13 Kanunuevvel (Aralık) 1339 (1923) tarihinde İçtima: 67, Celse:1, Reis Ali Fethi Bey
İstanbul İstiklâl Mahkemesinin Kokusu Çıktı:
Rüştü Paşa; (İzmir suikastı davasında idam edildi.) “Reis Bey gazeteler bir şeyler yazıyorlar, bir çok şeyler cereyan ediyor, .. Vasıf Bey’in gazetelerde beyânâtı (açıklaması) var diyor ki; biz Meclis’e sormadan idam kararlarını icra edebiliriz. Bu, efkârı umumiyeye (kamuoyuna) fena tesir yapıyor, binaenaleyh (buna dayanarak) müstacelen (aciliyetle) müzakere edelim (görüşelim).” Sf. 206
(İsmail Canbulat Bey de açık görüşmeyi zorluyor ama Hükümet gizli celse yaptırıyor.)
2. ve 3. Celseler Hafidir (Gizlidir): Reis; Ali Fethi Beyefendi.
Aşağıdaki Notlar (TBMM e-Arşiv) birebir alınmıştır.
İstanbul İstiklâl Mahkemeleri Hakkında Görüşmeler;
H. Rauf Bey (İstanbul); “… Şimdi arkadaşlar, esbabı mûcibesi (gerekçesi) bu olan ve hâd devresinde sonuna kadar) bastırmak ve tahlil edilmesi icap eden Ağa Han ile İsmaililer Reisi Ağa Han ile Emir Mehmet Ali’nin mektubunu neşrini (yayımlanmasını) casusluğa teşmil etmek (yaymak, içine katmak), emniyeti dâhiliye ve hariciyeye (iç ve dış güvenliğe) teşmil etmek (içerisine katmak, şumulledirmek) ve hepsini bu mahkemeye vermek zıt teşkil eder (zıtlık, tezat oluşturur). Çünkü esas esbabı mucibe (esas gerekçeli sebep) bu idi. İki günde de ben zannediyorum; şiddet kesp etmemiştir ki (şiddet oluşturmamıştır ki) tevsi edelim (genişletelim, yayalım).
Vehbi Bey (Karesi); “.. Diğer taraftan, ben ki bu memleketin öz evladıyım, arkamdan it gibi dolaşıyorlar da niçin bunları ve memleketin menfaatini takip etmiyorlar? Casusluk yok deniliyor.”
Necati Bey (İzmir); “.. Efendiler, ben geçen devrede mebus geldiğim zaman 26 yaşında idim. Cepheden gelmiş içinize girmiştim ve kabul etmiştiniz. O vakit Meclis’in kararıyla İstiklâl Mahkemesine gittiğim zaman; cephede ordu kumandanları askerin firar ettiğini; memleketin, ordunun tehlikede kaldığını ifade etmişlerdi. Millet Meclis’i karar vermiş ve beni İstiklâl Mahkemesi’ne göndermişti. Ben de o genç yaşında hukuk müntesibi (hukukçu) bir adam idim. Memleketin tehlikesi karşısında gittim. Memleket tehlikesi karşısında nasıl İstiklâl Mahkemesi gitmiş ve Meclisten vuku bulan talep üzerine, Konya, Kastamonu, Samsun’a İstiklâl Mahkemesi giderken Meclisi Âli şu madde ile bu madde ile mukayyet (kayıtlı, bağlı) olsun diye düşünmemiş, göndermiş ise bugün de İstanbul’a giden bir mahkeme için sizden salâhiyet (yetki) istemiştir. Sonra şu şekil, bu şekil mevzuu bahis (söz konusu) olmuştur.
Bir Ses; Konya’ya giden İstiklâl Mahkemesi sormadan binlerce Mehmetçik idam etti. Sf. 363
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 33 (3.12.1923 / 7.01.1924) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 67, – İçtima 67 de Celse: 2 ve 3 Hafidir: (TBMM e-Arşiv) , – Celse 1 Aleni: Sf. 206 ile 291 arası) kitaplarından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın