Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Komutan yardımcısı Albay Nihat Bey, kışlada yatmakta olan 24 yaşındaki Yedek Asteğmen Kubilay’ı görevlendirdi bu sefer. 1902’de Girit’ten gelmiş muhacir bir ailenin evladı olan Kubilay’ın asıl adı Mustafa Fehmi idi. O yıllarda çok moda olan Türkçülük akımın etkisiyle, İzmir Erkek Öğretmen Okulu öğrencisi olduğu zamanlardan beri Kubilay’ı kullanıyordu.  Olaylar sırasında Menemen’de öğretmenlik yapan Kemal Üstün’ün anlatımıyla “Aceleci ve biraz alıngandı. Zaman zaman sinirliliğe kayan sert davranışları sezilir, üzüntülü olduğu günler dalgın görünür, az konuşurdu.” Sf. 58 Asteğmen Kubilay, emrindeki 26 acemi askeri meydanın yakınlarında durdurmuş ve süngü taktırmıştı. Ancak ne kendisinde silah vardı, ne de askerlerin tüfeğinde mermi. Buna rağmen kalabalığa doğru yürümüş, sert bir şekilde teslim olmalarını ihtar etmişti. Ardından “Ben size şeriatı göstereceğim!” diye bağırarak Derviş Mehmet’e okkalı bir şamar atmıştı. Bu anda bir silah sesi duyuldu. Asteğmen Kubilay sağ koltuğunun altından vurulmuştu. Bazı tanıklara göre Kubilay önce hükümet konağına girmeye çalışmış ama kapı kapalı olduğu için cami avlusuna doğru seğirtmişti. Patlamayla birlikte, tüfekli ve süngülü askerler olay yerinden kaçmışlardı. Bu sırada Kubilay’ın arkasından bir el daha ateş edildi. Bu mermi Kubilay’a isabet etmedi ama Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet’le birlikte yerde acı içinde kıvranan Kubilay’ın yanına gitti. Şamdan Mehmet torbasından testere ağızlı bağ bıçağını çıkarttı. Başına gelecekleri hisseden asteğmen “Yapmayın, öldürmeyin beni. Ben de Müslümanım!” diye haykırdı. Derviş Mehmet’in cevabı “Dur öyleyse seni ensenden keselim de gözün görmesin!” oldu. Kısa bir mücadeleden sonra (daha sonra İsmet Paşa’nın TBMM’de dediğine bakılırsa 20 dakikada) asteğmenin başını gövdesinden ayırdı. 1 Ocak 1931 tarihli Cumhuriyet gazetesine göre bu olayı 30 kadar kişi de izliyordu. Sf. 59

Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın