(26 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede yeni bir İstiklâl Mahkemesi kurulması görüşülüyor:)
Hakkı Hami Bey (Sinop): (Amasya İstiklâl Mahkemesi üyelerinden.) “Başlangıçta İstiklâl Mahkemeleri ilk faaliyete geçtikleri zaman asker firarlarına bulundukları yörelerde oldukça engel olmuş ve yararları da görülmüştür. Fakat sonradan sonraya itiraf etmek gerekir ki onlarda maalesef hiçbir şey yapamamışlardır…. İstiklâl Mahkemesine .. zannederim 26.Ağustos.922 tarihli bir zeyil (ilave) ile bir görev daha verilmiş ve üzülerek belirteyim ki mahkemeyi en çok başarısızlığa sevk eden sebep bu ilave olmuştur. .. Kanun (İstiklâl Mahkemeleri Kanunu) o kadar hukuka aykırı biçimde düzenlenmiş ki; Bir hareket olduğunda, o hareketi yapana “Senin yaptığın hareket bir suçtur.” “Canım efendim Kanunda bunun suç olduğuna dair bir şey yoktur.” “Ben orayı bilmem, işte yetki” diyor…Sen dediğin halde ben yaparsam cezalandırabilirsin, sen yap-yapma diye bir şey dememelisin. Böyle verilen bir zeyil ile İstiklâl Mahkemeleri maalesef tavuk hırsızlarına kadar el uzatmış.” …
Hakkı Hami Bey Devamla); “Suçlu ele geçerse anasının babasının adını sormadan, amaç ipe çekmekse, İstiklâl Mahkemesine gerek yoktur. Dört beş manga asker gönderirsiniz rastgeleni vururlar, mahkemeye gerek yoktur. Gerek varsa, adaletli bakış açısından bunu gösteriyorsanız, .. Dünyanın nazarında adli teşkilattan olan mahkeme gönderilir. .. Efendiler İstiklâl Mahkemeleri memleketimizde baki kaldıkça bizimle kimse ticari ilişkilere girişmez. İtiraf etmek gerekir ki adeta Rusya’daki Çekalara benziyor. ..Rusya’da biliyorsunuz ki herhangi bir yerde bir mahkeme suç olmadığına kanaat ediyor, diğer bir yerde idam ediyor. ..Çok rica ediyorum İstiklâl Mahkemelerini geçici olarak görevden alalım ..”
Hüseyin Avni Bey (Erzurum): (Hukukçu) “Efendim birinci günden beri İstiklâl Mahkemelerinin karşısındayım. Bir kere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Allah’ın vermediği yetkiyi kendisi başkasına verdiğine hayretteyim! …Hiç kimsenin reyi hudiyle (kişisel kanaatiyle) bir kimseyi asmak ve kişisel kanaatiyle asmak ve öldürmek için o yetkiyi peygamberlerine bile vermemiştir. ..Fakat TBMM bunun ötesinde her yetkiyi vermiştir. Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) aslen batıl (temelsiz, geçersiz) olduğunu iddia ederim. .. Biz her türlü harekâtı yatıştırdıktan sonra, her türlü galeyanı yatıştırdıktan sonra, asker kaçakları dolayısıyla bir mahkeme kurduk. … Bütün sadakatiyle bize itaat eden, bağlı kalan halkımıza karşı güvensizlik edip te, daha doğrusu iş edinmek, iş görüyorum diye görünmek tarihte gülünç bir sayfa oluşturacaktır. Ve gelecekte bize, ne iş gördünüz diye hesap sorarlarsa cevap vermekten aciz kalacağımıza inanıyorum. .. Memleketin bir tarafında vicdani kanaatiyle üç adamı idam eder, diğer tarafta hayatını bağışlar. Ne güzel eşitlik, ne güzel adalet… Adaleti uygulayacaksanız böyle mahkemeleri kaldıralım. .. Pontusçular hain imiş! İdare edin efendiler. Siz kelle-i beyinle idare edemediniz. Demek kabiliyet yok.”
Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 607 ile 632 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın