“Rauf (Orbay Paşa) “Padişaha bağlı kalmak borcumdur, Halifeye bağlılığım ise gördüğüm eğitim gereğidir.” … Önce padişahlığı kaldırmaya karar verdiğim zaman, ilk yaptığım işlerden biri de hemen Rauf Bey’i meclisteki çalışma odama çağırmak oldu. Rauf Bey’in, Refet Bey’in evinde sabahlara kadar dinlediğim kanı ve düşüncelerini hiç bilmiyormuşum gibi, ayakta, şunu istedim; “Halifeliği ve Padişahlığı biri birinden ayırarak Padişahlığı kaldıracağız. Bunun uygun olduğunu kürsüden söyleyeceksiniz.” Rauf Bey ile bundan başka bir şey konuşmadık. Rauf Bey odamdan çıkmadan önce, yine aynı amaçla çağırdığım Kâzım Karabekir geldi. Ondan da bu yolda açıklama yapmasını istedim. … Rauf Bey kürsüde iki kere konuştu ve dahası, padişahlığın kaldırıldığı günün bayram kabul edilmesi önerisini getirdi. (1)
... Önümüzdeki sıranın üstüne çıktım yüksek sesle şu açıklamada bulundum. Efendiler dedim, egemenlik ve Padişahlık hiç kimseye bilim gereğidir diye, görüşmeyle, tartışma ile verilemez. Egemenlik ve Padişahlık güçle, erkle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk ulusunun egemenlik ve Padişahlığına el koymuşlardı. Bu yolsuzluklarını altı yüz yıldan beri sürdürmüşlerdi. Şimdi de Türk ulusu bu saldırganlara artık yeter diyerek, bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini eylemsel olarak kendi eline almış bulunuyor. Bu bir oldu-bittidir. Söz konusu olan; ulusa, erkini, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız sorunu değildir. Sorun kendiliğinden oldu-bitti olmuş bir gerçektir. Bu kesinlikle olacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes sorunu doğal görürse düşünceme göre; uygun olur! Yoksa yine gerçek yöntemine göre yapılacaktır. Ancak, ihtimaldir ki bazı kafalar kesilecektir? .. Hoca efendilerin üzülme ve kaygılarına hiç yer yoktur. Ankara Milletvekillerinden Hoca Mustafa Efendi; “Bağışlayınız, efendim dedi. Biz sorunu başka bir bakımdan görüşüyorduk. Açıklamalarınızdan aydınlandık.”
Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 458) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (1993) Muhalif konuşmalar da var, Mersin Mebusu Albay Selahattin ve Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey.
Yorum bırakın