Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(1924 CHP Gurup toplantısındaki konuşmalar, Kâzım Paşa günlüklerine yazmış:) 

Karabekir; “…hayatımın, bütün hesaplarını, günü gününe, hatta saati saatine verebilirim. Sf. 30 

Dr. Hilmi Oytaç (Malatya) (1); “..Benim bildiğim İnönü…Stalinkâri kafaları koparmasını bilen bir adamdır.”

Karabekir; “Vicdanınıza, milli vicdana soruyorum; İstiklâl Savaşının Kolordu Komutanları nerede? (Sf. 53) Siyasi ya da herhangi bir hadisenin tarihinde hatıramızı yazıp ortaya atmazsak, gerçek bir tarihin ortaya çıkmasına imkân var mıdır? Öyleyse, ben bir kitap yazarsam, neden suç sayılıyor?  Belgelere dayanılarak yazılmış 3.000 kitabım yakıldı! Ben bir Avrupalı kafası ile hareket ettim; hatırat yazdım. Fakat evimde sükûnetle otururken bile polislerin tarassudu (gözetimi) altında kaldım. Milliyet Gazetesi beni ihanetle suçlamıştır. …Sorarım size, Ben bir hain miyim? Ben bu vatana savaşarak görevimi ifa etmedim mi? Yakamazsınız kitabımı!  Ancak şu ve şu noktalar yalandır diyebilirsiniz.    Rica ediyorum, okullarda, üniversitelerde verilecek derslerde yapılageldiği gibi, yine, bir halaskâr (kurtarıcı) aramayalım! Etmeyelim! Bu, tehlikelidir. .. Ben belgeleri tarihe sundum, memlekette tarih yazılmayacak mıdır? Sf.55 

Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’ye sorunuz: Bu memleket savaşın başında ya Bolşeviklere teslim olunacaktı, ya da Amerikan mandasını kabul edecekti: Bunlara engel olan, işte ben’im!  

Veriniz kararınızı: İsterseniz gider evimde otururum.  .. Gelecek için tekrar tekrar ricam budur: Genç nesiller için verilecek olan fikir, şu ya da bu kişinin kurtarıcılığından ziyade, herhangi bir düşmanlığa karşı, ruhen isyana hazır olmalarıdır. ..Vaziyet çok nazikti, Sakarya zaferinden dolayı üç rütbe birden alarak müşir (mareşal) olmuş olan ve en büyük bir unvan sayılan Gaziliği de almış bulunan herhangi bir başkumandanın daha büyük ve son olan bir zaferden dolayı alacağı rütbe, üç ay önce meclis kürsüsünden yaptığı vaad mucibince (gereğince), sinei millette (milletin içinde) bir fert olmasının hakikatte kolay olmadığı görülüyordu.  … gıyabımdan “Karabekir’le çok çetin uğraşacağım.” dediğini de işittiğimden, çok nazikleşen vaziyetimi, hüsnü idarede (güzel idarede) aynı zamanda milletimizin menfaatlerine uygun gördüğüm fikrimiz kabulünü temine uğraşıyordum. Sf.103

Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf. 30, 103 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL”IN YORUMU (1)(1996): Bu kişi bir doktor!

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın