Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

25 Ekim 1920 tarihinde 90. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey.

Bedeli Nakdi (bedelli askerlik) Kanun Teklifi Hakkındaki Görüşmeler.

Müdafai Milliye Vekili Namına Musa Kâzım Bey; “-İzmir ve Alaşehir taraflarında zaten bedeli nakdi (bedelli askerlik parası) alınmaktadır. Biz bunu uygulayacaktık.”  

Ragıp Bey (Kütahya); (1) “-…Efendiler beşer lira şuama (röntgene) iane (yardım parası) veren herhangi bir şahıs heyeti sıhhiyenin (sağlık kurulunun) raporu ile gayrımüsellah (silahsız, askerlik yapamaz raporu alır) çıkardı. İki ay zarfında on bin genç, gürbüz zengin evladı hizmeti gayrimüsellehaya çıkmıştı. Efendiler bundan sonra menziller (bir günlük yol, bu kesimlerde askeri müfrezeler var) teşekkül etti. Bu menzillerde iki merkebi (eşeği) ile bir sürücüsü bulunanın askerlikten tecili (ertelenmesi) kabul edildi. Bütün menziller zenginlerin merkepleriyle, sürücüleriyle doldu. Fakat menzil kumandanlarının her biri ayda üçer beşer yüz lira soydu. Bir milyon askerimiz eğer Çanakkale’de şehit oldu ise, sizi temin ederim ki, bunların içinde beş tane zengin evladı gösteremezsiniz.” Sf.163, 174

  Mazhar Müfit Bey (Hakkâri); “-Naz ve nizam (düzen) içinde büyüyen yegâne (tek) evladım Çanakkale’de ihrazı şehâdet etmiştir (şehitlik mertebesini kazanmıştır). .. biz bugün hıyaneti vataniye mürtekibi olan (kötü işlerini yapan) bu adamların, aczimizden dolayı bu fena ahlakta devam etmeleri için, bedeli nakdi kanununu kabul edeceğiz. Adana Mebusu Muhtar Bey, cephede bir olaya şahit olmuş onu naklediyor; Sordum hemşeri derdin var mı? Bu toprağın sahibi niçin geride duruyor da ben onun tarlasını muhafaza için bu siperde oturuyorum. Nerede bu herifler, nerededir? Demiş. (Bravo sesleri)  Vur abalıya değil efendiler, vur  kürklüye….”

  Yusuf Ziya Bey (Bitlis); “- ..Kendi kendimizi tanımıyoruz. Kendi kendimizi aldatmayalım, varlığımızla iftihar edelim.. Kanunu çıkartırsak paraları hazine alacak çıkaramazsak gayrimeşru (yasadışı) bir şekilde bir suretle kurtulacak…. Jandarma karakollarının yüz madeni liraya satıldığını bilirim…. buraları dezenfekte edelim.”  Sf.167

  İsmail Suphi Bey (Burdur); “- ..Yunan Harbinde 1313’de (1897) tekmil ordunun zayiatı 27 bin telefata baliğ olmuştur (Zayiata ulaşmıştır). halbuki muharebede şehit olanlar .. yedi yüz neferdir.” 

Oylama yapılıyor Bedeli Nakdi Kanunu’nun kabul edildiği açıklanıyor ama muhalefet usulsüzlük yapıldığını söylüyor.

(Mehmet Şükrü Bey’in itirazı var. Bu kanunun 1.Maddesinde gayrimüslimlerden bedeli nakdi alınması konusu reddedilmişti. Tamamı kabul edilen bu kanunun 1. Maddesi reddedilmiş olmasına rağmen bunu bir daha müzakere edeceksek (görüşeceksek) biz çekiliyoruz diyerek bir gurup mebus dışarıya çıkıyor. Gürültü patırtı sonrasında celse tatil ediliyor.)  

Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 90, Celse: 1, – Sf. 163 ile 167 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Seferberliğin birinci senesinde İstanbul Hükümeti bedeli nakdiyi kabul etmiş, fakat genel kanunlara aykırı olduğu için seferberliğin 2. senesinde reddi bedel kanunu (Bedelli Askerlik Kanununu reddeden kanunu) çıkartmış. Ayrıca demek ki Osmanlı halkı Birinci Cihan savaşına seferberlik diyor. Yani seferberliğin halk üzerindeki etkisi çok büyük, demek ki halk askerlikten usanmış. Ragıp Bey konuşmasına devam ediyor.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın