Ali İhsan Paşa, “Musul’dan çıkmam” diyordu, İstanbul’a gelince yakalandı ve Malta’ya sürüldü, bir numaralıdır. Heyecanla geldiğini biliyoruz, çok kısa bir zaman, Batı Cephesi’ndeydi ve “geçimsizlik” bahanesiyle tasfiye edildiğini hatırlıyoruz. Yirmi iki de olabilir, hizmetten dışarı sürülmüştür, sınıf birincisiydi, acı yazıyorum.
Fahrettin Paşa, “Medine Kahramanı” olarak biliniyor, Medine’de ümitsiz bir direniş sergiledi, sonra İngilizler aldılar ve Mısır’da esir kampında asker tayınına bağladılar. Malta’dan sonra ve büyük heyecanla, Rusya üzerinden Ankara’ya kavuştu. Görev mi, Kabil’e sefir yaptılar, …
Yakup Şevki Paşa olmasa, kurtuluş savaşı kazanılabilir mi, Erzurum’da ordu komutanıydı, mütareke emirlerini dinlemedi, silahları direnişçilere dağıtıyor ve direniş hazırlıyordu; “Yakup Paşa vermem diyor”, neden böyle bir Türkü yok, bilmiyorum. İngilizler, komutanlığı bırakmazsa, İstanbul’u işgal etmekle tehdit ettiler, orduyu kolordu yapıp Kazım Paşa’ya verdiler. Yakup Paşa, İstanbul’a döndü, kömürlüklerde saklandı, gizli oldu ve yakaladılar ve menfi yaptılar. Malta’dan dönünce kısa bir süre ordu komutanı idi ve yirmi iki yılından sonra, şuraya aldılar ve orada öldüler.
Rauf, bir süre itibarda oldu ve sonra Londra’ya kaçarak hayatını kurtardı. Yirmi altıda tasfiye edilenler arasındadır. Sf. 182
İsmail Canpolat, yirmi altıda idam edildi. Kara Kemal idam edilmemek için intihar ettiler, Sf. 183
Doktor Şimşir, “yedilerin hepsi Malta adaylarıdır” diyordu, İngilizler’in eline geçseler, Malta’ya sürülecekler, İngiliz belgeleri bu yönde ışık saçıyor. Bunlar, Enver, Talat, Cemal Paşalar ve Doktor Nazım, Bedri, Azmi ve Bahattin Şakir Beylerdiler. Doktor Nazım, yirmi altıda asıldı ve Enver, Talat, Cemal, yirmi ikiyi idrak ettiğimizde öldürülmüşlerdi.
Malta sürgünlerinden sadece Fethi ve Ali Çetinkaya yükseldiler. Ali Fethi Okyar, yükselebileceği en yüksek yere kadar çıktı ve Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ne yaver oldu. Çetinkaya’ya, “Kel Ali” de deniyor, İstiklal Mahkemesi reisi olarak, eski arkadaşları için, sürekli, idam kararları veriyordu.
Öyleyse Malta sürgünlerinden geriye bir yaver ile bir giyotinin kaldığı kesindir.
Bütün kabiliyetler, tüm gözü pekler, hep ufku genişler, kırıldılar. Sf.183
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 182, 183) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın