Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

16 Şubat 1338 (1922) tarihinde Hafi İçtima: 160. Celse:1,3, 4 Hafidir, Birinci Reis Vekili Musa Kâzım Efendi.

  1. Celse Hafidir (Gizlidir): Birinci Reis vekili Musa Kâzım Efendi.

1337 (1921 geçen yılın bütçesi) Bütçesi: Şiddetli tartışmalar var.

Aşağıdaki Notlar TBMM GCZ II – (Sf.790) Kitabından birebir alınmıştır.

Vasıf Bey (Sivas);  (Kara Vasıf eski ittihatçı, emekli miralay.) “- …Müdafa-i Milliye… taa 1297 tarihinden beri hesabını vermemiştir.”  (TBMM GCZ II – Sf;790 – 821)

(Maliye Vekili Hasan Bey konuşmasında, memleketimizin yıllarca 80-90 milyonluk bütçeyi taşıması imkânsızdır, bizim davamızın süratle neticelenmesi lâzımdır, biran önce barışı yapmalıyız diyor. Hüseyin Avni, gerçekleri böyle pervasızca söylediği için ona teşekkür ediyor.) (TBMM GCZ II – Sf;795-796)

Tevfik Rüştü Bey (Menteşe); “-Efendiler, hiç kimse harici bir istikrazın (dış borçlanmanın) gayri mümkün olduğunu (mümkün olmadığını) gelip burada iddia edemez. Bunu iddia etmek demek… Devletimizin bir itibarının olmadığını kabul etmek demektir.”

3.Celse Hafidir:. Birinci Reis vekili Musa Kâzım Efendi.

…  Basri Bey (Karesi); “-Müdafa-i Milliye bütçesini müzakeresiz (görüşülmeden) kabul ettiğiniz zaman bunun usulen yanlış olduğunu söylemek için kürsüye çıktım, patırtılarla beni konuşturmadınız. ..Efendiler, bizi yıkan iki şeydir; gaflet ve gurur. Biz ufak bir muzafferiyet-i askeriye (askeri başarı) gösterir göstermez, bir iki karış yer istirdadına (ele geçirilmesine) muvaffak olur olmaz adeta bir çılgınlık gösteriyoruz (bravo sadaları). Bu çılgınlık bir gurur tevlit ediyor (doğuruyor)

Hüseyin Avni; “-Bravo! Anlayan anlasın”.

Basri Bey (Devamla); “-Bu gurur bizim mesaimizi tatil ediyor… Biz kendi evimizin içinde bulunan hırsızları evimizin içinden dışarıya attıktan sonra bile… fazla çılgınlıklar yapmaktan çekinmeliyiz, ağırbaşlı olmalıyız…”

Hüseyin Avni Bey; “-Dinlemezler, dinlemezler…Bizde bütçe bozuk değil, teşkilat bozuk değil, hiç bir şey bozuk değil fakat zihniyet bozuk zihniyet bozuk.. Biz bu milleti maalesef mesut edemedik, çünkü zihniyet bozuktur.. herkes maddi düşüncelerle hareket ediyor.. (Zabt’ın bu sayfası yırtık, yani tarihimizin bir kısmını yırtmışlar. Bu kitapta da “zabıt yırtık olduğundan boş bırakıldı” diye yazmışlar.) ..değirmenin gürültüsü, şakırtısı işitiliyor, fakat öğütülen mahsul, un meydanda yok. Bir kuru gürültü kopuyor. (Tekrar “zabıt yırtılmış” notu var.) ..İdareyi sadeleştirin, itimada (güvene), ciddiyete, samimiyete müstenit (dayalı, dayanan) sade bir usûl-ü idare (idare şekli, rejim) planı meydana getirin. …Evvel emirde (öncelikle) usulleri sadeleştirmek, usulleri evvela tanzim ve tensik etmek (düzenlemek), ondan sonra vezaifi (görevleri) taksim etmekle (paylaştırmakla) kadro tenkisatına (kesintisine) başlamak lâzımdı. Devairde (devlet idaresinde) hata bundan neşet etmiştir. (Zabıt yırtılmış notu tekrar var.)

Hüseyin Avni Bey (Devam Ediyor); “-….Bu zihniyet meselesinin ıslahatı da (iyileştirilmesi de) birinci derecede lâzımdır. Halkı sopa ile değil ruhu ile idare etmek lâzım. (Yüksek sesle) Halkı ruhu ile idare etmek lâzımdır efendiler. Bu halkın nasıl bir halk olduğunu, bu milletin hangi millet olduğunu, hangi muhitte (nerede) olduğunu, ne gibi alaike merbut olduğunu (nelere ilgi duyduğunu)  düşünerek bünye-i içtimaiyesine muvafık (sosyal yapısına uygun) bir tarz-ı siyaset (siyasi tarz) takip etmeniz derece-i vücupdandır (gereklidir). ..Binaenaleyh kafalardan fedakârlık etmeli. Bu millet mutlaka benim kafama göre yürüyecek fikrini kaldırmalı. Bu millet senin kafana göre yürümez, buna imkân yoktur efendiler.”

Basri Bey (Balıkesir); “-Efendiler, Kâzım Paşa (Kâzım Özalp, Makedonyalı.) Balıkesir’de harekât-ı milliyenin başına geçtiği zaman birçok muvaffakiyetler (başarılar) gösterdi, bunun sırrı neydi? Kâzım Paşa geldiği zaman üstünde kıyafet-i askeriyesi yoktu, sivil idi. ..öyle tahakküm (baskı), darp-durp yapmadı. Yapsaydı biz Kâzım Paşa’yı Balıkesir’den kovardık. Kâzım Paşa işreti men etti (içkili eğlenceleri) ve o vakit sizin men-i müskirat kanununuz yoktu (Bravo sadaları). Kafadan fedakârlık etmeli efendiler, kafadan fedakârlık; fakat bu işimize gelmezse korkarım ki bu millet bizi sopayla kovacaktır. (Gürültüler) .. Bu Anadolu toprağında, Anadolu ruhuna aykırı ruhlar yaşayamaz. (Yine zabıt yırtılmış yazısı var) (TBMM GCZ II – Sf.799)  ..bizim dertlerimizden biri de biz kendi haddimizden hududumuzdan çok fazla kudret-i ilmiye ve fikriye (ilim ve fikir gücüne) sahibi olduğumuz kanaatine düşüyoruz.  …bu kanaat bizi yanıltıyor. (Zabt’ın son satırında yırtılmış notu var)

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 16 (7.01.1922 / 12.02.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, Gizli İçtima; 160, Celse: 1, 2, 3, 4, (TBMM GCZ II – Sf;790 – 799) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın