İlk iş de muhaliflere baskıyı artırmak oldu. 14 Nisan 1909 tarihli Serseriler ve Zanlı Kişilerle İlgili Kanun ile kişisel özgürlükler zaten büyük ölçüde kısıtlanmıştı. 25 Nisan I909’da ilan edilen sıkıyönetim 15 Temmuz’a kadar sürdü. Bu arada bir dizi yasaklayıcı kanun çıkarıldı. Bunlardan 17 Haziran 1909 tarihli İçtimaat-ı Umumiye Kanunu ile protesto toplantıları ve gösterileri yapmak imkânsız hâle geldi. 31 Temmuz 1909 tarihli Matbuat Kanunu ile basın özgürlüğü ciddi ölçüde kısıtlandı. 11 Ağustos 1909 tarihli Müslüman Olmayan Vatandaşların Askere Alınmalarıyla İlgili Kanun, 15 Ağustos 1909 tarihli Tatil-i Eşgal (Grev) Kanunu, 23 Ağustos 1909 tarihli Cemiyetler Kanunu ve Eşkıyalık ve Fesatçılığın Önlenmesiyle İlgili Kanun ise kullananın elinde hem olumlu hem de olumsuz işlevler görebilecek kanunlardı. Sf. 130
Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den İttihat Terakki’ye) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ocak 2012 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın