15 Kasım 1930 Ali Fethi Bey BMM’de konuşuyor;
“- .. bu güne kadar hiçbir seçime kadar, hiçbir seçime katılmamış binlerce vatandaş, bu sefer oy verme hakkını kullanmak için, saatlerce, günlerce sandık başına gelmek için fırsatını beklediler. .
Fakat oyların arzu edilen tarafa verilmediği görüldükçe, bazı hükûmet memurlarının ve bazı particilerin sinirliliği arttı. İstediği partiye oy vermek gibi en değerli isabetli görevini yapmak için, en güzide şehir ve kasabalarımızın halkına irtica, komünistlik ve anarşi lekeleri sürülmek istenildi. Eğer en ileri gelen şehir ve kasabalarımızda bu kadar geniş ölçüde irtica hareketleri var idiyse, o yerlerin idare amirleri, belediye seçimlerinden önce böyle bir hareketi neden sezemediler? O zamanlar, hükümetten memnun olan halk, belediye seçimlerinde neden birden bire mürteci (gerici, irticacı) oluverdi? Halk laik kanunları istemiyoruz, halifeyi istiyoruz mu? Dedi. Hayır, Efendiler! Serbest Cumhuriyet Fırkası … Büyük Gazi’nin tasvip ve teşvikiyle, Millet Meclisinde denetleme hayatını uyandırmak için ortaya çıkmıştır.”
Ali Çetinkaya (İstiklâl Mahkemesi reisliği ve üyeliği yapmış bir kişi.) köpürüyor;
“-Hayır! Öyle değildir. Milleti, memleketi karıştırmak istiyorsunuz! .. Sizi Başvekâlete getireceğiz? Ne kerametiniz var ki?”
Fethi Bey; “-Bu şartlar altında, bu memlekette, serbest ve hür bir siyasi hayat kurulamaz!”
Ali Çetinkaya; “-Ya! … Anarşi mi olsun?”
Fethi Bey; “-Anarşi olmaz efendiler! Anarşi, vatandaşların bir kısmını, diğer bir kısmına faik (çok üstün) surette ayrıcalıklı ve hak sahibi yaptığınız zaman olur.”
Antalya Mebusu Rasih Hoca; “-Hepinizi vatan haini olarak derhal mahkemeye vermeliyiz!”
Fethi Bey: “-Bu memlekette, bu şartlar altında muhalif bir partinin kuruluşuna imkân yoktur arkadaşlar!”
Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 127) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın