Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

27 Nisan 1920 tarihinde 5. İçtima 2. Celse

Fevzi Paşa İstanbul’dan Ankara’ya gelişi, İstanbul’un işgali ve oradaki durumu anlatıyor:

Fevzi Paşa; “-Evvelemirde (her şeyden önce) İstanbul’un esaret muhitinden kurtularak Ankara’nın hür muhitine geldiğimden dolayı Cenabı Hakka hamd ve şükürler ederim.”

(İstanbul’un işgali hakkında bilgi veriyor:)

“İngilizlerin maksadı, etrafı tedhiş etmek (korku vermek) olduğu için Nezaret makamında bulunmuş bir takım zevatı (kişileri) ellerine kelepçe vurarak yalın ayak başıkabak (başı açık, eskiden erkeklerin başının açık olması hoş bir durum değildi)  yük otomobillerine (kamyonlara) atarak… toplattıklarını haber aldım. Esbabını (sebeplerini) sual ettiğimde (sorduğumda) hiçbir cevap alamıyorduk. Bu suretle efkârı münevvereye (aydın fikirlere) karşı büyük bir tehdit ika ederek (oluşturarak) herkesi sindirmek .. istediği anlaşılıyordu. .. Zat-ı Şahanenin (padişahın) selamlığa (cuma selamlığına) çıkıp çıkmamasını İngilizlerden sormağa mecbur olduk. .. Bilahare (daha sonra) İngilizler müsaade ettiler (izin verdiler). Gelmeden evvel bendenizi kabul buyurdular, (padişah) fevkalade dil hunum (içim kan ağlıyor), enkazın altında ezildik diyerek teessüf (üzüntülerini) buyurdular. Zatı Şahane ertesi selamlıkta bendenizi tekrar kabul ile buyurdular ki; Aman Anadolu ile irtibatı (bağlantıyı) temin ediniz (sağlayınız), bendeniz dedim ki; irtibat müheyyadır (hazırdır) ancak İngilizler mani oluyorlar. Bendeniz bu ferman üzerine yaverimi (İsmet Paşa olmalı) göndermek hususuna teşebbüs ettiğim gibi, kabinede bazı zevatın (kişilerin) gönderilmesine teşebbüs ettim. İngilizler muvafakat ettiler (uygun gördüler).” (1)

Fevzi Paşa Devamla; “İcap eden zevatın gönderildiğini ve bir taraftan da bazı kolordularla irtibatlarımızı arz ettiğim vakit fevkalade memnun oldular.” (2)

“İstanbul işgalinden İngilizlerin beklediği gayenin artık kaybolmak üzere bulunduğu hissolunuyordu. Biz de memnun idik. Bu sırada efendiler; bendeniz üzerine vaki olan tazyikat (baskılar) ref’ olundu (kaldırıldı) . Çünkü İngilizlere diyordum ki; tehdit ile bir şey yapamazsınız, tatmin ediniz (memnun ediniz). Bizi siz tatmin ederseniz, hakkı hayat bahşederseniz (yaşama hakkı bağışlarsınız), biz her şeyi yapmaya hazırız.. Kabineyi tatmin ediniz. Bu ricamız aksi tesir icra ederek (aksi tesir yaratarak) her gün kabineye nota bombardımanı oldu.” (3)

Fevzi Paşa Devamla; “Kabineyi taciz (rahatsız) ederek… çekilmeye icbar (mecbur) ettiler. .. Bu tazyikin (baskının) esasını efendiler; Kuvayı Milliyenin red ve takbihi (ayıplanması, kınanması) teşkil ediyordu. Diyorlar ki; Kuvayı Milliyeciler köprüleri tahrip ettiklerinden İstanbul’a erzak (yiyecekler) gelmiyor. Sonra kıtlık olursa siz mesulsünüz (sorumlusunuz), biz Hıristiyanlar için ABD’den un getiririz. Maksat bizi tazyik edip illa ki kuvayı milliyeyi red ve telin ettirmektir (reddettirip, lanetlettirmektir). … bir nota yazdık… dedik ki; bizim maksadımız sulhu temin etmektir (barışı sağlamaktır) ve bu sulh ile biz bizzat Osmanlıların memleketini kurtarmak değil, sulhu cihanı temin edeceğiz. Siz bize hayat hakkı verirseniz biz bunu kabul edeceğiz., millete kabul ettireceğiz ve sizin bize bahşedeceğiniz (bağışlayacağınız, vereceğiniz) adilane şeraiti sulhiyeyi (adil barış şartlarını) yapacağız… Efendiler bu teklifimizi İngilizler kabul etmediler.”

Fevzi Paşa Devam Ediyor; “-Bunların en büyük arzuları, içimizde bazı hainleri teşvik ederek millet namına kan düşürmektir (kan dökmektir). .. Bunu söylemekten de çekinmiyorlardı; diyorlardı ki; Siz mademki bize arzu ettiğimiz imzayı vermiyorsunuz, yani… sizi mahvedecek sulhu (barışı) imza etmeye rıza göstermiyorsunuz, biz buna rızadade (rıza gösterecek) olacak bir heyet bulacağız. Fakat bu rızadade olacak heyet millet namına olsun. Buraya dikkat isterim. … Yani diyorlar ki sulhu milletle yapacağız.”

Mustafa Kemal Paşa (Reis Paşa); “Fevzi Paşa Hazretleri Gebze Kazasınca intihâb olundular (Mebus seçildiler) .. (Kabul, kabul sesleri) (4)

Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;5, Celse2 – Sf. 90,91) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): (İngilizler İstanbul’un önde gelen kişilerinin Ankara’ya geçmelerine muvafakat ediyorlar. Neden? Fevzi Paşa, onların amacını anlayamıyor, kendisi de Ankara’ya geçiyor.

BAKKAL’IN YORUMU (2) (1995): Vahdettin derin uykuda, bu duruma memnun oluyor, meyus oluyor, başka bir şey olamıyor! Fevzi Paşa devam ediyor:

BAKKAL’IN YORUMU (3) (1995): Ankara’ya adam yollanırken İngiliz baskısı yok, İstanbul Hükümeti İngilizlere yaltaklanırken kabul görmüyorlar. Bu adamların çoğu İngilizlerin oynadığı oyunu anlayamıyor.  Bu oyunu anlayanlar, Mustafa Kemal, Damat Ferit ve gazeteci ve eski Nazırlardan Ali Kemali.

BAKKAL’IN YORUMU (4) (1995): Nasıl yani! Fevzi Paşa nasıl Gebze Milletvekili seçildi? Seçildi mi, atandı mı?

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın