5 Ağustos 1921 (1337) tarihinde 62. İçtima 1. Celse Hafidir (Gizlidir), Reisi Sâni Dr. Adnan Bey
Başkumandanlık Görüşmeleri:
(Aşağıdaki notlar (TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (GCZ II Sf. 164-172)
Mustafa Kemal Paşa; “-Bir teklifte bulunacağım;
TBMM Riyaseti Celile’sine
Meclis Azayı kiramının umumi suretle tezahür eden (genel olarak ortaya çıkan) arzu ve talebi üzerine Başkumandanlığı kabul ediyorum. … Ordunun maddi ve manevi kudretini azami suretle tezyit (arttırılması) ve ikmal ve sevkü idaresini bir kat daha tarsin (güçlendirmek) için TBMM’nin haiz (sahip) olduğu salahiyeti meşruayı (yasal yetkiyi) fiilen istimal etmek (kullanmak) şartiyle bu vazifeyi deruhte ediyorum (üstleniyorum). Müddeti ömrümde Hâkimiyeti milliyenin ve meşrutiyetin en sadık bir hizmetkârı olduğumu nazarı millette (milletin gözünde) bir defa daha teyit (pekiştirmek) için bu salahiyetin üç ay gibi kısa bir müddetle takyit edilmesini (sınırlandırılmasını) talep ederim. 4.8.1337 (1921)
TBMM Reisi Mustafa Kemal” (teşekkür ederiz sadaları) (GCZ II Sf. 164)
Selahattin Bey; “-… Başkumandan Vekilliği olsun.”
Hakkı Hami Bey (Sinop); “- .. Meclisin bütün salahiyetinden maksat nedir? … bendeniz ondan bunu anlıyorum ki bu üç ay zarfında Meclis yoktur!”
Mustafa Kemal Paşa; “- Salahiyeti ordu için istiyorum. … Yoksa Meclisin vaz’ı kanunisini (kanun koyma yetkisini), salahiyeti umumiyesini (genel yetkisini), mevcudiyetini zerre kadar atalete duçar edecek (yavaşlatmaya uğratacak) taraf hayalime gelmemiştir.” (GCZ II Sf. 176)
(Edirne Mebusu Şeref Bey Paşa’yı övücü bir konuşma yapıyor.) (GCZ II Sf.166-167)
Mustafa Kemal Paşa; “- .. Reisinize emnü itimadınız (güveniniz) yoksa hakikaten böyle bir salahiyet muzırdır (zararlıdır). Ordunun sevkü idaresine şamil olmak (kapsamında olmak) üzere istiyorum. Fakat vasi (geniş) ve şamildir (kapsamlıdır). İstiklâl Mahkemesi azalığı için, icap ederse, karara mahal bırakmadan, ben lüzum görürsem derhal üç arkadaşı göndereceğim. … Mesele düşünmeye değer, çok düşününüz!”
(Tunalı Hilmi Bey de konuşuyor.) (GCZ II Sf. 168)
Veliddin Bey (Burdur); “-..Paşa Hazretleri bizim tabiaten (doğal olarak) Başkumandanımızdır. … Başkumandan İmparator manasını ifade eder.”
Hasan Basri Bey (Karesi): “- .. biz ne Reisin ne de Hükümetin işini zorlaştırmıyorduk zaten.”
Selahattin Bey (Mersin): (Zabıtlardaki yazılım, Selahattin Bey’in söylediklerini anlaşılmaz kılıyor. Selahattin Bey, açıkça Başkumandanlığa karşı çıkıyor. Bu zabıtları düzenleyenler, hakikatlerin üzerini örtmek için çok çaba sarf etmişler) “- .. Kendim, hakkım olmak üzere bir kısmını vermiyorum! (anlaşılmayan bir bölüm) .. iki şık kalıyor; Birisi bunu kafi görmesi, ikincisi; nakâfi (yetersiz) görürse, ad buyurursa o vakit Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi (Genelkurmay Başkanı) Vekili bulunan Paşa Hazretleri; Erkânı Harbiyei Umumiye Vekili (…. ….) (Bu boşlukta Fevzi Çakmak yazılı olmalı) ve ahval de (şartlar da) daha müsaittir (uygundur). Onun için bu iki şıkkı Heyeti Aliyenize arz ediyorum. Ve dünkü meşrudatım da (söylediklerim de) daha iyi daha kuvvetli cereyan eder. Bu babda yazılan bir takriri da takdim ediyorum. Hatta Başkumandanlık tabirini de yazmakta mazurum. … Başkumandan, dün de arz etmiştim; Meclisin şahsiyeti maneviyesidir. Bu namı bir arkadaşımıza bizzat vermek istiyorum. Ne için ben bütün hukukumu feda edeyim?”
Sırrı Bey; “-Başkumandan demekte ne mahzur görürsünüz?”
Selahattin Bey (Devamla); “-.. Hâkimiyeti milliyeyi, kudreti milliyeyi, efradı millette (milletin fertlerinde) saklamak istiyorum. O’nun Başkumandanlığı altında millet işini gördürmek istiyorum.” (gürültüler) (silintiler var)
Mustafa Kemal Paşa; “-.. Ben Başkumandan Vekili Mustafa Kemal Paşa diye bir imza atarsam, zannediyorum ki pek fena tesir hâsıl edecektir.” (GCZ II Sf. 171-172)
“TBMM Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Başkumandanlık Tevcihi Hakkındaki Kanun;
Madde 1- Millete ve memleketin mukadderatına bilfiil vazıulyedi yegâne kuvveti âliye (bilfiil el koyan tek yüce kuvvet) olan ve azasından her birinin Kanunu Esasî ve Teşkilâtıesasiye Kanunu ile hukuk ve masuniyeti teşriiyei tabiatıyla (doğal yasama dokunulmazlığına) haiz bulunan TBMM, kuyutu atiye (aşağıda gelecek olan şartlar) ile Başkumandanlık vazifei fiiliyesine (fiili görevine) kendi Reisi Mustafa Kemal Paşa’yı memur eylemiştir.
Madde 2- Başkumandan ordunun maddi ve manevi kuvvetini azami suretle tensid (tensik: düzenleme olmalı) ve sevk ve idaresini bir kat daha tarsin (güçlendirme) hususunda TBMM buna müteallik (yönelik, taalluk eden) salahiyetini Meclis namına bilfiil istimale mezundur (kullanmaya yetkilidir).
Madde 3- Müşarünileyhe (adı geçene) baladaki (aşağıdaki) mevad (maddeler) ile mevdu (emanet edilmiş) sıfat ve salahiyet üç ay müddetle muteberdir (geçerlidir). Meclis lüzum gördüğü takdirde bu müddetin inkırazından (sona ermesinden) evvel dahi bu sıfat ve salahiyeti refedebilir (ortadan kaldırabilir).
Madde 4- İşbu kanunun,…
Madde 5- İşbu kanunun icrasına TBMM memurdur.”
Bu kanun lâyihasına İmza atanlar; Rıza Nur, Ankara Mebusu Şemsettin, Ankara Mebusu Hilmi, Yozgat Mebusu Ahmet, Eskişehir Mebusu Hüsrev Sami, Biga Mebusu Hamdi, Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü, Bursa Mebusu Muhittin, Trabzon Mebusu Hamdi. (GCZ II Sf. 174,175)
(Bu içtimada Hüseyin Avni Bey ve Ali Şükrü Bey yok. Birçok takrir verildi, bu takrirler okunmadan okundu denilip geçildi. Erzurum Mebusu Salih Efendi, takririm hakkında bilgi vereceğim deyince Mecliste kıyamet koptu. Ve bu arada ne olduğu anlaşılamayan bir takrir kabul edildi.) (GCZ II Sf.176)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 12 (4.08.1921 / 22.09.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 62, Sadece Gizli Celse Notları var.) (TBMM Gizli Celse Zabıtları II – Sf. 164-172) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın