(22 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Nihat Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:)
Lütfi Bey (Siverek): “…efendiler bugün bendeniz Kürdistan mebusuyum… Fransız ordusunu Urfa’da mağlup eden, gerçekte, asi dediği Kürt askerleridir. .. Nihat Paşa’nın askerleri sayesinde değildir. … Büyük Millet Meclisi bütün Müslümanlardan Bedeli Nakdi (Askerlik yerine bedel ödemek) alınmasını reddettiği bir sırada Nihat Paşa hangi yetkiyle Müslümanlardan Bedeli Nakdi alıyor? Ve aldığı paraları mal sandıklarına (devlet kasasına) yatırmış mıdır? Hayır!”
(Nihat Paşa Malatya Hasançelebi ve Hekimhan tarafında halka büyük bir baskı ve zor kullanıyor. Meclis Başkanı Malatya Mebusu Feyzi Efendi’ye söz hakkı vermiyor.)
Feyzi Efendi (Malatya): “…Cinayetler bizim memlekette olmuştur.. Ben söz söyleyeceğim, dinleseniz de söyleyeceğim, dinlemeseniz de söyleyeceğim. Beni burada öldürün!”
(Yine de konuşturmuyorlar. O da önerge veriyor.)
Fevzi Efendi (Malatya) Önergesi: “Nihat Paşa Hasançelebi’de eşkıyalar tarafından soyulur. Eşkıyaların üçü ölü dördü de sağ tutuldukları, aldıkları paraları da aynen iade ettikleri halde, Nihat Paşa Akçadağ Kaymakamı Emin Bey ile bir subay gönderir, bunlar eşkıyaları bırakarak etraftaki zengin çiftçileri toplarlar. Dayakla 2500 kırmızı lira zorla tahsil edilmiştir. Bu konular hiç araştırılmamıştır. Araştırılmasını teklif ederim.”
Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 566 ile 572 arası kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (2022): Tehcirde Ermenilerin mallarını doğuda çoğunlukla Kürt aşiretleri ele geçirmişler. Ermeniler, Fransız lejyonerlerinin yüreklendirmesiyle geri dönmeye başladıklarında Kürtler; Urfa’yı, Antep ve Maraş’ı Ermeni dönüşlerinden, Efeler de Ege’yi Rumların geri dönüşlerinden kurtarma telaşına düşmüşler.
Yorum bırakın