“10 Temmuz 1923 günü Ankara İstasyonunda Halk Partisi Tüzüğü hazırlanırken, Kâzım Karabekir İle Mustafa Kemal yalnız hasbıhal (sohbet) ediyorlar. Mustafa Kemal; “Dini ve ahlakı olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar.” diyor ve devam ediyor; “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar. Böyle kimseler ile memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Onun için önce namus ve din telakkisini (anlayışını) kaldırmalıyız. Partiyi, bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz, bu suretle kalkınma kolay ve çabuk olur.” diyor.”
Alıntı: Kâzım Karabekir Anlatıyor – Uğur Mumcu (1993 – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (2007): Devlet eli ile kişileri zenginleştirme politikasını İttihat ve Terakki Hükümetinin İaşe (alım-satım) Nâzırı Kara Kemal de uygulamıştı. Her iki uygulamanın sonunda Beyaz Türkler zenginleştiler. Beyaz Türklerin acımasız maddiyatçı yapısı sonucu hem halkımızı ezdiler hem de biriktirdikleri sermayelerinin önemli bir kısmı Amerika ve Alman Yahudilerine sermaye oldu. Ülkenin gerçek sahipleri olan insanları meslek ve bilgi birikimi sahibi yaparak serbest rekabet ortamı yaratıp bu şekilde sermaye birikimi sağlanması yoluna gidilseydi daha doğru bir iş yapılmış olurdu. Hem ülkemiz daha çok kalkınır hem de gelir dağılımında adaletin sağlanması daha üst düzeyde olurdu.
Yorum bırakın