(6 Kasım 1922 tarihli gizli celsede sert tartışmalar var:)
Reis: “Görüşmelere başlıyoruz buyurunuz Rauf Beyefendi.”
Hüseyin Rauf Bey (Bakanlar Kurulu Başkanı) (Sivas): “Efendim 4.11.1922’de geç vakit Trakya’yı Hükümet’iniz ve Başkumandan adına teslim almakla görevlendirilen Refet Paşa arkadaşımızdan şu telgrafı aldım.”
Selahattin Bey (Çolak, Albay) (Mersin): “Başkumandanlık adına teslim almak ne demektir?”
Hüseyin Rauf Bey (Başbakan): “İzin veriniz, telaş etmeyiniz.”
Selahattin Bey (Mersin): “Kişi adına mı teslim alınıyor? Yoksa Hükûmet adına mı? Soruyorum!“
Hüseyin Rauf Bey: “İşlem gayet doğrudur……”
Salih Efendi (Erzurum): “Altı yüz yıldır doğru gider bu mesele!” …
Ziya Hurşit (Lazistan): “Bu nerede görülmüştür? General Foş adına, bilmem ne adına teslim alma! Teslim alma Hükûmet adına olur, Başkumandan adına ne demektir? Ankara’da bir İmparatorluk mu kuracağız? Kesinlikle reddederiz, Başkumandan kimseyi temsil edemez! Orduların başında bulunur ve sizin başkanlığınızın altındaki Bakanlar Kurulunun emri altındadır.”
Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 1009, 1010) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın