Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

4 Ekim 1921 (1337) tarihinde İçtima: 86, Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi

Hasan Fehmi Bey’in İstifasını Geri Alması Hakkında Görüşmeler: (Hakkı Hami Bey; istifa zapta (tutanağa) geçmemişken Meclis İkinci Başkan Vekili Hasan Bey istifasını geri alsın diyor. Hüseyin Avni Bey ise Hasan Fehmi Bey’e hürmetimiz vardır ama konu kapanmıştır. Tekrar aday olunsun arkadaşlar tekrar seçsin diyor. Mehmet Şükrü istifasını geri alsa ne olur diyor. Hasan Fehmi Bey ise ben Mehmet Şükrü Bey’in ağır laflarına üzüldüm ve istifamda ısrarcıyım diyor. Mehmet Şükrü Bey’in ısrarları sonucunda Hasan Bey istifasını geri alıyor.) Sf.90

Piyer Loti’ye geçmiş olsun telgrafı çekiliyor. Sf. 90

1. Celsenin Devamı Hafidir(Gizlidir)

Koçgiri ve Umraniye Olayları İle İlgili Gizli Celse:   

Aşağıdaki notlar TBMM Gizli Celse Zabıtları II (GCZ II – Sf. 266-270)    

Emin Bey (Erzincan): (Olağanüstü şeyler anlatıyor.) “-.. Umraniye meselesi şu şekilde olmuştur; Karacaören Nâhiyesinde eskiden beri bilinen on sekiz ile yirmi kişi, eşkıyalık ettiklerinden birkaç kez mahkûm olmuşlardı. .. Alişir adındaki habis (kötü huylu) adam bu eşkıyalığa bir siyasi renk vererek… bundan yararlanmak için kalemi ile ortaya çıkmıştır. Sivas Vilâyeti, Jandarma Taburu Komutanı İzzet Bey’i yeterli kuvvetle göndermiştir. İzzet Bey kurt postuna fevkalâde ihtiyacı olduğu için olayı takip etmekten çok kurt postu toplamakla meşgul olmuştur. .. Bu eşkıyalar 3-5 jandarmanın silahını almış…. bu durum eşkıyayı şımartmıştır. Bir takım çapulcu adamların da bunlara katılmasını sağlamıştır. (Şubat 1921 sıraları) Zara Kaymakamı ile Tortum Kaymakamı Şakir Bey, .. Umraniye Nahiye Müdürü Haydar Beyin konağına gitmişler. Akşam keyfi sırasında Şakir Bey elini cebine sokup bir kâğıt çıkarmış ve demiştir ki; “-Sizin idam fermanınız benim elimdedir!” Bu sırada Konakta misafir olan Dersimliler de bunu duyuyorlar. “-İşte sizin idam fermanınız, sizi Ermenilere benzetip ve sizi tamamıyla imha ederim. İstemezsem size bir şey olmaz” .. Bunu söylemesiyle Kürtlerin ekserisinde (çoğunda) tabii bir galeyan başlamış. Ve Umraniye’ye bir saat uzaklıktaki Hacer köyünde asker ile Kürtler arasında münazaat (ağız dalaşı) yaparlar….. Asker sevk edilir, burada genel bir sorun olur. Halis Bey burada şehit olur. Kürtlerden de askerden de ölen olur. Sivas Valisi Cemal Bey Temyiz Mahkemesi Üyesi Şefik Bey’i nasihat ve Nurettin Paşa’ya verilen ‘idam fermanı’ meselesini tahkik (araştırmak) için gönderiyor. Şefik Bey Hükümetin teklifini söyler; Umraniye yani Koçgiri aşiretinin silahlarının ve asker kaçaklarının hükümete teslimini söyler. Peki derler. Parayı makbuz almadan Şefik Bey’e teslim ederler. O sırada Cemal Bey meseleyi Cemal Paşa’ya söylüyor ve diyor ki: “-Mesele bitmiştir, bir askerin yapacağı iş kalmamıştır. Nurettin Paşa (Sakallı Nurettin Paşa) ise Milli Savunma Bakanlığına yazıyor. Nurettin Paşa, ben bunları çember içine aldıktan sonra Hükümetin teklifini daha şiddetle alacağım diyerek, tuttuğunu öldürmeye, ırzlara geçmeye, namuslara tecavüz etmeye kalkıyor. Bu suretle beş milyon on sekiz liralık servet mahvolmuştur. Ben ispata hazırım. Otuz bin mevaşiyi (davarları) Osman Paşa (Topal Osman) götürmüştür. Refahiye’de bir arkadaşım vardır, Türk,  servetine tamah edilerek, karısı zorla alınmış ve sen Alevisin denilerek herifin malı ve evi yağma edildikten sonra öldürülmüştür. Efendiler, dünyanın neresinde böyle bir hareket görülmüştür ki: babasını bir evladının elinde bir ip diğer evladının elinde bir ip olarak çektirilerek tam altı saat süresince bu şekilde feciane öldürülmüştür. Rica ederim efendi sen bu durum karşısında asi olmaz mısın? Eğer asilik varsa ve bu ise işte Umraniye olayı… .. Nurettin Paşa’nın emri ile buraya gelen sorumsuz Osman Ağa (Laz Topal Osman) kuvvetleridir. .. Sonra Efendiler diyeceksiniz ki Dersim buna ne şekilde katılmıştır? Bunu da söyliyeyim. Abdülkadir isminde bir Valinin yok yere sorunlar üretmesi.. .. Kürdistan adına gelen gazeteleri doğrudan doğruya Dersim’e dağıttırmış ve o gazetelerde “Kürtleri de Ermenilere benzeteceklerdir.” diye yazılmıştır. Maalesef bu adam hala Tortum Kaymakamı olarak terfian gönderilmiştir.” 

Hacı Ahmed Efendi (Muş): “-Hakikaten buraya gelirken uğradığım bazı yerlerde bizi de Ermeniler gibi kesecekler diyerek dalgalanan bu havadis Dersim’e kadar gitmiştir.”

Emin Bey (Erzincan) (devamla): “-Ve Umraniye’de olan ve terbiye etme tedibat denilen bu şeyin Afrika barbarlarının bile kabul edemeyeceği derecede olduğunu görünce Dersimliler korkmuşlardır. İşte örneği budur demişlerdir. Bu facia Ermenilere bile yapılmamıştır.”

..Hayri Bey (Dersim): “-Gerçekten bu fecâyi (facialar, kötülükler) Ermenilere bile yapılmamıştır.

(Bu görüşmelerin devamı zabıtlar da yok.) (GCZ II Cilt Sonu)

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 13 (24.09.1921 / 27.10.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 86, Celse: 1: (Sf. 9) 1. Celsenin devamı Hafidir: (GCZ II – Sf. 266-270) kitaplarından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın