9 Aralık 1920 tarihinde 111. İçtima 1, 2. ve 3. Celseler hafidir. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.
İstiklâl Mahkemelerinin Kapsamı Genişletilmek İsteniyor
(İstiklâl Mahkemesi üyelerinden ve Adana Mebusu Zekai Bey, bir takriri vererek, mülki (sivil) amirlerin işledikleri suçları da bu mahkeme kapsamına alalım diyor, bu teklif encümene gönderiliyor.) Sf.274
2. ve 3.Celse Gizlidir.
Çerkez Ethem İle İlgili Gizli Celse
(9 Aralık 1920 tarihli gizli celse Diyarbakır Mebusu olan Hacı Şükrü Bey’e Mustafa Kemal’in sözlü saldırısı söz konusu. Hacı Şükrü Bey kendisini savunuyor: Eskişehir’e tren ile Ethem sorununu barış yolu ile çözmek için gittikleri zaman kendilerinin bir nevi tutuklandıklarını iddia ediyor.)
Mustafa Kemal Paşa: “-.. Yalnız sizin o kadar muhakemeniz olsaydı, ben sizi tevkif etmek isteseydim, ne için sizi alıp ta buradan oraya götürecektim? Ben sizin hepinizi tevkif eder, idam eder ve öldürürdüm! Hâlbuki ben sizi orada bıraktım ve ben oraya gittiğim zaman o kararı vermiş olsaydım… bakınız askerlere tesadüf etmişsiniz (rastlamışsınız), kaçabilir miydiniz?”
(Hacı Şükrü’nün Batı Cephesinin kurmaylarının yetersiz olduğuna dair bir konuşması Mustafa Kemal’in önergesi ile keenlemyekûn (tamamen yok) sayılmış.)
(Görüşmeler devam ediyor:)
Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir); “.. Efendiler; Yunanlılar 16 Mayıs’ta İzmir’i işgal ettiler. Yunanlıların İzmir’i işgalinden sonra 9 Haziran’da (1919) ilk defa Aydın Cephesinde Kuvayı Milliye teşkil ederek vatanı müdafaaya başlamıştım. Binaenaleyh ben orada bütün mevcudiyetimle vatanî olan vazifemi ifaya sai oldum (görevimi yerine getirmeye gayret ettim). 17 Temmuzda bugün – mahiyeti söylenen – Demirci Mehmed; kendi nazarımda öldürülmeye layık olan Demirci Mehmed Efe; 17 Temmuz’da (1919) Paşa Hazretlerine; Hacı beni öldürecektir diye yazmıştır. Ben o cephede bulunduğum müddetçe Demirci Efe hiç kimsenin on parasına, hiç kimsenin ırzına, namusuna tecavüz etmemiştir. … Demirci 186 tane kız kaldırttı. Yalnız Refet Beyin zamanında seksen altı kızı dağa kaldırdı.
Mustafa Kemal Paşa (Ankara);” Kendine bir defa millî kumandan diyor. Hangi millet? Kim vermiş sana bu sıfatı? Bana da Anafartalar kahramanı dediler, Arıburun kahramanı dediler, Bitlis, Muş, Suriye kahramanı dediler diye imzamı öyle mi atacağım? Binaenaleyh bu bir suiistimaldir. Kumandan diye nasıl imza ediyorsun? (1)
Hacı Şükrü Bey (Diyarbekir) — Cevap vereyim müsaade ediniz; bunları zatı âlinize kim vermiş ise namussuzdur; alçaktır. Ben muhaberelerden (yazışmalardan) bile haberdar değilim. Yanımda kim varmış ise söyleyiniz…
Mustafa Kemal Paşa (Devamla) — Biz Divanı Harp Heyeti değiliz. Kendinizi orada, Divanı Harpte müdafaa edersiniz.
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 111, Celse: 1, – Sf. 265 ile 278 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2016): Paşa, Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü Aydındağ Bey’e çok şiddetli biçimde saldırıyor ve Divanı Harp ile tehdit ediyor. Oysa Hacı Şükrü Bey, Aydın’ı savunan değerli bir binbaşıymış. Hacı Şükrü Bey 2013’de Aydın’da “Vatan kahramanı” olarak anıldı.
Yorum bırakın