“Aslında Şeriat Osmanlı Devleti zamanında delinmişti. 1850 yılında Fransa’dan alınan Ticaret Kanunu, 1856 yılında da yine Fransa’dan alınan Ceza Kanunu kabul edilmişti. Şer’i mahkemelerin dışında Nizamiye Mahkemeleri kurulmuştu. İttihatçılar 1.Dünya Savaşı yıllarında “Aile Hukuku Kararnamesi” çıkartmışlar ve evlenme, boşanma, birlikte yaşama işlerini din adamlarının elinden alıp yargıçlara vermişlerdi. Bu Kararname kadın’ı koruyan, boşanmasını kolaylaştıran, çok kadın almayı kısıtlayan, zorla evlenmeyi yasaklayan hükümleri getirmişti. … Tarımda eski toprak düzeni değiştirilmiş, yerine kapitalist ilkeler konulmuştur. 1916 yılında toplanan İttihat ve Terakki Kongresi Şer’iye Mahkemeleri dâhil, bütün mahkemelerin Adalet Bakanlığına bağlanmasını kabul etmiş ve bunu o zamanın Şeyh-ül İslam’ı, Hayri Efendinin istifasına rağmen bu karar uygulanmıştır.” (1)
“O zamanın (1916) Adalet Bakanı Halil Menteşe (Aydınlı, Nahit Menteşe’nin dedesi olmalı) amacının, Şer’iye Mahkemelerinin kaldırılması ve Hukukun Laikleştirilmesi olduğunu açıklamıştır. .. Vakıf gelirleri ile işleyen ilkokulların yönetimi Maarif Vekâletine (Öğretim Bakanlığına) bağlanmıştır. Medreselerin çağdaşlaştırılması için yasa çıkartılmış, medreselerin ders programlarına matematik, doğa ve sağlık bilimi coğrafya, yurt ve hukuk bilgisi, jimnastik, Rusça, İngilizce, Almanca ve Fransızca gibi dersler konulmuştur. … Daha 3. Selim ve 2. Mahmut döneminde serpuş (başlık, fes) devrimi, kıyafet devrimi (ceket, pantolon), başta Padişah olmak üzere devlet ileri gelenlerinin uzun sakallarının kesilmesi,.. devlet ileri gelenlerinin balolara gitmesi, Sarayda çatal bıçak kullanılması, Avrupa’ya öğrenci gönderilmesi, Harbiye ve Tıbbiye gibi Fransız eğitimine önem veren yüksek Okulların kurulması hatta ilk öğretimin herkese mecbur olması gibi reformlar yapılmıştı. (2)
“… İttihatçılar zamanında kadın haklarına büyük önem verilmiş, Üniversite ve liseler kadınlara da açılmıştır. Ziya Gökalp örtünme aleyhine kampanya düzenlemiştir, peçe kaldırılmıştır. Enver Paşa kadınlara iş bulmak için bir dernek kurmuş ordu atölyelerine binlerce kadın işçi alınmıştır. Bu Dernek aracılığı ile gerçekleştirilen ilk Kadın İş Taburu, 1.Ordu hizmetinde cephe gerisinde görev yapmıştır. Taburun subayları önceleri erkek iken sonradan kadın subaylar bunların yerini almıştır. İstanbul Belediyesi, özel bir üniforma ve pantolon giyinen kadın sokak temizlikçilerden yararlanmıştır. 1916 yılında ilk Devlet Resim Sergisi açılmış, iki Batı Müziği Konservatuarı kurulmuştur. Türk tiyatrosunu geliştirmek için, Devlet, İstanbul’daki tiyatroya para yardımı yapmıştır. Aktör yetiştirme okulu açılmıştır. İttihatçılar, gregoryen Takviminin kabulü, ağırlık ve uzunluk ölçülerinde yenilik, dil reformu, izcilik yasası gibi girişimlerde de bulunmuştur. Latin harflerinin kabulü düşünülmüş, Enver Paşa eski yazının çeşitli biçimlerde okunmasını engellemek amacı ile Arap harflerine bağlı kalmakla birlikte bir “harf devrimini” Ordu’da uygulamaya kalkışmıştır. Tanin Gazetesi bir sütununu yeni usullere göre dizdirmiştir. Savaş zamanında karışıklık çıkartır diye, Enver Paşa’nın yakınında çalışan İsmet (İnönü) bu uygulamayı durdurmayı başarmıştır.” (3)
Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1350-1352) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2007): Bu Hayri Efendi, bu ülkede en üst düzey din görevinde bulunmuş ama Kripto Yahudi, Sabetayist, Suat Hayri Ürgüplü Hayri Efendi’nin torunu ve 12 Mart 1971 darbecilerinin Başbakanlığını yaptı.
BAKKAL’IN YORUMU (2) (2007); İttihatçılar zamanında Kapitülasyonların kaldırılması, 1876’da Kanun-u Esasi dediğimiz ilk modern Anayasanın kabulü, seçme ve seçilme hakkının verilmesi, Meclis-i Mebusan’ın açılması, Meşrutiyet’e geçilmesi, Abdülhamit dönemindeki birçok devrim niteliğindeki işler. Abdülhamit ve hatalarına rağmen İttihat ve Terakki tarihimizin önemli yenilikçileridirler.
BAKKAL’IN YORUMU (3) (2007): İttihatçılar döneminde yapılan veya tasarlanan yeniliklerin bir kısmının Mustafa Kemal tarafından uygulanması, kötü ve zorla uygulanması, bu devrimlerin kendisi tarafından yaratıldığının anlatılması söz konusu.
Yorum bırakın