9 Mayıs 1921 (1337) tarihinde 31. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey
Besim Atalay Bey’in İrşat Yani Halka Doğru Yolun Gösterilmesi İle İlgili Takriri.
(Besim Atalay Bey, Köy Hocası Mecmuası ve Sebilürreşat Dergileri Hükûmet tarafından köylere gönderilsin, köylünün dini duyguları pekişsin diyor. Uzun tartışmalardan sonra reddedildi.) Sf. 266
Besim Atalay Bey’in Şehir Adlarının Türkçeleştirilmesi Hakkındaki Kanun Teklifi:
(Bu isim değişiklikleri Vilâyet Umumi Meclisleri Kanununda olacağı için Kanun olarak değil de uyarı olarak kabul edildi.) Sf.270, 271
Kırşehir Mebusu Sadık Bey’in Memurin Muhâkemat Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi.
(Teklifin Esbabı Mucibesi’nde,(gerekçesinde) “Kapitülasyonları kaldırmak için bu kadar uğraşıyoruz ama memurlara ayrı bir yargı sistemi uygulayarak onlara da bir nevi kapitülasyon vermiş oluyoruz.” diyor.)
Vehbi Efendi (Konya); “- ..milletin bir kısım mahkemesi adliyeye, diğer bir kısmı başka bir mahkemeye gitmek, rica ederim muvafık mıdır (uygun mudur)? (değildir sedaları)
(Bu takrir Adliye Encümenine geri gitti.) Sf. 277
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 31, Celse: 1, – Sf. 266 ile 277 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (2012): Bu Memurin Muhâkemat Kanunu 1913 yılında İttihat ve Terakki Hükümeti tarafından çıkartıldı. Memurin Muhâkemat Kanunu’na göre bir memurun yargılanabilmesi için yönetiminin izini gerekiyordu. Darbe hükümetinin despot anlayışına uygun bir yasaydı. Arkasından Rum ve Ermeni tehcirleri geldi. Sivil ve askeri bürokrasi zırh altına alınmış olduğu için, rahatlıkla katliamlar yapıldı. Bu kanun 2.12.1999 tarih ve 4483 sayılı yasa ile değiştirildi, memurun yargılanması daha kolay hâle geldi.
Yorum bırakın