“İsmet Paşa Hükümetinin İçişleri ile ilgili programının 2. Maddesinde: Ayaklanma bölgesinde bir İstiklâl Mahkemesi kurulacak. Diğer memleket parçasında işlenen, siyasi ve asayiş (güvenlik) suçlarına bakan, Ankara istiklâl Mahkemesi kurulacak. Ayaklanma Bölgesi İstiklâl Mahkemesi idam cezasını derhal, Ankara İstiklâl Mahkemesi ise Meclis onayından sonra infaz edecektir. İç politika durumu ile ilgili bütün teşkilat , tesisat ve yayın, Hükümetin isteği ve Cumhurbaşkanının onayı ile men’ (yasak) edilecektir…. sahip ve yazarları Ankara İstiklâl Mahkemesine sevk edileceklerdir. 4 Mart 1925 günü Hükûmet güvenoyu aldı, aynı gün Takrir-i Sükûn Kanun’u çıktı.”
Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (2007): Takrir, ağızdan çıkan kararlar, sükûn ise sessizlik demek. Bu kanun yazılı ve sözlü her türlü karar ve görüş açıklamalarını kapsamına alıyor. Suskunluk yasası, susturma yasası da denilebilir.
Yorum bırakın