Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Madde1; Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya) arasında yapılan Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı 30 Teşrinievvel 1334 (1918) tarihindeki hudut içerisinde kalan ve her noktasında, Müslüman çoğunluktan oluşan Osmanlı Ülkesi kesimi, Osmanlı devletinin bölünmez ve ayrılmaz bir bütünüdür. Bütün İslam unsurları diğerlerine karşı saygı, fedakârlık duygusu ile dolu etnik ve sosyal çevrelerine uyumlu öz kardeştirler. 

Madde 2; .. vatanımızda öteden beri birlikte yaşadığımız bütün Hıristiyan unsurların Osmanlı Devleti ile aralarında oluşmuş hukuki haklarına tamamen saygılıyız. .. her türlü işgal ve müdahalenin ve özellikle Rumluk ve Ermenilik oluşumu amacına yönelik hareketlerin, reddedilmesi ve bunlara karşı savunma ve karşı koyma hususunda çoğunlukla karar alınmıştır.

Madde 3- Osmanlı Devletinin yok olma tehlikesine karşı, İslam ve Osmanlı Halifeliğinin ve Saltanatın baki kalması esas amacımızı oluşturduğundan, hep birlikte savunma ve karşı koyma esası kabul edilmiştir.  

Madde 4- Osmanlı Hükûmeti devletlerin baskısı karşısında, vatanın tamamının dağılması veya çökmesi halinde bir başlangıç olarak buraları terk ve ihmal etmek çaresizliğinde kalması halinde, yani vatanımızın Osmanlı Hükümetine ve Hilafet makamına bağlılığı, anlaşma imzalayarak ve İtilaf Devletlerine muhtıra ve nota verilmek sureti ile veya bu kanaati uyandıracak diğer siyasi belgelerle terk ve ihmal durumunun gerçekleşmesi halinde, kutsal Hilafete ve Osmanlı Saltanatına olan bağlılığımızı korumak ve temin etmek ve vatanımızı Rum ve Ermeni ayakları altında çiğnetmemek üzere derhal bir İdare-i Muvakkate (geçici idare) oluşturulacaktır. Ve halen yürürlükte olan Osmanlı Devleti idaresi ve kanunları çerçevesinde yönetime devam edilecektir. Ve bütün sivil ve askeri yöneticiler (bürokrasi kastediliyor.) bu Geçici İdareye tabi olacaklardır. İdare-i Muvakkate tüm yabancı devletlere bu yeni durumu usulüne uygun bir şekilde resmen bildirecektir. Söz konusu olan İdari Muvakkate, milli teşkilatımızın meydana getirdiği Kongre’ce seçilecek heyettir.

Madde 9- Heyet-i İdare ve merkeziyeler bu yönetmelik ile göreve getirilir veya görevden alınırlar.

Madde 10- Cemiyetin gelirleri, bağımsızlığın önemini tekdir eden her ferdin yapacağı nakit yardımlardan ibarettir.

Madde 11- Millet iradesini hâkim kılmayı amaç edinmiş olan cemiyet, millet meclisinin toplanması yasama ve yürütme yetkisine güvenle sahip olması söz konusu olunca bu cemiyetin kongresinin alacağı karara göre cemiyetin geleceği belli olacaktır.”

Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber 1, Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 220 ile 230 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (2007): Arşivde tamamı mevcut, on sayfa fotokopi halinde. Önemli yerlerini dil içi çevrim yaparak buraya aldım. Bu yönetmelikte mandadan hiç söz edilmediğini ve manda uygulamasının önünü kapatacak bir hükmün de bulunmadığını gördüm. Yalçın Küçük Sivas Kongresinin manda konusuna çok sıcak baktığını iddia ediyor. Bu kongre Erzurum kongresinin Şark Vilâyetlerinin kurtuluşu ile ilgili olan amaçlarını tüm Türkiye için genişleten bir karara varıyor. Ermeni ve Rum ayrılıkçılığı ya da devlet oluşumu için mücadele edilmesi için nelerin nasıl yapılacağı kararlaştırılıyor. İngiliz veya başka bir emperyaliste karşı hiçbir söz veya karar söz konusu değil, bütün senaryo Rum ve Ermenilerin devlet kurma isteklerine karşılık Kürt ve Türk eşrafının desteğini almak. Çünkü Ermeni ve Rum tehcirleri sonucunda bunların geride kalan servetleri zamanın derebeyleri tarafından talan edildi. Bunlara Osmanlıcada mütegallibe deniliyor, bu mütegallibelerin büyük bir kısmı, bunlara Ethem de dâhil edilebilir. Bu mütegallibeler; zeybek, efe adı altında kahramanlık tarihine geçtiler ve artık her tarafta heykelleri var. Kongrelerde ısrarla ve mutlaka saltanat ve hilafetin korunacağı da belirtiliyor, bununla da hem maksimalist Osmanlı aydınının desteği sağlanıyor hem de devletine halen bağlı olan halkımızın. Sivas kongresi kararları bundan ibarettir. Tam metni arşivdedir.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın