“Bir sıcaklık miktarının, artık faydalı bir enerjiye dönemeyeceği anlamına gelen bu ölü sıcaklık olayı (entropi) dolayısı ile kâinatın öyle bir duruma gitmesi gerekecektir ki, bütün enerjinin ısıya tahavvül etmesi (dönüşmesi) ve bunun da eşit olarak kâinata dağılması halinde bu ziyan (enerji eksilmesi) yüzünden dünyamızın bütün makro fizik olaylarının durmuş olması gibi bir durumla karşılaşılacaktı. ..eğer felsefenin iddia ettiği gibi, kainatımız ezelden beri var olsaydı, bu durumun çoktan meydana gelmiş olması gerekirdi. O halde kâinatımız ezeli olmadığı gibi ebedi de olamaz.(1)
1- Evren materyalistlerin iddia ettiği gibi sonsuzdan beri var olamaz. Çünkü eğer böyle olsa, Termodinamiğin İkinci Kanunu, şimdiye kadar çoktan evrendeki entropiyi maksimum düzeye çıkarmış olurdu ve evren, hiçbir düzene sahip olmayan tekdüze (homojen) bir madde yığını haline gelirdi. Big Bang’in (büyük patlamanın) ardından evrenin hiçbir doğaüstü müdahale ve kontrol olmadan şekillendiği iddiası da geçersizdir. Çünkü Big Bang’in ardından ortaya çıkan evren, sadece düzensizliğin hüküm sürdüğü bir evrendir. Ama bu evrende giderek düzenlilik artmış ve evren bugünkü düzenli yapısına kavuşmuştur. Bu, doğa kanunlarına (Entropi yasasına) aykırı bir biçimde gerçekleştiğine göre, demek ki evren doğaüstü bir yaratılışla düzenlenmiştir. Bu ikinci maddeyi bir örnekle açıklayalım. Evreni, içinde yığınla taşlar ve kayalar olan dev bir mağara olarak düşünelim. Bu mağarayı doğal şartlara bırakır ve milyarlarca yıl beklerseniz, ilk halinden bile daha düzensizleştiğini (taşların ufalandığını, birbirleriyle karışıp tekdüze ve şekilsiz bir yapı haline geldiklerini) görürsünüz. Ama eğer milyarlarca yıl sonra mağaranın içinde bu taşlardan yapılmış ve ince işlenmiş heykeller bulursanız, bu düzenliliğin doğa kanunları ile açıklanamayacağına hemen karar verirsiniz. Yapılabilecek tek açıklama, bu mağaranın bir “akıl” tarafından düzenlenmiş olduğudur.”
Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 34 ile 36 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2007) Kâinatta meydana gelen fizik olaylarının sonunda bir ısı enerjisi açığa çıkmakta ve bu ısının ortamın sıcaklığını arttırması söz konusu olmaktadır. Fizik olaylarının yaratılması için gerekli olan şart, fizik olayından önce ve sonraki ortamlarda sıcaklık farkının olmasıdır. İşte Entropi dolayısıyla, sonsuz büyüklükteki zaman içerisinde bu sıcaklık farkının ortadan kalkması söz konusudur. İki cam balona farklı sıcaklıklarda gaz koyun. cam balonlar arasına bir pervane konulursa ilk başta pervanenin döndüğü görülecektir.. Ama sonra Entropi arttığı için pervanenin dönmesi duracaktır. Kâinatın yaratılmış olması gerektiğini iddia eden bilim adamlarının en önemli bilimsel dayanağı bu Entropi sorunudur.
BAKKAL’IN NOTU (2) (2019) Entropi, yaratılışçıların dayanağı olduğu kadar, evren’in bir başlangıcının olduğunu savunan bilim insanlarının da dayanağıdır. Materyalistlere göre madde ve evren sonsuzdan geliyor ama artık bilim insanları 14 milyar yıl önceki büyük patlama ile zaman ve maddenin var olduğunu biliyorlar.
BAKKAL’IN NOTU (3) (2022): Oysa büyük patlama ve evrim savunucuları için yaratılış diye bir şey yoktur.
Yorum bırakın