Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

20 Haziran 1921 (1337) tarihinde 40. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Faik Beyefendi

Yerli Kumaş Kullanımı Hakkında Hükümetin Kanun Layihası Görüşülüyor:

Ragıp Bey (Kütahya): “-Önce büyük tezgâh ve dokuma sahiplerini teşvik edelim sonra ithalatı yasaklayalım, aksi halde yerli mensucat (dokuma sektörü) hem çok kalitesiz hem de çok pahalı olur.”  

Besim Atalay Bey (Kütahya); “-Kesinlikle kumaş ithalini yasaklayalım, hatta herkesi yerli kumaş giymeye mecbur edelim. .. eğer Avrupalılar birisi başımızdan fesimizi, öbürküsü cübbemizi alsa, çırılçıplak dikilip kalacağız efendiler.”

Daha önce yabancı kumaş girişi yasaklanmıştı şimdi de giyilmesinin yasaklanması için kanun teklifi verdiler:  

Kanun:

Madde 1- Mebuslar, memurlar, polis, jandarma, Belediye rüesası ve azası, bay ve bayan muallimler (öğretmenler), yatılı talebeler, yerli kumaştan elbise giymeye mecburdurlar. (1) Sf. 432-433  

Ali Şükrü Bey (Trabzon); “-Bu hususta Hükümetin siyaseti iktisadiyesi nedir? Avrupa kumaşını mı men edeceğiz (yasaklayacağız), yerli kumaşın istihsali (Üretimi) için hükümet monopol mü (tekel mi) yapmak istiyor? Eşhas (şahıslar) eline mi bırakıyor ne yapacak bunu anlamıyorum? …. Memleketin içinde bugün görüyorsunuz ki birçok ihtikâr (aşırı kar, karaborsa) var. .. yasakla olmaz. .. Bu, milletin ruhundan doğmalıdır. .. Hindistan’da bugün İngiliz Hükümetine karşı boykot yapıyorlar, boykotun birinci şartı İngiliz emtiasını (mallarını) kimse giymeyecektir. Gandi denilen o Hint mütefekkiri (düşünürü) bu işe rehberlik ediyor. Ve ileri gidiyor. Bugün İngiltere’de bu yüzden ankşayr ve mançister de fabrikaların yüzde kırkı kapanmıştır. Bu iş böyle propaganda ile olur. Almayalım, giymeyelim diye, cebirle tazyikle (baskı ile) bu iş olmaz.”

Tunalı Hilmi “-Men’i müskirat nasıl oldu? (Ali Şükrü Bey’in alkollü içki yasağı kanunun teklifinden bahsediyor.)

Ali Şükrü; “-..mateessüf (üzülerek belirteyim ki) yaptığın kanuna tabi olmadın efendi. … yarın ihtiyacımızı tedarik (bulup ta alma) bakımından aciz kalacağız, yarın belki affedersiniz donsuz kalacağız. (yapacağız sadası) Yap efendi! Çıkarır giyersin. Yalnız bunun için kanuna lüzum yok… Sanayii dâhilîyi (yerli sanayiyi) teşvik ederiz ..”

Dr. Abidin Bey (Lazistan); “-Kaba falan demeyip, önce biz yerli kumaşları giyinelim. (kravatı çıkart sesleri) .. İşte kravatımı çıkartıyorum (yaşa sesleri, alkışlar) Bir daha giymeyeceğimi namusumla temin ediyorum.”  Sf.437

Hüseyin Avni Bey; “- … teşkilatı muntazam (düzgün) olmayan milletlerde böyle kanunlar, kanunsuzluk tevlit eder (doğurur).” Sf. 447

Kanun kabul edildi. Sf.447  

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 10 (16.04.1921 / 20.06.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 40, Celse: 1, – Sf. 432 ile 447 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Çok ilginç, bu maddede eski Avrupa kumaş ve elbiselerinin de yetkililere götürüp mühürletilecek hükmü de var. 

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın