Siirt Mebusu Mahmut Beyle (1) partili arkadaşları, basılmakta olan kitabın formalarını peyderpey matbaadan aldırarak kitabın baskısını adım adı takip etmiş ve tam baskı sona erince de imha kararını vererek, bu girişimi başlatmışlardı. Sinan Bey’den (matbaanın sahibinden) “Bastığım Kâzım Karabekir Paşa’nın İstiklâl Harbimizin Esasları adlı eserin üç bin suretini zararlı bulduğum için imha ettim.” yazılı bir belgeyi imza ettirip elinden alıyorlar.
Gece yarısına doğru, peşine taktığı CHP İstanbul Merkezi memurlarından Kâzım ve Şaban ismindeki kişilerle Sinan matbaasına giden Sinop Mebusu Recep Zühtü Bey (Recep Zühtü, Gazi’nin yakını) “-Kitaplar nerede?” diyor. Kitaplar torbalar ve çuvallarla doldurulup, İstanbul itfaiyesi tarafından yükleniyor. Recep Zühtü, kitapların hepsi bu mu diye soruyor ve Sinan Bey her formadan beş nüshanın Kâzım Karabekir Paşa’ya Feridun Bey tarafından iletildiğini söylüyor. İtfaiye arabaları Cağaloğlu Hamamı’nın önünde duruyorlar. Hamam sahibi Ahmet Bey’i bir türlü bulamıyorlar… Hoca Paşa Hamamına gidiyorlar, hamam sahibi, ızgaralar tıkanır ve bozulur diye yalvara yakara özür dileyince, bu sefer Topkapı’daki tuğla fabrikalarına gidiliyor. Kitaplar cayır cayır yakılıyor.
Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Karabekir’in Kitabı Niçin ve Nasıl Yakıldı?) V – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Sayısı 1955 – Sf. 66 ile 70 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Mahmut Esat Karakurt: Irkçı bir insan, Milli Eğitim Bakanlığı yapmış birisi.
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Ve kitap yakan devlet olarak tarihteki yerimizi alıyoruz.
Yorum bırakın