3 Temmuz 1920 tarihinde 26. İçtima 1. Celse
Lazistan Mebusu Osman Nuri Bey’ Düzce isyanı hakkında bir takrir (soru önergesi) veriyor:
Osman Nuri Bey (Lazistan); “1-Düzce’de zuhura gelen (açığa çıkan) hadisei irtica (gericilik olayı) filhakika (gerçekte) Ferit Paşa Hükümetinin Anadolu’yu parçalamak üzere .. yaptıkları teşvikat (teşvikler) neticesi meydana gelmiştir. Fakat umumiyetle (genellikle) halkı bu derece galeyana getiren sebebin yalnızca bu propaganda olamayacağını ve hadisei ihtilâlin (ihtilal hadisesinin) daha derin avamili içtimaiyesi (sosyal etkenleri amilleri) mevcut olduğunu her basiretkâr (ileri görüşlü kişi) derhal takdir edebilir. Şöyle ki; Birçok senelerden beri hükümetin, bittabi (tabii ki) jandarması, adliyesi, rüesayı idaresi (idari Reisleri) ciheti askeriyesi (askeri kesimi), halka yapmış olduğu zulüm ve itisafın (yolsuzluğun) biriktirdiği husumet (hasımlıklar, düşmanlıklar) … bu vakada mühim amil (sebep) olmuştur.” (Rus köylüsünün arazi meselesinden dolayı kinlenerek ekim devriminde sistemi nasıl yıktığını örnek veriyor. Ve devamla:) “Senelerden beri bizdeki seyyiatı idarenin (idarenin olumsuzlukları, kötülükleri) halk üzerinde az çok buna mümasil (benzer) bir tesiri (etkisi) olduğunu unutmamalıyız ve bütün Düzce havalisine yapılan harekâtı tedibiyenin (cezalandırma harekâtının) halk üzerinde tesiri (etkisi) müşfikâne (şefkatli) olmalıdır.
2- Bütün kâinata karşı, demokratik bir esas dâhilinde, Anadolu’da radikal bir teşkilat yapacağımızı ilan ettiğimiz halde… teşkilâtın pek de ilan ettiğimiz esasatla (esaslarla) kabili telif olmadığını (açıklanamayacağını) görmekle dilhûnum (gönülden yaralıyım)” (1) “Çünkü herhangi bir kanaati bir kimse sırf taklit eseri olarak taşırsa onu başkasına telkin edemez (öğretemez).
3- … Artık eski zihniyeti tamamıyla terk ile basit olan ahali ve memleketimize basit teşkilat yapalım.
4- .. Demokratik prensiplerle hareketimiz icap ederken, hâlâ teşkilatımızın merkezi olan Ankara’da polisler tarafından serbest fikir sahiplerinin takibi emir olunursa ve bu da duyulursa, burada bizi ziyarete gelen bilhassa şarklı dostlarımıza karşı vaziyetimizin (durumumuzun) ne kadar tuhaf olacağını… ilâveye mecburum. 11 Haziran 1920.” (Doğrudur sesleri.)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;26, Celse1 – Sf. 155 ile 160 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Çok müthiş bir tespit! Ve devam ediyor:
Yorum bırakın