Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Hatta bizzat Adliye Bakanı Mahmut Esat (Bozkurt) Bey bile, Ali Fethi Bey’e karşı alınan cepheyi idare etmek amacıyla İzmir’e gitmişti.  Veda etmeye gittiği zaman Gazi Paşa kendisini (Fethi Bey’i) bir kenara çekerek;

“-İzmir’den, Mahmut Esat Bey’den bir telgraf aldım. Telgrafta deniliyor ki; Fethi Bey’in İzmir’e geleceği söyleniyor. Hâlbuki halk Fethi Bey’in aleyhinde çok müteheyyiçtir (heyecanlıdır) Gelirse belki hakarete uğrar, gelmemesi uygundur. Bu telgraftan anlıyorum ki, senin oraya gitmene karşı çıkmak istiyorlar. Fakat sen gideceksin! Ama ihtiyatlı davranmanı tavsiye ederim.”    Ali Fethi Bey, 4 Eylülde İzmir’e vardı.

(İzmir Valisi Kâzım Dirik Paşa, Ali Fethi Bey’in ziyareti sırasında makamından ayrılarak, onu hakaretle karşılıyor:) 

Vali, Fethi Bey’e gönderdiği bir yazı ile şehrin asayişini bozacağı endişesi ile yarınki nutkundan vazgeçmesini, aksi takdirde oluşacak olayların sorumluluğunu kabul etmeyeceğini bildiriyordu. 

(Fethi Bey Vali’nin direncini kırmak için Gazi Paşa ile telgrafla görüşmek istiyor, Vali telgrafını çekmesine izin vermiyor. Fethi Bey bu telgrafı başka bir merkezden çekeceğini söyleyince Vali kabul etmek zorunda kalıyor. Gazi, Başbakan ve İçişleri Bakanı’na da giden telgrafını Fethi Bey’e gönderiyor;)

“-Anlıyorum ki, sana nutkunu söylettirmek istemiyorlar. Fakat sen behemehâl (her durumda) nutkunu söyleyeceksin ve tesadüf edeceğin (karşılaşacağın) herhangi bir engeli derhal bana bildireceksin. Asayişin temini için Başbakan, İçişleri bakanı ve İzmir Valisi gereken tedbirleri almakla mükelleftirler.”

(1) Bu sırada on dört yaşlarındaki bir öğrenci vuruluyor. Çığlıklar kopuyor, feryatlar yükseliyor.  Vurulan çocuğunu kucaklayan baba, kucağındaki, kanlar içinde can çekişen evladını Fethi Bey’in önüne bırakarak; “-İşte size bir kurban! Başkalarını da veririz.  Yalnız sen bu memleketi kurtar!”  diye ellerine sarılıyor. Fethi Bey’de arkadaşları da kendilerini tutamayarak ağlıyorlar.

Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 89, 90) kitabından birebir alınmıştır. 

BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Fethi Bey’i dinlemek için heyecanla bekleyen halk, iyice çileden çıkıyor. Ve CHP’nin önünden geçerken bazıları; “-Kahrolsun mutemetler! (emanetçiler)” diyorlar. CHP’yi asıl temsilci değil de emanetçi, olarak değerlendiriyorlar. Partiden cevap verilince binayı taşlıyorlar. Daha sonra, bir gün önce Fethi Bey’in karşılanması olayı için para ile tutulmuş sarhoşlar diye yayın yapan Anadolu Gazetesini de taşlıyorlar. Burayı savunmak için önceden içeriye alınmış bulunan polisler tabancalarını çekip rastgele ateş ediyorlar.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın