16 Şubat 1338 (1922) tarihinde Hafi İçtima: 160. Celse:3 Hafidir (Gizlidir), Birinci Reis Vekili Musa Kâzım Efendi.
Aşağıdaki Notlar; TBMM GCZ II – (Sf. 809, 810) Kitabından birebir alınmıştır.
Tekâlif-İ Milliye Görüşmeleri; Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var. Burada tartışılan Başkumandan’ın bunu uygulama şekli:
Reşat Bey (Muvazene-İ Maliye Encümeni Reisi)(Saruhan) (Kendisine verilen takriri okuyor:)
“-13 Kânunuevvel (Aralık) 1337 (1921) Muvazene-i Maliye Encümeni Mazbatasıdır.
25 Teşrinievvel (Ekim) 1337 (1921) tarihinde, Müdafa-i Milliye ve Maliye Vekillerinin huzuru ile akdolunan (yapılan) içtimada (meclis genel kurulunda), hükümetten hesap talep edilmişti. ..Bu hesap bir hayli tehirlerden (gecikmelerden) sonra bu kere alınabilmiş. ..; bir, başkumandanlığın tekâlif-i milliye emirleri ahkâmına nazaran (vergi emirleri hükümlerine göre) hesabın kâffe-i vukuatı (olayın hesabının tamamı) yani tekâlifin suret-i cibayet ve sarfı (tekalif vergisinin toplanma ve harcanma şekli), Müdafa-i Milliyece tutulacak kuyut (kayıtlar) ve defatirden (defterlerden) anlaşılmak lâzım gelirken, Müdafa-i Milliye Vekili kendi bütçesinde binnetice (sonuç olarak) tahsisat-ı munzama (ek ödeneği) teşkil eden bu hesabı ifadan imtina ile (gerçekleştirmekten çekinerek) işi Maliye Vekâletine atmıştır.(Maşallah sesleri), iki; maliyenin defterinde bulunan üç milyon lira encümenimizce az görülmüştür ve bu defterlerin sıhhatli olmadığına inandık, üç; gümrüklerden alınan ve miktarları mühim yekunlara baliğ olması (önemli miktarlara ulaşması) tabii bulunan eşyanın bu meyanda dâhil (bunların yanında veya içinde) bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Dört; tekâlif-i milliye suretiyle alınan eşyadan mühim bir kısmı milletçe hükümete teberru edildiği (bağışlandığı) her gün evrak-ı havadisle (haberlerle) bile görüle gelmekte iken bunların ecnasına (cinslerine) ve mecmu kıymetlere (toplam değerlere) dair hiç bir kayıt ve malumata (bilgiye) tesadüf edilmemektedir.”
Ali Şükrü Bey; “-Yağma Hasanın Böreği!”
Hüseyin Avni Bey (Devam Ediyor); “-Titreyin mebuslar! Sizin yüzünüz hürmetine oldu! Millet soyuldu!
Reşat Bey (Muvazene-i Maliye Encümeni Reisi)(Saruhan) (Mazbatayı Okumaya Devam Ediyor) “- Beş; Tekâlif-i milliye suretiyle alınmış olan eşya bedelinin, istikraz-ı mecburi (zorunlu borçlanma) olarak kabulü ve ona göre vâridat (gelirler) bütçesine ithaliyle (girmesiyle) mukabilinin (karşılığının) Müdafa-i Milliye Vekâleti bütçesindeki tahsisata zamm-ı (ödeneklere eklenmesi) takarrür eylediği (kararlaştırıldığı) halde, tam ve sahih bir hesap bulunamamasından, muhasebe-i umumiye kanununun bu babdaki ahkâmını îfaya (bu bölümdeki hükümlerini gerçekleştirmeye) imkân görülmemektedir. Altı; Tekâlif-i Milliye suretiyle alınmış olan bilcümle eşya ve erzak, cihet-i askeriyeye (askeri birimlere) tevdi (verilmiş) ve teslim edilmiştir…. Buna mukabil (karşılık) Müdafa-i Milliye Vekâletinin bütçesinin neye baliğ olduğu (hangi rakama ulaştığı) hesaplanamamaktadır… Yedi; Maliye Vekâletinden alınan hesaba ve yine taşrada bulunmuş olan rüfekânın meşhûdat (arkadaşların şahitlikleri) ve mütalaatına nazaran (değerlendirmelerine göre) eshabına (sahiplerine) mazbata (zabıt, tutanak) verilmemiş bir hayli emvali (mallar) olduğu ve bundan milletin ehemmiyetli sûrette mutazarrır ve müştekî bulunduğu (önemli biçimde zarara uğramış ve şikâyetçi oldukları) anlaşılmaktadır. Sekiz; Bu nevâkısın (eksikliklerin) icabâtından (gereklerinden) olmak üzere bu sûretle vaz’iyed olunan (bu şekilde el konulan) emvalde (mallarda) vâsi (çok geniş) miktarda isrâfat (israflar) ve suiistimalât vukuuna (kötüye kullanılmaya) katiyen ihtimâl verilmektedir. Hülasa ve netice; … bu muamelâtın ciddi ve kat’i bir sûrette tetkik ve bu işe doğrudan doğruya vaz’iyed edilmesine (el konulmasına) lüzum görülmüş…. 13 Kânunuevvel (Aralık) 1337 (1921)
(Encümen bu konuda yapılması gerekenleri maddeler halinde sıralamış;)
“Tekâlif-i Milliye tâkip (Tekalif işlerini takip etmeye) ve Tasfiye Heyeti Teşkiline (düzeltme heyeti oluşturmaya) ve Bu Heyetin Vazife (görev) ve Salahiyetine (yetkisine) Dair;
1- (Meclisten beş kişi seçilecektir.)
2- Heyet, Tekâlif-i Milliye suretiyle alınmış olan bilcümle emvâlin (bütün malların) hesabını tetkik ile vesikaya raptını (araştırarak belgeye bağlanmasını) temin ve cetvellerini celp (listelerini isteme), ve cem (toplama) ve tevhit ile (birleştirme ile) miktarlarını bârapor (rapor halinde) Meclise arz edilecektir.
3- ..suiistimalâtı (yolsuzluğu) görülen mülkî (idari) ve askerî bütün makâmat (makamlar), İstiklâl Mahkemeleri misillü (misali) cürümün (suçun) derecesine göre tatbik-i mücazata salahiyettardır (ceza uygulamasına yetkilidir).
4- (Bu heyet sivil ve asker istediği kadar memuru emrinde çalıştırabilir.)
5- (Bu heyet sivil – asker istediği kişiyi teşrik-i mesaiye çağırabilir. (TBMM GCZ II – Sf. 809-810)
(Mebuslar bu mazbatanın okunmasının neden bu kadar geciktiğini soruyorlar. Kimseden çıt çıkmıyor.)
Hüseyin Avni Bey; “-Muavenet-i Maliye Encümeni (Bütçe Komisyonu) hayat-ı memleket (memleketin hayatı), hikmeti hükümetle (hükümetin varlık sebebiyle) alâkadar (ilgili) olan bir meseleyi Meclis’e arz ediyor. Burada suiistimal (yolsuzluk) vardır diyor. Gerek Heyet-i Vekile’yi ve gerekse onların adamlarını bir birçok şaibe altında bulunduruyor ve millet hakkında gadirden bahsolunuyor (milletin kötülüğe uğradığından söz ediliyor) Bunu Divan-ı Riyâset Meclis’e (Meclis Başkanlık Divanına) tebliğ etmiyor (duyurmuyor).. Divân-ı Riyaset nasıl Meclisin kudret (güç) ve hülâsaten, daha doğrusu şerefine taalluk eder (şerefiyle ilgili) bir şeyi sükûnla (sessizlikle) geçmişlerdir? Divan-ı Riyâset kendisini tenzih etmedikçe (temizlemedikçe) bu Meclis o Divân-ı Riyâsetin riyâseti altında inikat edemez (toplanamaz). (doğrudur, bravo sesleri)
…. Ali Şükrü Bey; “-Efendiler mesele… Gayet acıklı bir şekil alıyor. … Mecliste ifay-ı vazîfenin (görev yapmanın) imkânı yok!”
(Tevfik Rüştü ile Malatya Mebusu Lütfü Bey münakaşa ediyorlar, gürültülü bir ortamda celse kapatılıyor.)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 16 (7.01.1922 / 12.02.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, Hafi İçtima; 160, Celse: 3 Hafidir, (TBMM GCZ II – Sf. 809, 810)- Sf. ile arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU 1996; Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var. Başkumandanlık emri ile halktan Tekâlifi Milliye alındı ama iade edilmedi.
Yorum bırakın