17 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 134. İçtima 1. Celse: Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.
Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun Görüşülmesine Devam;
Madde 23- Vilâyetler birleşerek Umumi Müfettişlik Bölgelerini meydana getirirler.
(Aydın Mebusu Tahsin Bey bu kadar geniş alanların teftişi (denetlenmesi) zordur, her Vilâyete maliye ve adliye müfettişleri koyalım diyor. Hüseyin Avni Bey kanun yanlış yazılmış, Vilâyetler kendi aralarında birleşip de bir umumi Müfettişlik kurarlarsa içtimai (sosyal) ve iktisadi (ekonomik) münasebetleri (ilişkileri) de kendi iradelerinde olduğuna göre bu umumi müfettişleri de kendileri seçecekler demektir.)
23. Madde kabul ediliyor. Sf.297
Madde 24- (Umumi Müfettişin: Asayiş, dönem muamelatı, ahenk (uyum) görevleri var. Sürekli bunlara murakabe ederler (denetlerler).
24. Madde: Kabul ediliyor
Tunalı Hilmi; “- …önce seçimin barajlı yada barajsız olacağı kuralını söyleyin. Nispi mi değil mi? Esas önemli olan budur.” (1) Sf.298
Hüseyin Avni Bey; (Mesleki temsilin yani Meclis’te mesleklerin temsil edilmesinin uygulanmasından yana) “-Buraya gelen Mebuslar için, bir dereceli intihap (tek dereceli seçim, seçmenlerin bizzat Mebusları seçtiği sistem) ihdas edilmelidir (oluşturulmalıdır). Bir dereceli intihaba milletin evvelki irfanını (kültürünü) müsait (uygun) bulmadıklarından Kanunu Esasi’de intihabı (seçimi) iki dereceli olarak (seçmenlerin delegeleri onların da Mebusları seçtikleri sistem) yapmışlardır.” Sf.298
Tunalı Hilmi Bey; “- Arkadaşlar! Temsili mahalli (dar bölgeli seçim ) zemindir. .. Köy şurası, Nahiye Şurası, aza (üye) gönderir.” Sf.299
Dr. Suat Bey (Kastamonu); (Bilgili bir mebus) “-Fransa İhtilâli hükümdarların kuvvetini azaltarak ve aynı nispette (oranda) milletlerin kuvvetini yükseltmek yolunda büyük bir cereyan (akım) husule getirmiştir (ortaya çıkartmıştır). … Hükümdarlar, idare meclislerinden seçilmiş kişilerden ibaret temsilcilerini merkeze toplamak sureti ile sanki millete bir hak bahşetmiş (bağışlamış) oluyorlardı. Bu suretle, milletin doğrudan doğruya istediklerine razı olmayarak, Hükümetin etrafına toplanan ve yine hükümetle millet arasında bir tabaka teşkil etmiş olan meclisi idareden bir mümessil alarak merkezde toplanmak üzere halkı oyalamak istiyorlardı. Yani verebildikleri bu idi… Bunun ismine de Lankdok meclisi diyorlardı. … Üçüncü Aleksandır zamanında Rusya idaresinde bulunan halk, ihtilal yolunu tutarak hükümdarların elindeki hukukun bazısını almak istediklerinde yine hükümdar doğrudan doğruya intihabata (seçimlere) ve meşrutiyetin ilanına razı olmayarak, mahalli idarelerden birer adam alarak mümessil (temsilci) gibi meclisi toplayarak yine halkı oyalamak istiyorlardı. Bunlara da Zemuton diyorlardı.”
(Tunalı Hilmi Bey, Millet için azami hak doğrudan doğruya seçimdir diyor , Seksen sene önce Mudurnu’da iğne yapılıyordu şimdi çivi bile yapılmıyor çünkü emperyalist devletlerin siyaseti onu öldürdü diyor!) Sf.300
Vehbi Bey (Karesi) (Encümen Reisi); “- ..mesleki temsili (mecliste partiler yerine meslek guruplarının olması) kabul edilmediği taktirde, buraya politika serserileri gelecek ve memlekette yine gürültüler çıkaracaklardır. .. Efendiler! Memlekette fırkalar (partiler) yüzünden yapılan tahribatın memleketi ne derekelere vardırdığını hepiniz gözünüzle gördüğünüz halde… bunu istemiyorsanız, geriye, cemaatler (topluluklar) üzerinden intihap (seçim) yapmak kalır. Cemaat üzerine intihap yapmak, memleketin içine yeniden kundak (yakma düzeneği) koymak demektir. Çünkü cemaat mezheplere ayrılır. … Bu meclis memlekette sağlam temeller atmak için toplanmış bir inkılâp (devrim) meclisidir. Bundan başka bir vazifesi de yoktur.”
Fevzi Efendi (Malatya); “-Efendiler! Şarklılar (doğulular) tamamıyla Kürtlerdi ve ekseriyetini Kürtler teşkil ediyor. Nasıl, nasıl olur da o Kürtler kendi taraflarından bir aza gönderemezler de erbabı mesleki, temsili meslek tayin edilsin derler?”
Tunalı Hilmi; “-…Bir ekalliyetin (azınlığın) hukuku tanınmazsa o ekalliyet bağıracak!” Sf.304
2.Celse Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.
Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun Görüşülmesine Devam;
Ragıp Bey (Kütahya); “-… kanaatim, bu memleketi bir afet kadar muzır (zararlı) olan siyasi fırkaların (partilerin) tesiratından masun (etkisinden korunmuş) bıraksın Cenabı Hak.”
Yahya Galip Bey (Kırşehir); “-Bu Meclis’te kanun yapma hevesi baş gösterdi. Sorarım zatı âlilerinize; bizdeki kavanin (kanunlar) kadar hangi memlekette çok kavanin var? Zannederim ki on iki sene zarfında on iki bin kanun vücuda getirdik. Fakat hiçbir surette halkı idare ve milleti ihya edemedik (canlandıramadık, yaşatamadık). Çünkü milleti bilenler iş başına gelmedi… Kanuni Esasiyi (anayasayı) çiğnediler ve dünyada yapmadık felaket bırakmadılar. Ne zaman ki cemiyet hayatı kuruldu o zaman temsili meslekiyi kabul edelim. Şimdi muzırdır (zararlıdır).” Sf.309
Hüseyin Avni (Erzurum); “-… sanatlar teşekkül etsin (şekillensin, oluşsun), loncalar yapılsın. Millete hak verilmezse sırası gelince onlar haklarını bizden cebren alırlar.” (Sf.309)
Meclis’e partiler değil de meslek guruplarının yönetimini öngören Mesleki Temsil Kalktı:
Madde 14- Büyük Millet Meclisi Vilâyetler halkınca müntehip (Vilâyetlerin halkınca seçilmiş) azadan mürekkeptir (üyelerden oluşur). (Bu maddenin Mesleki temsili kalktıktan sonraki hâlidir.) Sf.312
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 134, Celse: 1, – Sf. 309 ile 312 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Encümenden gelen dört madde de görüşülüyor; Bunlardan biri Mesleki Temsil ile ilgili. Tunalı Hilmi yine muhalif. Ve Encümen Reisi yani Komisyon Başkanı espriyi patlatıyor, “Abidin Bey selam göndermiş!” Diyor. Lazistan Mebusu Dr. Abidin Bey, ben Tunalı Hilmi’nin panzehiriyim demişti. Tunalı Hilmi, seçimlerin şekli hakkında çok önemli şeyler söylüyor, bu konuyu biliyor ama kimseye inletemiyor.
Yorum bırakın