“Bu adam önemli bir martavalcı idi. Çok cahildi, fakat zekice, cevval (atak), cüretkâr ve çok dalavereci idi. Meclis Başkanı Kâzım’ın en baş avanesi idi. Ankara’da büyük rezaletler yapmıştı. Bir gece yarısı Taşhan’daki garson çocuğu (erkek) almak için oteli basmış, polis müdahale etmiştir. Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Reisi iken bir çocuğu “kardeşim” diye yanında gezdirmişti. .. Cavitleri asan İstiklâl Mahkemesine savcı yaptılar, istemedi. “Ben Bakanlık etmişim, bu küçüktür.” demişti…. Necati ile aramızda şöyle konuşma oldu: “Yahu şu istibdadın biraz önünü alamıyor musunuz?” dedim. “Canım, sen işleri bilirsin. Biz neyiz? Vekil ne? Bizler uşağız. Ne derlerse onu yaparız. Hele yapmayalım, derhal kolumuzdan tutar atarlar. Hem de iş bununla da kalmaz, adamı ya hapse sokarlar, ya asarlar, ya sokakta öldürtürler!” İşte Necati bu! .. Zaman zaman Türk maarif ve adliyesinin başına oturmuş, inkılâplar yapmakla övünmüştür. Necati ölünce 460 bin lirası çıkmış..”
Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1430 ile 1433 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
BAKKAL’IN NOTU (2008): Bu Necati “Okullar olmasa Milli Eğitim Bakanlığını çok güzel yönetirdim” diyen adam.
Yorum bırakın