18 Kasım 1920 tarihinde 99. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.
(Teşkilâtıesasiye Kanununun Maddelerine Geçildi; Birinci ve İkinci maddeler aynen kabul edildi.)
2.Celse; İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey;
(Hariciye Vekâletine Soru Önergesi: Şark’ta Ermenilerle ateşkes antlaşması ve savaş yapılması gibi konularda, Moskova’ya yeni bir delege gönderilmesi konularında Meclis dinleyici durumuna düşürülmüştür. Devre dışı bırakılmıştır diye Hâriciye Vekiline soru soruyorlar.) Sf. 419
Hariciye Vekâleti Vekili Muhtar Bey (İstanbul); (1) “Habersiz barışa gelince; çok ani oldu, bir de sulh (barış) teklifimizin kabul görmesi kesin değildi. BMM’nin reddedebilmesi iyi olmazdı. Anlaşma belirgin hale gelince Hükûmet Meclisin iznine iktiran edecekti (yaklaşacaktı). Sefir (elçi) meselesine gelince, sefir bir memurdur, onun da tayinini hükümete bırakmıştınız zaten.”
Takrir Sahibi Hulusi Bey (Karahisarısahip); “-.. Biz prensiplerimizi hâkim kılalım.. .. murahhaslar (delegeler) tayin olunmadan Meclis’e neden söylenmiyor?
(Celalettin Arif Bey, Karabekir’in çağrısı ile sulh görüşmesi için cepheye giderken, Meclisten ”izinin bitiyor, müstafi (istifa etmiş) sayılacaksın, gel!” diye telgraf gelmiş. Ama Celalettin Arif Bey Meclise telgraf çekerek Meclise mi geleyim, sulh müzakeresine (görüşmelerine) mi gideyim diye sormuş diyor.)
Mustafa Kemal Paşa ; “Bu soru varit (söz konusu) değildir.”
Hulusi Bey (Devamla); (Ali Fuat Paşa’nın Moskova’ya gidişinden bahsediyor.) “Oraya şimdi sefirikebir (Büyükelçi) olarak Fuat Paşa gidiyorlar. Onun şahsını kastetmek değil, tayin olunduğu zaman bizim reyimiz (oyumuz) alınmak hakkımız değil midir? (Tevfik Rüştü Bey’i kastederek diyor ki:) O tecrübesiz arkadaş bu işi nasıl yapar? Her şeyden vaktiyle (zamanında) haberdar olalım, emrivakiler (oldubittiler) karşısında kalmayalım, memleketin mukadderatına BMM’nin bizzat ve bilfiil vaziülyed olduğunu (el koymuş olduğunu) fiilen anlayalım. (alkışlar) Alkışa hacet (gerek) yok.”
(Mehmet Şükrü Bey de Meclis’in hakkını savunuyor, daha fazla uzamasına mani olunup görüşmeler sonlandırılıyor.) Sf.427, 428
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 99, Celse: 1, – Sf. ile arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (1995); 8.11.1920 tarihli mütareke (ateşkes) teklifimizi 9.11.1920’de Ermeniler kabul etmediler. Şark Cephesi Kumandanı da savaşa devam etti, diyor. Karabekir 18.11.1920’de bir telgraf daha gönderiyor Ermenileri hezimete uğrattık ve ateşkesi kabul ettiler diyor. Bu arada Mustafa Kemal Paşa kürsüye çıkarak bu savaşın stratejik noktaları hakkında kısa bir bilgi veriyor. Muhtar bey tekrar kürsüye çıkıp devam ediyor; aramızda zaten harp hali vardı diyor, bir harp ilanı yoktur diyor. Meclis ona soruyor: “Şarktaki savaş ve barışa karar verme konusunda bize hiç danışılmadı” diyor, doğrudur. Hâriciye Vekili, daha önceki bir celsede Meclis Hükümete bu savaş için tarihsiz yetki verdi diyor ve konuşmasına devam ediyor;
BAKKAL’IN NOTU (1995): Kâzım Karabekir ile birlikte Erzurum Mebusu Necati Bey ve Hamit Bey Murahhas olarak bulunuyorlar, BMM yetkisi yok. Karabekir de kendi başına buyruk bir insan.
Yorum bırakın