Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

14 Ağustos 1920 tarihinde 48. İçtima 1. Celse, Reisi Sani: Celalettin Arif Bey:

Mustafa Kemal Paşa’nın Şark Cephesi İle İlgili Açıklaması:

Mustafa Kemal Paşa (Ankara); (Şark cephesi hakkında açıklama yapıyor.  Haziranda Şark Ordusuna harekât için emir verdik, Çiçerin’den mektup geldi, meselenin siyaseten halli mümkündür diye, hemen 16 Haziran emri ile harekâtı erteledik diyor. Komünizmi öven çok önemli konuşmasını yapıyor:) – … İslamiyet’in en âli (yüce) kaide (kural) ve kanunlarını ihtiva eden (içeren)  Bolşevizm’in, bizim dahi mevcudiyetimize (varlığımıza) kastetmiş (göz dikmiş) olan müşterek (ortak) düşman aleyhinde, bugün ihraz etmiş (hazırlamış) bulunduğu zafer, bizim için de şayanı teşekkür (teşekküre değer) bir neticedir. … onuncu ve on birinci ordularını doğrudan doğruya Kafkasya’ya, Şark (doğu) Cephesine tahsis etmek oldu. Bu ordular bizim delaletimiz (yol göstericiliğimiz), tesirimiz (etkimiz) ve hizmetimiz sayesinde suhuletle (kolaylıkla) şimali (güney) Kafkasya’yı geçtiler ve Azerbaycan’a dâhil oldular ve Azerbaycanlılar da gelen orduları kemali sükûnetle (tam bir kolaylıkla) kabul ettiler.” (Bu arada, Lehistan’daki karşı ayaklanmayı bastırmak için Bolşevik kuvvetleri kuzeye çekilince 19 Haziran 1920’de Ermeniler Oltu’yu alıyorlar. Yani bizim harekâtımız durdurduktan sonra. Temmuz sonuna doğru da bizim birliklerimiz harekete geçiyor diyor ve devam ediyor:)

 “-1. Ağustos tarihinde Rus Bolşevik Hükümetinin Kızıl Ordusu ile BMM’nin Ordusu Nahcivan’da birbiriyle maddeten birleşmiş oldular. (Alkışlar) …Bizim noktai nazarlarımız (bakış açımız), bizim prensiplerimiz cümlece (herkesçe) malumdur ki (biliniyor ki), Bolşevik (sosyalist) prensipleri değildir ve Bolşevik prensiplerini milletimize kabul ettirmek için de şimdiye kadar hiç düşünmedik ve teşebbüste bulunmadık. .. fakat esas itibariyle tetkikte bulunulursa (incelenirse) bizim noktai nazarımız ki halkçılıktır, kuvvetin, kudretin, hakimiyetin, idarenin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır.”   

  İsmail Suphi Bey (Burdur);”- Paşa Hazretleri birinci sualim, bizim kuvvetler Rus kuvvetleri ile ittifak edeli (birleşeli) epey zaman olmuştur. O zamandan beri o kuvvetlerin buraya celbi düşünülmüş müdür? Böyle bir teşebbüse lüzum var mıdır?”      

  Mustafa Kemal Paşa; “-Ne sebep vardır efendim? Biz böyle bir şey düşünmedik ve düşünmek de istemiyoruz.”  

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 48, Celse: 2 – Sf. 200 ile 220 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın