(Dede Yakup Cemil Enver’i anlatıyor;)
Enver Bey miralay (albay) olmuştu. Mektebi Harbiye Komutanlığına atanmıştı. Ancak o, bu yeni makamına aldırmamış hatta görevine başlamamıştı. Bu atamanın kendisini pasifleştirmeye yönelik komplo olduğunu düşünüyordu. O artık harbiye nazırlığını alarak ordunun başına geçmeyi düşünüyordu. Sadece harbiye nazırlığını da değil Erkânıharbiye Umumiye reisliğini de almayı düşünüyordu. Sf. 172
… Biz artık ona “Paşam” diye hitap etmeye başlamıştık. … Enver Paşa, Sadrazam Said Halim Paşa’nın yanına, Babıâli’ye gitti. İsteğini sadrazama da söyledi. Sadrazam; “Siz daha çok gençsiniz. Harbiye nazırlığı için bir müddet sabretseniz fena olmaz” demiş. Enver Paşa da sadece İttihat ve Terakkinin değil, dış ülkelerin de kendisini istediğini biraz da sert bir üslupla söylemiş. Sadrazam bu kez, “Geliniz, Genelkurmay başkanlığını kabul ediniz.” teklifinde bulunmuş. Enver Paşa da, “Bizim askeri teşkilatımıza göre Genelkurmay Başkanlığı Harbiye Nazırlığına bağlıdır. Genelkurmay başkanı, harbiye nazırının verdiği emir ve talimatlara göre hareket eder. Ben bizzat orduyu idare etmek istiyorum, yoksa başka bir amir tarafından belirlenmiş politikaları takip etmek istemiyorum” demiş.
Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (2009); Orduda disiplin kalmamış, Yeniçeri Ocağı’ndan da beter olmuş. Kemal Paşa da görev beğenmeyip, Çanakkale’den ve Şam’dan görevi izinsiz bırakıp İstanbul’a dönmüş.
Yorum bırakın