28 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 110. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.
Kurtarılan Yerlere Özel Bir Kanun İle İstiklâl Mahkemesi Gönderilmesi Kanunu Reye Konuldu:
Bu Kanun 70 oya karşı 82 oyla kabul edildi 11 müstenkif yani çekimser var. Hüseyin Avni Bey bu kanunla memlekette terör estirileceğini fark ediyor ve kanunun değişmesi için mücadeleye başlıyor:
“Memâlik-i Mustahlasaya(memleketin düşmandan kurtarılmış yerlerine) Gönderilecek İstiklâl Mahkemelerinin Vezâif-i İstisnaiyeleri (Ayrıcalıklı görevleri) Hakkındaki Kanun Teklifi;
Madde1- Memâlik-i Mustahlasaya gönderilecek İstiklâl Mahkemeleri müddeiumumîlerinin (savcılarının), İstiklâl Mahkemeleri Kanunu’nun altıncı maddesinde muayyen (belirli) hakk-ı itirâzı (itiraz etme hakkı) yalnız idam hükümleri ile vazife noktasına münhasırdır (mahkemelerin görev yerlerine özeldir)
Madde 2. Bu mahkemeler rüyet ettiği (baktığı) ceraimden müteallik (suçlardan dolayı) hukuk-u şahsiye davalarına hükmedebilirler (kişi hakları davalarında karar verebilirler).
Hüseyin Avni Bey: “… Müddeiumumînin kuyudundan azâde (savcıların kayıtlarından soyutlanmış) bir mahkemeye, affınıza mağruren (affedersiniz ama) ben mahkeme diyemem. Medeni bir milletin mahkemeleri daima müddeiumumîlerin (savcıların) murakabe (denetleme) ve kontrol hakkını muhafaza eder (korur).“
Selahattin Bey; “- Bunlar tazyik (baskı) mahkemeleri!”
Hüseyin Avni Bey; “- .. Müddeiumumînin (savcının) kaydından azâde (bağımsız) kalarak hüküm verecek hâkim tasavvur (hayal) edemem. Hangi hâkimdir ki; hakk-ı itirazdan masun kalsın (ona itiraz edilemesin).. böyle hakim olur mu? .. O Encümen azası kimse, çıksın da burada bunu ispat etsin. İlmi meseledir bu…
(Encümenden birisi bir şeyler söylüyor)
Hüseyin Avni Bey; “-O değil efendim, o değil, bu cümle, ihtilal zihniyetiyle konmuştur. Memlekette ihtilal yoktur.”
Selahattin Bey; “-Mehâkim (mahkemeler) teşkil etmiş midir (oluşmuş mudur)? (Etmemiştir sadaları.) .. devletin asıl mahkemelerini teşekkül ettirmesi lâzım değil midir? .. Devletin vazifesini mesul (sorumlu) memuruna gördürmek imkânı varken; böyle gayri mesul (sorumluluğu olmayan) adamlarına nasıl vazifeyi tevdi edebilir (verebilir).” Sf.228
Halil İbrahim Bey (Antalya); “- .. Meclis hâkim yapıyor ve diyor ki; bu işi diğerleri yapamıyor, siz gidin yapın!”
Selahattin Bey ; “-Zulüm mahkemeleri!”
(Hüseyin Avni Bey İlk yaptığımız İstiklâl Mahkemeleri Kanununda savcının görevi yoktu, onu değiştirmek için 2 sene uğraştık, şimdi yine başa dönüyoruz diyor.) Sf.232
Kurtarılan Yerlere Özel Bir Kanun İle İstiklâl Mahkemesi Gönderilmesi Kanunu
1. Madde tay’ edilmiştir. (Çıkartılmıştır ) Sf. 233
2. Celse: Reisisani Musa Kâzım Efendi.
Memâlik-İ Mustahlasaya (İşgalden Kurtarılmış Yerlere) Gönderilecek İstiklâl Mahkemelerinin Vazâif-İ İstisnaiyeleri (Ayrıcalıklı Görevleri) Hakkındaki Kanun’un 2. Maddesi Görüşülüyor;
Hüseyin Avni Bey; “- .. Bu bir kundaktır (yangın odağıdır), İstiklâl Mahkemeleri Kanununu tarumar (darmadağın) ediyor. .. hukuk-u şahsiye (kişisel hukuk) davaları bu gibi fevkalade mahkemelere verilemez.”
(Bu maddenin de tay edilmesi için takrir var Reis bir takım oyunlarla bu takriri oylamaya koymuyor, Hakkı Hami Bey Reis tarafsız değildir, guruba mensuptur diyor. Sf. 243 Reis bunun üzerine takriri tekrar reye koydu çoğunluk sağlanamadı, oylama sonraya kaldı.)
30 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 111. Celse:1
2. ve 3. Celseler Hafidir (Gizlidir) Divan-ı Riyaset (Meclis Başkanlık Divanı) Bütçesi görüşülüyor.
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 110 ve 111 Celse: 1, 2 – Sf. 228 ile 243 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın