Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

28 Şubat 1921 (1337) tarihinde 159. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

Matbuat (Basın) ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi Bütçesi

(Konya Mebusu Vehbi Efendi bunların bir şey yaptıkları yok, bu daireyi lağvedelim diyor.)

Abdülgafur Efendi (Karesi); (İstihbarat tarafından son günlerde İstanbul’dan beş kişi daha getirilmiş, aylık 4000 kuruş maaş bağlanmış.) “- … bu adamlar İngilizlere mensup imiş, eğer sahih ise pek müteessir (üzülmüş) ve dilhûnum (kalbim yaralıdır) İngilizlerin amaline (emellerine, amaçlarına) hizmet edemedikleri için bunlar İstanbul’dan kovulmuş, buraya geldiler.”    

Matbuat Ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi Muhittin Bey; “-Dehşetli mübalağa, büyük husumet (düşmanlık, hasımlık).” 

Abdülgafur Efendi; “-…. Hâkimiyeti Milliye Gazetesine yine mesmuatı acizâneme nazaran (âcizane duyumuma göre) şehri muavenet (aylık yardım) kabilinden 3.000 lira veriliyor. … Hakkı Hami Bey’de söyledi bunlar taşraya üç-beş gazete bile göndermiyorlar. Sebilürreşat Gazetesine de yardım etti sonradan başka davrandı diyor.” 

Mehmet Akif Bey; (İstiklâl marşı şairi. Sebilürreşat dergisinin sahibi. Hamdi Bey’e hitaben.) “- Bilmeyerek söyleme. Dalkavukluğun lüzumu yok.” 

Hamdi Bey; “-Sensin dalkavuk!” 

Mehmet Akif Bey: “-Rezil herif sus!” 

Hamdi Bey; “-Rezil herif sensin!” 

Mehmet Akif; “Dalkavuksun! Hergele sus!” (gürültüler) 

Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); (Sosyalist, Emek Gazetesi sahibi): “-..Bugün elimize verilen matbuat hulasaları (özetleri) vaktiyle Hamdullah Suphi Bey biraderimiz tarafından da bir iki defa neşredilmişti (yayımlanmıştı). Bunun üçüncü sayfasında “Yunanlılar görünüşe göre Kemalilere şiddetli harekete karar vermişlerdi.” Yine keza o satırlarda Morning Post; Kemaliler muntazam bir orduya karşı koyacak bir halde değildir diyor. Ve daima ecnebi matbuatında bu kelimeye tesadüf ediliyor. Fransa Umuru Hâriciye (Dışişleri) Komiseri azasından Ayan Lüsyen Karpetyen böyle söylüyor ve buraya geçiyor. Jurnal Gazetesi de bunu yazmış ve daima bize hakaret yapılıyor.  Efendiler! Bu müdafaayı bir kişi, iki kişi yapmış değildir. Bu müdafaayı bir millet yapmıştır. Bu, millete aittir. Bunun daima Matbuat Müdüriyeti Umumiyesi tarafından Avrupa’ya karşı tekzip edilmesi lâzım gelir. Bunu yapan, millettir, teessüs eden (kurulmuş olan) bir hükümettir, münasebatı siyasiyeye (siyasi ilişkilere) girişmiştir, her tarafta sefirleri (büyükelçileri) vardır. Heyeti murahhasa (özel temsilciler heyeti ) gönderiyor. Londra Konferansına da murahhas gönderilmiştir. Sonra buna nasıl Kemali denilebilir? Nasıl tezyif edilebilir? (aşağılanabilir) Bu tezyifi reddederiz.”  Sf.523, 524 

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 159, Celse: 1, – Sf. 438 ile 555 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın