Bu sırada Türkiye’de «gazeteci» Price, daha sonra anılarını «Extra-Special Correspondent» olarak yayınlıyor;
Paşa’nın Price ile görüşmesi sırasında Refet Paşa hazırmış. Paşa, bir tanığa göre, Anadolu’da Büyük Britanya adına vali olmayı öneriyor. Büyük Britanya’nın İstanbul’daki yetkilileri, Kemal Paşa’nın bu önerisini önemli bulmuyorlar, elçilik baş tercümanı, bir anlamda siyasi komiseri Ryan’ın da Kemal Paşa’yı olumlu ya da olumsuz anlamda önemli görmediği anlaşılıyor.
Kemal Paşa’nın İtalyanlarla da benzer temasları olduğu biliniyor; Allenby’nin Ali İhsan’ın yerine Mustafa Kemal’i istemesi türünden, İtalyan işgal karargâhının da Kemal’i kendi «adamı» saydığı görülüyor. Pek çok kaynak, kısa bir süre oturduğu Akaretler’deki evi İtalyan kuvvetlerinin korumaya aldığını, İtalyan görevlilerle, daha sonraki yıllarda kendisinin de bir türlü açıklayamadığı karışık konuşmalar yaptığını ve bu arada, paylaşımdan eksik pay aldığı için pek kızgın olan İtalyanların, Büyük Britanya’nın Ege bölgesine Grekleri çıkarması halinde, İtalya adına yürütülecek silahlı direnme harekâtının başına Mustafa Kemal’i düşündüklerini ortaya koyuyor. Bu olgular üzerinde herhangi bir tartışma bulunmuyor. Sf. 356-357
Hans Kohn, İstanbul Hükümeti’nin, Mustafa Kemal’i Anadolu’ya, Britiş Hükümeti’nin onayını alarak göndermesini kaderin cilvesi olarak görüyor. Sf. 358
Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 358) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın