Dâhiliye Vekili Ferid Bey, Yusuf Bey’in endişe etmemesini, çünkü listeyi yaparken belli prensiplere sadık kaldıklarını açıkladı. Ancak Yusuf Bey’in ısrar etmesi üzerine patlayıverdi: “Efendim, prensip diye ne istiyorsunuz? Hain, hain[dir]. Ne prensibi? Yalnız hıyanetin vecih (yolu) ve nevi (türü) itibariyle ancak tasnif kabil (sınıflandırmak mümkün) olur. Yoksa prensip nedir?” Elbette bu cevaptan sonra Yusuf Bey’de konuşacak cesaret kalmadı.
23 Nisan 1924 tarihinde TBMM’deki gizli oturumda listedeki isimler üzerinde tartışmaya geçildi. Ferid Bey isimleri okudukça, milletvekillerinden sesler yükseliyordu: “ahmak”, “budala”, “alçak”, “bunak”, “rezil”, “satılmış”, “mel’un”, “sülükler”, “Artin”, “Kürt Mustafa”, “Sekiz yüz bin Ermeni kestik diyen adam”, “Yunan bayrağını öpen”… Sf. 325
Alıntı; Öteki Tarih II (Mondros’tan İzmir Suikastı Davası’na) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 325) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın