(Dede Yakup Cemil;)
Osmanlı Devleti 2 Ağustos (1914) günü seferberlik ilan etti. .. 21 yaşından 41 yaşına kadar bütün vatandaşlar silahaltına çağrıldı. Seferberlikten birkaç gün önce Almanya’nın İstanbul Elçisi Baron Vangenheim ile Sadrazam ve Hariciye Nazırı Said Halim Paşa arasında Osmanlı – Alman ittifakı anlaşması yapılıp imza edildi. Bazı arkadaşlar savaşa girmeye, hele Almanya’yla ittifak kurmaya karşıydı. Mesela ünlü Maliye Nazırı Cavid Bey bunlardan biriydi. Cavid Bey çekilmez gurur ve azametinden dolayı pek sevilmezdi. (1) .. Cavid Bey’in makamına gittim. Elimi silahımın üzerine koyarak, savaşa girip bütün topraklarımızı geri alacağımızı, buna karşı çıkmanın vatan hainliği olacağını anlattım. Maliye Nazırı ikna oldu. Seferberlikten üç gün sonra 5 Ağustosta “Teşkilatı Mahsusa” resmen kuruldu. …Talat Bey’in ısrarı ve Enver Paşa’nın da isteğiyle Süleyman Askeri Bey Teşkilatın başına getirildi, yardımcısı ise Atıf (Kamçıl) oldu. Beş kişilik yönetiminde ayrıca, Emniyet Umumiye Müdür Muavini Aziz Bey, Doktor Nazım Bey ve Doktor Bahaeddin Şakir Bey vardı. … Karadeniz sahillerindeki Rumların faaliyetlerine mani olmak üzere Hüsrev Sami Bey; bağımsızlığını ilan eden Arnavutluk bölgesine Eyüp Sabri Bey; Kafkasya bölgesine Ömer Naci Bey; Ermeni isyanlarını bastırmak için Erzurum bölgesine Doktor Bahaeddin Şakir ve Ruşenî beyler, Doğu’daki tüm çetelerin idaresinin başına da beni gönderiler. Sf. 182
Görevimiz belliydi: Osmanlı’nın her yanına yayılacaktık. Hindistan, Belucistan, İran, Afganistan ve Afrika’daki tüm Müslümanları ayaklandıracaktık. İslam dünyası tekrar halifenin emrine girecekti. … Başında Mehmet Emin (Yurdakul) kardeşimizin bulunduğu Türk Ocakları da tam kadro halinde bizim saflarımızdaydı. Mehmet Emin sıradan biri değildi, Üsteğmen rütbesindeyken 1899 tarihinde ilk kez Almanya’ya askerî eğitim için gönderilen 19 subaydan biriydi. İran’da birlikte gerilla mücadelesi vermiştik. Teşkilatı Mahsusa olarak ilk “resmi” eylemi, Sadrazam Said Halim Paşa’nın bile haberi olmadan İstanbul’da gerçekleştirdik. Ruslar, 1898’de Ayastefanos’ta (Yeşilköy) bir anıt dikmişlerdi. Anıtın bombalanması bizim için bir simgeydi ve un ufak edilmesi başkaldırının sembolüydü. Sf. 183,184
Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 183 ile 184 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2009); Dönemin Maliye Nazırı Cavid Bey, 1926 yılında Atatürk’e karşı yapılan İzmir Suikastına karıştığı iddiasıyla idam edildiği gün, yani 26 Ağustos’ta Fransız Parlamentosu ayağa kalkıp bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Yorum bırakın