“Mustafa Kemal ta Erzurum Kongresinde bile Müdafai Hukuk Cemiyetlerinin (Hak Savunma Cemiyetlerinin) örgüt kademelerinin başında Vali, Kaymakam, Komutan gibi idarecilerin bulunmalarını istememiş. Bunlar İstanbul’a bağlanır ve kendi başlarına buyruk olurlar diye. Bu cemiyetlerde işçi, köylü ve esnaf temsilcilerine yer verilmez, sadece eşraf (ileri gelenler) bulunur.“
Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.987) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu Müdafai Hukuk Cemiyetlerini İstanbul gizli bir şekilde, kurdurmuş ve desteklemiştir. Burada amaç, Mondros Ateşkes Antlaşması gereği olarak, ülkemizde antlaşma hükümlerine uyulmasını kontrol eden komiserlik ve bunlara bağlı birliklerin kalıcı olmalarını halkımızın istemediğini göstermek ve onların kalıcı olamayacaklarını kabul ettirmek ve gerekirse bu yolda silaha başvurmaktır. Bu cemiyetlerin yönetimindeki eşraf genellikle vatansever ve Osmanlı gizli istihbaratı diyebileceğimiz, Teşkilatı Mahsusa’nın adamlarıdır. Zaten halkın direnişe yatkın bir hali yoktu, 1907’den beri süren savaşlarda bitip tükenmişlerdi. Bizim ile birlikte savaştan yenik çıkan Almanya’ya daha ağır Ateşkes hükümleri konuldu, Alman İmparatoru da gizlice, direniş örgütleri ile halkını bilinçlendirterek, ülkesini işgalden kurtardı. Padişah Vahdettin, Mustafa Kemal’i Anadolu’ya Müdafai Hukuk Cemiyetlerini bu bakış açısı ile organize etmesi için göndermişti. Ancak, Mustafa Kemal daha Erzurum Kongresine gelmeden, Enver Paşanın yaptığına benzer tarzda bir askeri ihtilal hazırlığına başlamıştır. Erzurum ve Sivas Kongreleri işte bu Müdafai Hukuk Cemiyetlerinin çalışmaları sayesinde toplanmıştır
Yorum bırakın