Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(4 Mart 1923 Tarihli Gizli Celsede Oniki Ada ve Musul Meselesi Görüşülüyor;) 

İsmet Paşa (Hariciye Vekili, Edirne); “Efendim! Limni, Midilli, Sakız, Sisam gibi adaların Yunan tasarrufundan hariç olarak, gayri askeri ve muhtar (özerk) olmalarını iddia ettik.  Esasen bizim mevzuu bahis ettiğimiz (söz konusu ettiğimiz) zemin (yer) bu idi. Fakat nihayet bunların gayri askeri olmalarına iktifaya (yetinmeye) mecbur kaldık. Bu adaları istihsâl etmek (elde etmek) için ne Meclisi Âlinin kararı ve ne de milletin arzusu ve ne de bana verilmiş bir talimat vardı. Bunu orada görür görmez gayri askeri tedabirini (tedbirlerini) bir faidei (yararlı, faydalı) munzama (düzenleme) olarak istihsal ettim (elde ettim).” (1) 

Hüseyin Rauf Bey (İcra Vekilleri Reisi) (Sivas); ” … Musul deyince ekseriyeti kahiresi (büyük bir çoğunluğu) Türk ve Kürt denen hatta aslen bir olan ve bir millet olmamak için hiçbir sebep mevcut olmayan ve bu iki ırkla meskûn (yerleşik) olan mıntıkayı (yöreyi) murat ediyorum (kastediyorum).  Bu mıntıka mutlak ve mutlak Türkiye halkını teşkil eylemeli ve hududa dâhil olmalı…  bunun siyaseten almak imkanı olmadığına heyeti murahhasımız kani olmuştur. .. eğer bir sene zarfında İngilizlerle baş başa anlaşamazsak Cemiyeti Akvama (Milletler Cemiyetine) havale etmek şekli kabul edilmiştir.    

Hacı Hamdi Bey (Muş); (dalga geçiyor!) “Lahey Mahkemesine müracaat etsek daha iyi değil mi?” 

Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Her şeyden önce şunu arz ediyorum ki Meclisi Ali’de milletin aleyhine harbin bir gün devamını arzu eden bir tek kimse yoktur.  Fakat sulh değil de, Sevr Ahitnamesi de bir sulh idi, bunu da istemeyiz.  Hiçbir zaman harpçi ve zaaf düşünen insanlardan değilim.   Efendiler! Karşımızda yegâne (tek) düşman İngiliz’dir… İngiliz dostluğuna inananlar aldanırlar, memlekete bilmeyerek hıyanet ederler.  Bizim Heyeti Murahhasımızın (delegasyonumuzun) ağzından Cemiyeti Akvam (Milletler cemiyeti, Birleşmiş Milletlerin ilk zamanlardaki adı) kelimesini işitir işitmez hayret ettim!  Efendi, Cemiyeti Akvam, İngiliz şurasından (topluluğundan) başka bir şey değildir. Eğer aczimiz varsa derhal veririz, kendi kendimizi aldatmayız, efendiler!     Musul bir sene hâli intizarda (bekleme hâlinde) bulunacak. Bu ne demektir efendiler? Bu milletle istihzadır (alay etmektir).  İngilizlerden Mısır’ı aldınız, Kıbrıs’ı aldınız mı efendiler?  Gayesi, orada bir Kürt Hükümeti teşkil edip, senin memleketini parçalayıp neticede bir Ermenistan teşkil etmek değil midir?  Kürdistan! Size söylüyorum; Kürdistan Hükümeti yapamaz, Kürdün lisanı yoktur, yazısı yoktur, kürdün harfi yoktur.  Yarın oralara Ermeniler hâkim olacaktır, Ermeni harsı (medeniyeti) hâkim olacaktır. Yarın orada Ermeniler hükümet kuracaklardır! (Bravo sesleri, şiddetli alkışlar) … Dirzor’da Süleymaniye’de cephe tuttuğumuz zaman Kürdün münevveranları (aydınları) bize geleceklerdir. Acizleri (aciz olanları), orada İngiliz’in boyunduruğuna geçecektir. Biçareleri orada körü körüne öldürtemezsiniz. İngilizlerin cazip parası onun cehline (cehaletine) hâkim olacaktır.   Efendiler, eğer veriyorsanız Millete deyiniz ki, müddeti muvakkate (geçici süre) için bunu İngilizlere verdik. Harp devam etsin, memlekette itimatsızlık (güvensizlik) devam etsin. Bir sene sonra Cemiyeti Akvama vermezse harp edeceğiz diyerek aldatmayınız.  Bir asker kafasının bunu selametle düşünmesini istemem, bahusus (özellikle, nitekim) akıllara hayret verici zaferlerine şahit olduğunuz İsmet Paşa, Türk kumandanı, bizi ikna edemez (inandıramaz). …   bu gün senin ordu zinde, senin ordu muzafferken senin elinde çünkü her şey varken sulh oluyorum diye yarım sulh ile güya İngilizlerle Fransızların arasına giriliyor. Bu, diplomasi tariki (yolu) değildir.   Bugün sulha talip olmak için Heyeti Vekile (hükümet) bizden İngilizlere taviz alıyor. Taviz verilmek lâzım gelirse, Meclis kararıyla sulh için verilir. .. Bu milleti aldatamam! Musul’u satmıştır diye bu kürsüden bağıracağım. İğfal ediyorlar (aldatıyorlar), derim. … fakat verirken bedava vermeyiniz…  Fakat biz sulhu pek ucuz yapıyoruz. Sulh yapmıyoruz, yarım sulh ile memleketi Bolşevikliğe sürüklüyoruz. … Efendiler bende bir Türk’üm, öyle Misakı Milli’yi (milli yemini) çizerken Türk – Kürt düşünmemiştik.  Kendi hayatımız nasıl birbirimizin tahtı tekeffülünde (kefaleti altında) ise, bizimle yaşaması lâzım gelen insanların aynı hakka, aynı salahiyete malik olduklarını ve onlar (Kürtleri kast ediyor) yaşamazsa bizim de yaşama hakkımız yoktur. .. Bundan zerre inhiraf etmek (sapmak) memleket için söz verip arkasını getirmemek demektir. Bundan inhiraf edemeyiz (sapamayız). Onlarla o muhitte beraber yaşayacağız. … İstanbul’a taarruz Yunanlıların haddi değildir, İngilizlerin taarruzuna (saldırısına) hiçbir zaman ihtimal göremiyorum. .. Başkumandan Paşa’ya söylüyorum ki; Paşa Ordunun başına otur, başka işin yoktur. Başkumandanlık vazifeni ifa et (yerine getir) ve hudutlara bayrağını rekzet (dik); Bayrağını süngünü gırtlağına daya!  … Hayır efendiler hayır! Noksan sulh ile yanlış zihniyetle yapılacak harekât hüsranla neticelenir.    Avrupa’da bir cereyan var, Türkiye’de BMM de iki parti vardır. Bir parti Mustafa Kemal’in yanında, onun dalkavuğu imiş, yeni intihabda (seçimde) onlar mebus olabilecekmiş. Mebusluktan ümitsiz olanlar, onlar, harbin devamını istiyorlarmış.   Efendiler, dünyada bu düşünceli bir alçak tasavvur edemem .. Efendiler bu Meclisin kutsiyeti vardır. Onun kutsiyetini biz bilmezsek bile 100 sene 500 sene sonra gelen insanlar her birimizin namına abide dikeceklerdir.  Şerefli adamlar, öldükten sonra mazharı takdir olmuşlardır.” 

Selahattin Bey (Mersin); “Buraya inanmamaya geldik, inanmaya değil.”

Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları IV – İş Bankası Yayını, (Sf. 78 ile 99 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Bu, Oniki Ada’nın Yunan’a ikram edilmesi hakkında müthiş bir belge! İsmet Paşa Lozan’da Oniki Ada’ya sahip çıkamıyor.  

Posted in , , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın