Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • En iyi teşkilat hareketin lideriyle hareketin taraftarı arasında en az aracı koyan teşkilattır.  Sf.303 En iyi şef, güç ve yeteneği, karar verme ruhunu ve uygulamada azim ve ısrarı bir araya toplayan kişidir. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 303 ile 306 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizim hareketimizin ilk önce besin bulacağı gıda hazinesi, işçi toplulukları olacaktır.  …  Bizim niyetimiz hiçbir zaman bir burjuva monarşisini kendimize çekmek değildir.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 299) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rusya’da Yahudi, büyük bir millet üzerinde hâkimiyetini kurmak için, vahşi ve korkunç bir bağnazlıkla otuz milyona yakın insanı öldürtmüş veya açlıktan ölüme mahkûm ettirmiştir.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zencileri Almanya’ya getirenler Yahudilerdi.  …  Nefret ettikleri beyaz ırkı melezleşmeden çıkacak piçleşmeyle yok etmek….

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 285) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnancı sarsmak ilmi sarsmaktan çok daha zordur.  Aşk, takdir ve saygıya oranla çok daha az değişebilir.  Kin, sevmekten daha çok süreklilik taşır.  Dünyadaki bütün büyük devrimleri harekete getiren güç, halkı ele geçiren ilmi bir düşüncenin yayılmasıyla değil, halk topluluklarını çılgınca coşturan ve ona can veren bağnazlıkta ve gerçek isteride saklanmış bulunuyordu.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi ezilen işçinin mücadelesine sahip çıkar.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 281) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kadınların Hristiyanlarla evlenmelerine mani olmaz, tersine bunu teşvik eder, fakat erkeklerin zürriyetinin daima saf kalmasını sağlar.  … Bir erkek Yahudi, Hristiyan kadınla evlenemez.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 276) kitabından birebir alınmıştır.

  • Basını Yahudi yönetir ve önünde sürükler götürür.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 275) kitabından birebir alınmıştır.

  • Irkı vücuda getiren şey dil değil, kandır.  Yahudi bunu bütün milletlerden daha iyi bilir.  Bunun için dilinin bozulmasına önem vermeyerek, kanının karışmamasına dikkat eder.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • Hükümdarlar paraya ihtiyaç duydukça, Yahudi’nin halktan emdiği kanının bir kısmını, mübarek elleriyle ondan alırlar.…  Her sarayın bir Saray Yahudi’si vardır. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 271) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ticaret adamı kimliğiyle gelir ve ilk başlarda milliyetini saklamaya gerek görmez.  …  Yerliler yabancıya karşı misafirperverliklerini gösterirler.  Yahudi yavaş yavaş ekonomik hayata sokulur, ancak bir üretici olarak değil, aracı olarak.  …  Kısa bir zaman içinde ticaret Yahudilerin tekeline girer.  Önce fahiş bir faizle borç para verir.  Gittikçe gücü artar, devlet içinde devlet olmaktadır.  …  Para işleri ve ticaret Yahudi’nin kesin olarak tekeline geçmiştir… Yaradılışından ile gelen küstahlığı…  Sonunda ev sahibiyle arasında bir uçurum meydana gelir.  …  Hükümetleri buhran doğuracak müdahalelerle sıkıştırmaya başlar…  Ebedi sülük...

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 270) kitabından birebir alınmıştır.

  • O, Fransızca konuşurken, Yahudi gibi düşünür, Almanca şiir yazarken yalnız ırkının karakterini anlatır.  Yahudi, kanını emdiği milletlerin hâkimi olmadıkça ister istemez onların dilini konuşur.  …  Protocoles  des Sages de Sion (Sion ileri gelenlerinin protokolleri) bu milletin bütün hayatının nasıl devamlı bir yalan üzerine kurulmuş olduğunu gösteren eşsiz bir örnektir.  …  Bu kitap bir milletin her gün okuduğu bir eser haline gelirse, artık Yahudi tehlikesi, önü alınmış bir tehlike olarak kabul edilebilir.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 268) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • Yahudi başka milletlerin bedeninde, bir millet olarak kabul edilmeyip, ancak özel cinsten bir dini topluluk gibi düşünülmesi gerekeceği kanaatini uyandırmaya başardığı zaman asalakça hayatına devam eder. Sf. 266

    Yahudi dininin öğretisi, öncelikle Yahudi kanının temizliğini korumaya çalışan bir derstir.  Bu din, Yahudilerin kendi aralarındaki ilişkilerini düzenler, ama Yahudilerin öteki insanlarla ilişkilerinden ve ahlak meselelerinden söz etmez, çok bayağı bir şekilde ekonomik konuları ele alır.  …   Yahudi, her zaman olduğu gibi o zaman da dini, bir iş, bir çıkar aracı olarak görüyordu.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 266, 267) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi, tam bir parazit tipidir.  …  Yahudi’yi kabul etmiş olan millet, az veya uzun zaman sonra sönüp gider.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 265) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlığın bütün gelişmesi, Yahudi ile değil, Yahudi’ye rağmen ortaya çıkar.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudiler kendilerine özgü özellikleri olan bütün fikri melekelerine rağmen, gerçek bir medeniyete ve özellikle kendi yapısına uygun bir medeniyete sahip değildir.  Medeniyet adına sahip oldukları şey, başka milletlere ait medeniyettir. …  Hiçbir zaman bir Yahudi sanatı olmamıştır.  Bugün de yoktur.  Özellikle güzel sanatların kraliçesi olan mimari ve müzik dünyası, Yahudilere hiçbir şey borçlu değildir.  Yahudilerin sanatta meydan getirdiği şey fikri bir hırsızlıktan ibarettir.  …  Yahudi basın, en basit bir soytarıyı, Yahudi olması koşuluyla, överek onun imdadına yetişir.  Bu işi o kadar ustalıkla yapar ki, insanlar kendilerini bir sanatçı karşısında sanırlar.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 263) kitabından birebir alınmıştır.

      

  • Yahudi milletinde fedakârlık bireyin basit var olma içgüdüsünden ileri gitmez.  …  Yahudileri teker teker tehdit eden tehlike geçer geçmez görünüşte kalan birleşme kaybolur.  …  Eğer, Yahudiler bu dünyada yalnız başlarına olsalardı çirkef içinde boğulurlardı veya amansız ve insafsız mücadeleler içinde birbirlerinin kökünü kazımaya çalışırlardı.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudilerin fikri melekleri binlerce yıl içinde gelişmiştir.  Yahudi’ye bugün kurnaz denilmektedir.  Fakat bir anlamda o her zaman kurnaz olmuştur.

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi, üstün ırkın en açık zıddıdır.  …  Yahudiler kadar hiçbir millet, büyük inkılaplara karışmamıştır.  Böyle olmakla beraber, insanlığı en büyük zararlara uğratan her türlü hareketten Yahudi en az zarar gören olarak çıkmıştır. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • Üstün ırkların büyüklüğünü sağlayan özellik; fikri meleklerinin zengin oluşu değildir, bütün meleklerini topluluk hizmetine vermeye olan eğilimleridir. 

    Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 258) kitabından birebir alınmıştır.