Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

   10 Haziran 1338 (1922) tarihinde İçtima: 51, Celse:4, Reisisâni Rauf Beyefendi

Ali Şükrü Bey ve Arkadaşlarının Dâhiliye Vekili Hakkındaki İstizahı (soru önergesi);

(Ali Şükrü Bey, Trabzon hadisesini tekrar özetliyor.)

Gazi Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-Rauf Beyefendi! Beyefendinin beyanatını kesmek için müsaade buyurun. Zannediyorum ki Trabzon Müdafa-i Hukuk Cemiyeti meselesi hakkında pek çok şeyler anlamak istiyorsanız, istizâhı bendenizden yapmalıydınız (soru önergesini bana yöneltmeliydiniz). .. Bizi o tetkikata mecbur etmiş sair esbap da (diğer sebepler de) vardır.”

Ali Şükrü Bey; “-Bendeniz Meclis Reisi Muhtereminden istizah hakkımızın olduğunu bilmiyordum. Bilseydim.”

Gazi Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-Ordu Fırka Kumandanlığı ifa etmiş (yapmış) olan nâmuskâr bir kumandandan deminden beri bahsediyorsunuz. Ben de başkumandanım. Başkumandan sıfatıyla benden istizâh (İzahat isteme, açıklama isteme) edebilirdiniz. Orduda Fırka Kumandanlığı yapan muktedir bir askeri paçavra gibi tahkir ediyorsunuz (aşağılıyorsunuz).”

Ali Şükrü (Trabzon); “-Katiyen ne namusundan bahsettim ne de askerliğinden .. Yalnız idaresinin aleyhinde bulundum. .. Paşa Hazretleri bendeniz de askerim ve askere karşı nasıl davranılacağını bilirim. Sizden istizah edemem (sorgulayamam) çünkü iş askeri bir iş değildir.”

Gazi Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-Kumanda üzerinde bulunan bir askere karşı bu kadar söz söylenmez.”

Ali Şükrü; “-Fakat bugün Vâli Vekâletinde bulunuyor. (Gürültüler) Efendim söylemem arzu edilmiyorsa söylemeyeyim.”

Ziya Hurşit Bey (Lazistan); “-Bir Trabzon meselesi mevzu bahistir (söz konusudur); bir de kumandan. Koca Trabzon’u bir kumandana takdim mi edeceğiz (bir kumandana mı sunacağız)? Devam Ali Şükrü Bey!”

Ali Şükrü; (Bırakın Müdafa-i Hukuk Cemiyeti idare heyetini halk seçsin, müdahale etmeyin diyor.)Tahkik (inceleme) meselesi Trabzon’dan vuku bulan (meydana gelen) şikâyet üzerine zuhur etmemiştir (ortaya çıkmamıştır). Ancak re’sen (doğrudan doğruya) hükümet-i merkeziye tarafından düşünülmüş ve meydana atılmıştır. Kayıkçılar kendi aldıkları ücretten muayyen (belirli) bir miktârını teberrû ediyorlardı (bağışlıyorlardı). Trabzonlular aleni surette 5 Şubat 1335 (1919) tarihinde Kongre akdetmişlerdir (genel kurullarını yapmışlardır).”

Ali Bey (Karahisarı Sahip); “-Trabzon Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin hesaplarında bir – iki mebusa da para verdikleri yazılı, bunu da izah eder misiniz?”  Sf. 325 

Ali Şükrü Bey; “- 400 lira borç aldım. Diğer Mebus da Hafız Mehmet beydir.”         

Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “-Bana da ziyâfet verdiler.”

Ali Şükrü; “-Pek misafirperverdirler. ..Senet mukabili aldığım ve ödemek mecburiyetinde bulunduğum 400 liradır. .. Memleket uğruna yaptığım borçla ben iftihar ederim. Say’imin (çalışmamamın) semeresi (eseri) olan matbaamın dörtte üçünü sattığım halde bu uğurda yine borçluyum. Ve iftihâr ederim. (İstanbul’daki matbaasını satmış.)

Hüseyin Avni; “-Burada bu karalamayı ortaya atmanın istizahı (gensoruyu) boğmak ve milletin sadasını boğmak meselesine mâtuf (yönelik) olduğuna ben kani ve kâil oldum (ikna ve razı oldum). Bunun burada mevzubahis (söz konusu) olması kalbime bir yara olmuştur.” Sf.327 

(Vakit çok geç oldu diye içtimayı bitiriyorlar. Oylamada Ali Fethi Bey için ; 117 kabul, 36 red 11 çekimser oy çıkıyor.) Sf. 336  

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 20 (9.05.1922 / 22.06.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 51, Celse: 1, – Sf. 325 ile 336 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın