diye onlarla bir ittifak kurulmasını isteyen kişi, ya bir eşektir, ya da yalancı.  İki milletin kaderini birbirine bağlamak için gereken koşul, karşılıklı saygı ya da sempati değildir, bu ittifakla elde edilecek karşılıklı çıkarların olmasıdır. Sf; 536 Alman milletinin en amansız düşmanı Fransa’dır ve hep Fransa olacaktır.   Sf. 537

    Eğer, milletimiz ve devletimiz, kana susamış ve gözünü para hırsı bürümüş Yahudi denilen zalimlerin kurbanları olursa, bu tehlike, bu ahtapot bütün dünyayı kollarına alacaktır.  Sf. 541… 

    9 Kasım 1918 devrimi, zekâ ve mantığımızı bulandırdı ve bozdu.  Sf. 548

    Faşist İtalya’nın belki de bilincine varmadan (fakat ben bilerek olduğuna inanıyorum) Yahudilerin başlıca üç gücüne karşı giriştiği mücadele, devletin üstüne çıkan ve zehirli çengellerini….  Gizli mason cemiyetlerinin yasaklanması, enternasyonal Marksizm’in yok edilmesi, … Yıllar geçtikçe İtalyan hükümetinin, bütün dünyayı tehdit eden Yahudi ıslıklarından korkmadan İtalyan milletinin çıkarlarını savunabilir duruma getirecektir.  İngiltere’deki durum daha da zayıf görünüyor.  En hür demokrasinin hüküm sürdüğü bu ülkede Yahudi, kamuoyu saptırma suretiyle hemen hemen kesin bir diktatörlük sürdürüyor.   Bununla birlikte bu ülkede de, İngiliz devletinin çıkarlarını temsil edenlerle, Yahudi tarafından yürütülen dünya diktatörlüğünün şampiyonları arasında bir mücadele sürüyor.  Sf. 554 

    Almanya’nın imhası, İngiltere’nin değil özellikle Yahudilerin çıkarına uygundu.  Şimdi Japonya’nın ezilmesi İngiltere hükümetinin çıkarından çok Yahudi hükümdarlığını bütün dünya üzerinde egemen kılmak amacını güden liderlerin tasarılarına hizmet edecektir.  Yahudiler, Amerika Birleşik Devletlerinin ekonomik güçlerinin hâkimidirler.  Yahudi, Avrupa devletlerinin şimdiden kendi elinde pasif birer oyuncak durumunda olduklarını ve bunu Batı demokrasisi denilen şeyle dolaylı ya da Rus Bolşevikliği ile doğrudan doğruya elde ettiğinin farkındadır.  Sf. 555 Kendisini Asyalı sarı ırktan ayıran uçurumu dolduramayan Yahudi, bugün İngiliz’i, Amerikalıyı, Fransız’ı taklit edebilir.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 531 ile 556 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyük teşkilat yavaş yavaş da olsa kavga yeteneğini yitirir.  …  Bir hareketi tehdit edebilecek en büyük tehlike, çok çabuk elde edilen bir başarıdan sonra üyelerinin anormal bir şekilde artmasıdır. Sf. 507

    …  Bir hareket devamlılığını sağlayabilmek için, zafer kendi lehine neticelenir neticelenmez, sonu gelmeyen kalabalığa kapısını kapamalıdır.  Ancak bu şeklide davranırsa, kendini meydana getiren taze ve sağlam özünü koruyabilir.  Hareketin bu öz tarafından yönetilmesine dikkat edilmelidir. Sf. 508

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 507, 508) kitabından birebir alınmıştır.

  • Prusya Bavyera ile savaşıyordu ve böylece Yahudi saltanat sürüyordu. Sf. 482…  Yahudi, Almanları soymak için Alman milletlerini meşgul etti ve her türlü dalavereyi çevirdi.  Sonra devrim oldu.  1918 yılının Kasım ayında gerçekleşen devrimi….   Sf. 483  …  Almanları birbirleri aleyhine tahrik eden bu mücadeleye müdahale etmeye başladım. 

    …  Münih’te yapılan toplantılarda…  sık sık “Prusya’dan ayrılalım”, “Kahrolsun Prusya”, “Prusya’ya karşı savaşalım” gibi anlamsız sloganlar ve bağrışmalar duyuyordu. Sf. 484

    ..  1918 yılında bile bir Yahudi aleyhtarlığı söz konusu olamazdı.  Ben o günlerde, Yahudi kelimesinin söylenmesinin ne kadar zor olduğunu bugün bile hatırlıyorum.  Eğer ağzınıza Yahudi kelimesini alacak olursanız, ya sizin suratınıza aptal aptal bakarlardı veya siz korkunç bir muhalefetle karşılaşırdınız. Sf. 486 

    …  Yahudi, hemen Katolik tahrikâtı meselesine sarıldı ve bunu ortaya attı.  Böylece Katolik ile Protestanlığı birbiri ile mücadeleye sevk ederek halkın dikkatini başka taraflara çevirdi.  Sf. 487

    Biz din kavgalarıyla uğraşırken öbür devletler dünyayı paylaşıyorlardı. Sf. 490 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 482 ile 490 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  •  Terörden yardım gören felsefi bir fikir hiçbir zaman idari yöntemlerle mağlup edilemez. Sf. 465

    …Büyük hırsızlar serbest ve cezasız kaldıkları sürece küçük hırsızlar yakalanmamalıdır.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 473) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Devrimi en adi unsurlardan kurulu bir grup yapmıştı.  Aralık 1918 ve Ocak 1919’daki durum buydu.  Bu adi hareketin arkasından bütün Marksçı unsurlar geliyordu.  Devrim ılıman bir manzara arz ediyordu. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 460) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyük bir hitabet yeteneği olan kimse, direnme güçleri doğal bir biçimde azalmış olan kimselere yeni bir fikri daha kolay kabul ettirir. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 400, 401) kitabından birebir alınmıştır.

  • O yıllarda hitap ettiğim insanlara hemen hemen her zaman inandıklarının tersini söylüyordum….  Her nutuktan önce olası itirazların şeklini ve özünü tahmin edip, aynı nutuk içinde, önce onların üzerinde durmak gerekiyordu. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 400, 401) kitabından birebir alınmıştır.

       

  • İlk büyük görevimiz, bugünkü Yahudi devletini yok etmektir.  En büyük zorluk, yeni bir durum yaratmak değil, ona boş yer bulundurmaktır.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 386) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ne mecliste ne de senatoda hiçbir zaman oy verilmeyecektir.  Bu heyetler çalışma organlarıdır.  …  Karar verme yetkisi ve hakkı yalnız lidere aittir. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 383) kitabından birebir alınmıştır.

  • Medeniyet yaratma melekesi, yalnız üstün ırka verilmiştir. 

    Yalnız, sağlam olanların çocuk yetiştirmelerini temin etmelidir. Fizik bakımından çökmüş veya akıl hastalıklarından acılı olan kimseler, altı yüzyıl çocuk yetiştirmekten men edilmiş olsalardı, bugün insanlık birçok vahim dertlerden kurtulmuş olurdu. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 336 ile 341 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin asıl karakteri, kâinatın ırkçı karakterinden meydana gelir.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ben topluluklara hitap etmesini biliyordum.  Otuz dakika sonunda salon elektriklenmişti. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 311) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi’nin kavga silahları ikidir; Yalan ve aldatmak.  …  Sabahleyin bir Yahudi gazetesini okuyup da onda kendisinin iftiraya uğramadığını gören bir kişi, bir gün önce yirmi dört saatinin boşa gitmiş olduğunu anlamalıdır.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 308) kitabından birebir alınmıştır.